Roboski İçin Adalet Yok
Yusuf Polat

Yusuf Polat

Roboski İçin Adalet Yok

09 Ocak 2014 - 19:46

Dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir. Hem suçsuz bir şekilde öldürüleceksin hem de suçlu olacaksın. Hem hukuk devletinden bahsedeceksin hem de suçsuz insanları öldürenlere takipsizlik kararı vereceksin. Hatta kaçınılmayacak hata olarak nitelendireceksin. Yani bunun bir başka ifadesi, bu olayın meşru olduğuna karar vermedir.

 

Roboski, sıradan ve sınırda bir köy, halkı fakir, dağlık bir coğrafyada olan bu köyün bir tek geçim kaynağı var; kaçakçılık. Çocuklar da yetişkinler de aynı işi yapmak zorunda. Aksi takdirde aç kalacaklar. Mecburen Irak Kürdistan’ına yani kendi akrabalarının, ırkdaşlarının olduğu ve yapay sınırlarla ayırdıkları bölgeye gidip ucuza mazot alarak Türkiye tarafına getirerek satmaya çalışıyorlardı. Geçimlerini yıllardır bu şekilde yapıyorlardı. Kaldı ki bu durum herkesçe de biliniyordu. Yani bütün ilgili ve yetkili kişiler biliyorlardı.

 

İki yıl önce çoğu on sekiz yaşının altında olan çocuk ve gençler yine bir gece mazota yani kaçakçılığa, yani ekmeğini kazanmaya gitmek üzere yola çıktılar. Bu grubun içinde dört veya beş tanesi daha on üç yaşındaymış. Kendi ecellerine gittiklerinin farkında olmadan, bu gidişin dönüşü olmayacağını bilmeden gece karanlığında düştüler yollara. Birileri gibi milyon dolarları kazanmak için değil, birileri gibi lüks bir hayat yaşamak için değil sadece ve sadece evin geçimini sağlamak için yollara düştüler.

 

Savaş uçakları, dönüş yolunda yakalamıştı onları. Kim oldukları sorulmadan, araştırılmadan,  gökten ölüm yağdırıyorlardı üzerlerine. Sağa sola kaçışmalar, feryatlar, bağrışmalar ve ne yapacaklarını bilmeden savruluyorlardı etrafa. Kahrolası bombalar, hedefi de hiç şaşmıyordu, hepsi tam isabet. Bedenler paramparça, kol bir tarafta, bacak başka bir tarafta. 34 insan, yani can yani evlat yani baba yani kardeş yani amca parçalanarak can veriyorlardı. Bu coğrafyanın kaderidir fakirlik, bu coğrafyanın kaderidir topluca öldürülmek. Ve olaydan 4-5 ay sonra bir anne şöyle feryat ediyordu: ‘’Benim oğlum daha 13 yaşındaydı ve benim tek erkek çocuğumdu, onu da bombalarla öldürdüler. Yeter artık katillerimizin yargılanmasını istiyoruz.’’

 

Belki de kendileri suçluydu! Ne işleri vardı orada! Açlıktan öleceklerse de ölsünler!

 

Olayın araştırılması için mecliste komisyonlar kuruldu. Hazırlanan rapor hayal kırıklığına uğrattı. Zira o rapora göre de bir hata yapılmıştı. Hatalar da normal karşılanmalı! Sivil mahkemeler olayı Askeri mahkemelere havale ettiler. Bu arada ailelere tazminat ödenmesi kararı verildi. Aileler tazminatı almayacaklarını ve katillerin açıklanıp yargılanmalarını istedilerse de bir sonuç alamadılar. Üstelik bu ailelerin bazıları bu işin peşini bırakmadıkları için ceza bile aldılar. Kaç kere ifadeye çağrıldılar. Hatta ölenlerin yakınları olay yerine karanfil bırakmaya gittiklerinde yasak diye izin verilmedi. Bomba atmak serbest, karanfil bırakmak yasaktır.

 

Dava Askeri Mahkemede geçen gün sonuçlandı. Karar Türk Milleti adına verildi. Kaçınılmaz bir hataya düşüldüğü ve bundan dolayı da takipsizlikle sonuçlandırıldı. Bu karara acaba Millet razı gelmiş miydi ki Milletin adına karar veriliyordu. Hem ölen milletin çocukları hem de bu millet adına diye karar veriliyor. Ne kadar ilginç değil mi?

 

Öldürülen 34 insanın davası takipsizlikle sonuçlanıyorsa eşit bir haktan, hukuktan artık kim bahsedebilir ki? Madem kaçınılmaz bir hata, peki bu aileler bir özür bile hak etmiyorlar mı ki onlardan özür dilenmiyor? Biraz empati kuralım ve kendimizi o ailelerin yerine koyalım.

 

İki yıldır nerdeyse klasikleşen bir söz vardı: ‘’Roboski adalet bekliyor.’’ Artık kesinleşti ki Roboski için adalet yok… 

Bu yazı 4750 defa okunmuştur .

Son Yazılar