Eğitim, demokrasi ve ekonomi
Ahmet Polat

Ahmet Polat

Eğitim, demokrasi ve ekonomi

19 Eylül 2012 - 01:40

    Bir toplumda, toplumsal barış, siyasal istikrar ve ekonomik refah sağlanmak isteniyorsa, demokrasinin üç boyutu olan toplumsal, siyasal ve ekonomik demokrasinin işlemesi gerekir. Bunları gerçekleştirebilmek için başta köklü bir eğitim sisteminin oluşturulması gerekir. Birbirleriyle uyumlu yaygın ve örgün eğitim sistemleriyle eğitimli ve bilgiye dayalı bir toplum yaratıldığında, bireylerin kafa yapıları değişime açık olacak, rasyonel davranışlarla bilimsel, toplumsal, siyasal, yönetimsel ve ekonomi gibi kültürün tüm alanlarında gelişmeler sağlanacaktır.




     Eğitimli bir topumun toplumsal yapısı; feodal, etniksel, mezhepsel ve bölgesel yapılara dayalı toplulukçu yapıdan sıyrılacak, birey ve toplumu temel alan toplumcu yapıya dönüşecektir. Birey ile toplumun çıkarı örtüşeceğinden, birey ve toplumun bütünleşmesi sağlanacaktır. Toplumsal sınıflar, özellikle de orta sınıf güçlenecek, sınıflar arası geçiş kolaylığı ile toplumsal gerilim azalacaktır. Toplumsal sınıflara dayalı baskı grupları (sendika, dernek, oda, örgüt vb.) gelişip, güçlenecektir. Bu baskı grupları, toplumsal tabanın çıkar ve görüşlerini, bu çıkar ve görüşlere açık olacak olan siyasal karar organlarına iletilip, etkileyeceklerinden, toplumsal-siyasal mutabakat ve istikrar sağlanacaktır.




     Faşizm, aşırı tutuculuk, militarizm, aşırı laikçilik, sözde seçkincilik ve oligarşik eğilimler, evrensel görüşler olan Siyasal ve sosyal demokratik görüşlere dönüşecek, ya da bu evrensel görüşlerin baskısı altında bireylerin düşünlerinde hapsedilmiş şekilde kalacaktır.




     Siyasal demokrasi işleyeceğinden, fikirler özgürce tartışılacaktır. Siyasal partiler, üniversiteler ve sivil toplum örgütleri güçlenecek, ideolojik simgeler ve fikirler yerine, toplumsal ve ekonomik kalkınma için bilimsel ve sosyal projeler üzerine tartışma, araştırma, geliştirme ve uygulama için faaliyet göstereceklerdir.




    Eğitimin yaygınlaştırılması ve fırsat eşitliğinin sağlanmasıyla toplumun tüm kesimlerindeki zeki ve hünerli kişiler keşfedilip, toplumun hizmetine sunulacaktır. Toplumun alt kesiminden üst kesimine doğru seçkinler(elit uzmanlar) ve teknokrat dolaşımı sağlanarak sosyal, siyasal, eğitim, ekonomik, edebiyat ve sanat gibi kültürün tüm alanlarında olumlu değişimler ve ilerlemeler sağlanacaktır. Özellikle teknokrasinin gelişmesi ve çok iyi teknokratların yetişecek olması, ekonomik süreçler, bilime ve rasyonalizme dayandırılacaktır. Böylece ihtisaslaşma ile teknokrasiye, rasyonel girişimciliğe, kalifiye elemana, iş bölümüne, kolektif çalışmaya, düzen ve organizasyonlara önem verilmesiyle ekonomide çığ gibi büyüme sağlanacaktır.




     Bu ilerlemeler sayesinde kamu yönetiminde de, toplulukçu zihniyetin yansıması olan adam kayırma, hemşehricilik, yolsuzluk ve fırsat eşitsizliği, toplumu merkez alan insan odaklı hizmet anlayışına dönüşecektir.




     Sonuç olarak, köklü bir eğitim sistemiyle bilgi toplumuna ulaşılacak, bilgi toplumuna ulaşılmasıyla da çok ileri bir demokrasi sistemi oluşacaktır. İleri bir Demokratik sistemle fikirler özgürleşecek, kurumlar; sosyal ve ekonomik kalkınma için projeler geliştireceklerdir. Kalkınma sayesinde milli gelir artacak, siyasal istikrarsızlık ve toplumsal çatışmalar, yerini toplumsal adalet ve sosyal eşitliğe, sosyal ve ekonomik refaha bırakacaktır.  

Bu yazı 11648 defa okunmuştur .

Son Yazılar