Değişme, mutlaka gelişmeyle sonuçlanmalıdır
Ahmet Polat

Ahmet Polat

Değişme, mutlaka gelişmeyle sonuçlanmalıdır

28 Mart 2012 - 21:15

 


    İstesek de istemesek de, beğensek de beğenmesek de, toplumlar o ya da bu biçimde değişmektedir. Değişebildiği, yeni koşullara uyum sağladığı, gereksinimlere yanıt verebildiği için yaşamakta, var kalmaktadır…


 


    Değişme, değişme içinde süreklilik(değişme içinde var olanı muhafaza etme) ya da sürekli değişme(değişme sonucunda gelişme) biçimlerinde geçekleşmektedir...


 


    Bilgi üreten sistemler toplumu değiştirmeye çabalarken, adetler, töreler  ve buna benzer kurumlar var olanı korurlar…


 


    Bu iki eğilim,toplumda,”ilerici-gerici”, ‘’laik-anti laik’’ tartışmalarına,”sağcı-solcu” çatışmalarına, hatta savaşlarına yol açabilir… Devlet, bu  iki karşıt eğilimi dengelemeye, barış içinde bir arada tutmaya, denetlemeye ve yürütmeye çalışmaktadır.


 


    Her değişme gelişme değildir ama her türlü gelişme için değişme şarttır. Öyleyse, değişmeyi sağlayan bilgi ve araçlar, yani bilim gereklidir. Bilim toplum içinde üretileceği gibi, dışarıdan(teknoloji)  hazır olarak da getirilebilir…


 


    Bilim yapmayı erteleyip, dışarıdan sadece teknoloji ithal ederek gelişmenin mümkün olup olmadığı, son derece tartışmalı bir sorundur… Bunu, petrol zengini körfez ülkelerinde görüyoruz. Teknoloji üretmeyip, gelirlerini teknoloji satın almakla tüketmektedirler.


 


    Teknoloji, bilimin ürünüdür. Gelişme, teknolojiyi kullanmak değil, üretmektir. Teknolojiden yararlanmak için onu üretmek gerekir…


 


    Eğer toplum yeni teknolojiler üretmiyorsa, yani bilim yapmıyorsa, teknolojiyi kullanamaz. Eğer toplum teknolojiyi kullanamıyorsa, teknoloji toplumu kullanmaya başlar ki, çağımızda buna, kültürel geri kalma ya da kültür sömürgeciliği adı verilmektedir…


 


    Çağımızın küçülen dünyasında hiçbir toplum kendi kabuğuna çekilerek varlığını sürdüremez. Gelişmek, kalkınmak için dışa açılmak, dış dünya ile bütünleşmek zorundadır…


 


    Öyleyse din, devlet ve bilim toplum içinde birer etkileyici, yönlendirici ve yönetim düzenidir… Aynı işi yapan kurumların birbiriyle çatışması kaçınılmazdır. Toplumsal barış bu kurumların uyum içinde bir arada var olmasıyla sürdürülebilir. Bu amaca, çok köklü ve iyi eğitim sistemiyle toplumsal bilinç düzeyinin yükseltilmesi ve çok ileri demokrasinin gerçekleşmesiyle varılır…


 


    Sonuç olarak, her değişme gelişmeyle sonuçlanmaz. Örneğin herhangi bir ideolojiye dayalı darbeler, toplumun tüm alanlarında değişimler yapar ama bu gelişmeyle sonuçlanmaz, var olan gelişmeyi daha da geri götürür... Onun için ister toplumsal olsun ister bireysel, her değişme mutlaka ama mutlaka gelişmeyle sonuçlanmalıdır…                                               

Bu yazı 4439 defa okunmuştur .

Son Yazılar