Fakıbaba\'nın 3S,5M,3T formülü
Ahmet Polat

Ahmet Polat

Fakıbaba\'nın 3S,5M,3T formülü

02 Ekim 2013 - 22:59

        Geçenlerde Abide’den eski vilayete doğru yürüyüş yaparken, yeni adı Rabia Meydanı olarak düşünülen meydana vardığımda, kral TV’nin Şanlıurfa Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba ile röportaj yaptığını gördüm. Kalabalık vatandaşların izlediği röportajı, bende durup biraz izledim.

 

       Fakıbaba yaptığı başarılı çalışmalar ve geçmişte uğradığı haksızların kazanım olarak lehine dönüşmesi sayesinde güçlü ve kendine güvenen bir profil çiziyordu. Gerçekten Fakıbaba, geçmiş dönemlere nazaran özellikle belediye meclisinde karşılaştığı engellemelere rağmen, Urfa’ ya getirdiği yeni vizyon anlayışı temelinde başarılı hizmetler yaptı. Bu sayede, arkasındaki halk desteğiyle çetin seçimler kazanarak Türkiye’de ilk beş karizmatik belediye başkanı arasına girmeyi başarmıştır.

 

       Gizemli görev vaadiyle trene bindirilmesi ve Türkiye’de edindiği karizma havasıyla Urfa’yı 3S, 5M, 3T formülüyle tanıtıyor, daha önce yaptıklarını ve yapacaklarını anlatıyordu.

 

       Fakıbaba’nın 11 rakamlı formülü

 

       3S: Surlar, su ve sokaklar.

 

       Birinci S: Surlar. Fakıbaba, Geldikleri günden beri Urfa’nın Surlarını gün yüzüne çıkartarak, turizme kazandırdıklarını söylüyor. Surlarda okuma yerleri ve cafelerin yapılacak olması mükemmel!

 

        İkinci S: Su. Atatürk Barajı’ndan Urfa topraklarına akıtılan su sayesinde, Urfa ekonomisi canlandı ve GAP’ın merkezi konumuna geldi. Şimdi belediye olarak, bu suyu kentin ortasından akıtma hedefleri var. Sosyaliteyi artırmak için etrafında lunapark, hayvanat bahçesi gibi tüm sosyal mekânların bulunduğu Balıklı Göl’den daha büyük suni bir gölün Urfa’ya yapılması şart.

 

       Üçüncü S: Sokaklar. Tarihi yapılar restore edilerek bir güzergâha bağladı. Ancak bu güzergâh üzerinde ve diğer tarihi mekânların çevresinde görüntü kirliliğinin kesinlikle olmamasına dikkat etmek lazım.

 

      5M:  Meydanlar, mağaralar, mutfak, müzeler ve müzik.

 

      Birinci M: Meydanlar. Topkapı Meydanı, Cumhuriyet Meydanı, 11 Nisan Meydanı, Beykapısı Meydanı ve Samsat Meydanı; bu meydanlar Urfa’nın görüntüsünü değiştirecek ve altındaki otoparklarıyla da otopark sorununu giderecek. Karaköprü ve Yeşilurfa gibi yeni imar yerlerinde de büyük meydan yerleri tahsis edilmesi lazım. Şimdilik gerekli görülmese, 20 yıl sonra gerekecektir.

 

      İkinci M: Mağaralar. Top Dağı mevkiinde hayvan yetiştiriciliğinden arındırılacak olan 400 mağara ve Kızıl Koyun Projesi ile gün yüzüne çıkarılan 59 mağarayla Urfa gerçekten mağaralar kenti olacak. Turizm için değerlendirilecek olan bu mağaralarla Urfa, mağaralar kenti yapılmak isteniliyorsa, mutlaka bu mağaralarda çok amaçlı kültür merkezi, konferans salonu, müze, konser salonu, tiyatro salonu hatta defile salonu ve diğer tüm aktivite yerleri oluşturulmalıdır. Bunlar fazladır denilebilir ama fark yaratmak, kendimizi basite almayıp iddialı olmak ve Urfa’yı mağara kenti yapmak adına bunlar mutlaka yapılmalı; çünkü başka kentlerde, kente yakın bu yoğunlukta mağara yok. Şimdilik bu mekânlar fazla kullanılmasa, ileride kullanılır. Bir sanatçı gelir mağarada konser verebilir, bir şirket veya kurum değişiklik olsun diye mağarada toplantısını yapar, bir moda firması dikkat çekmek için gelir, mağara defile salonunda, defilesini yapabilir.

 

       Üçüncü M: Mutfak. Kurulan Urfa Mutfak Müzesi’nde yöresel yemek kursları düzenleniyor. İleride ziyaretçilere yöresel yemeklerden ikram edilmesi amaçlanıyor. Yöresel yemeklerin tanıtımının sürdürülebilirliği için mağaralardan birisine, uygun fiyatlarla hizmet veren yöresel yemek restaurantı açılmalıdır.

 

       Dördüncü M: Müzeler. Arkeoloji Müzesi, Mozaik Müzesi, Kent Müzesi, El Sanatları Müzesi, Mutfak Müzesi ve Müzik Müzesi’yle Urfa müzelerle donatılmış olacak. Müzelerin zenginleştirilmesi için Urfalıların ellerindeki tarihi nesneleri müzelere bağışlamaları lazım.

 

       Beşinci M: Müzik. Şanlıurfa, kendine has müziği, sıra geceleri ve Urfalıların doğasındaki güzel seslerinden dolayı birçok ses sanatçısı yetişmiş, müzik diyarı ve sanatçı denildiğinde hep Urfa akla gelmiştir. Müzik Müzesi’ne İbrahim Tatlıses ismi düşünülmüş, isabetli ve çok güzel. Ancak Divan Edebiyatının duayen üstadı Urfalı şair Nabi ve diğer Urfalı şairler de Müzik Müzesi’nde biyografileri unutulmamalıdır. Ayrıca Türkiye’nin tek yabancı ödüllü Yeşilçam’ın Çirkin Kral’ı Yılmaz Güney ve diğer sanatçılarımız unutulup, vefasızlık edilmemelidir. Sırasıyla sanatçılarımız adına müzik yarışması ve ayrıca Şair Nabi adına şiir ödülü belediye tarafından her yıl düzenlenmelidir. Yarışmacılar, Urfa’nın tanıtımı için Türkiye genelinden katılımı sağlanmalıdır.

 

       3T: Tarım, ticaret ve turizm.

 

       Birinci T: Tarım. 13 Milyon civarında dönüm arazinin suyla buluşacak olmasından dolayı Urfa, Türkiye’nin tahıl ve pamuk ambarı olmuştur. Kırsalın Büyük Şehir Belediye alanına dâhil edilmesiyle, geniş sulu arazileri, bilgi ve teknikle donatılmış genç nüfusla buluşturarak daha fazla katma değer yaratmak için, diğer tarım kurum ve kuruluşlarının yapamadığını, belediyenin mesleki beceri geliştirme kurslarıyla mümkün hale getirilmelidir.

 

       İkinci T: Ticaret. Ticaret ve sanayinin gelişmesi ve yeni girişimcilerin yaratılması için, belediye bünyesinde girimcilik kursu düzenleyen birim kurularak, bölgede ihtiyaç ve fırsatların(özellikle teşvik kapsamında olan) tespit edilip, teşebbüs için tüm girişimciler özendirilmelidir.

 

      Üçüncü T: Turizm. Peygamberler diyarı özelliği, tarihi yerler, mağaralar ve müzelerle turizm potansiyelimiz var deniliyor. Doğru. Ancak bu değerlerden faydalanabilirliğimiz ne kadar, bu önemli. Urfa’nın iki değeri: 4 Milyar insanın mensup olduğu üç semavi dine kaynaklık eden “Hz. İbrahim” ve 7 Milyar insanın atalarının en eski tapınak yeri “Göbekli Tepe”. Bu iki değer ana öğe, yukarıda anlatılanlar sadece yardımcı öğelerdir ve her yerde daha iyileri de vardır. Keşke yeni kurulan merkez ilçelerden birisinin ismi Hz İbrahim’i tüm dünyanın tanıdığı orijinal ismine atfen İbrahimiye, bir diğeri de Göbeklitepe olsaydı. Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın tanıtım konseptinde Göbekli Tepe vardır; ancak bakanımız Sayın Faruk Çelik aracılığıyla Hz. İbrahim’in tanıtımı da mutlaka bakanlığın tanıtım konseptine dâhil edilmelidir. Halil İbrahim Buluşmaları, üç semavi dini kapsayacak şekilde sürdürülmelidir. Ayrıca, İtalya'nın Torino Müzesi'nde Edessa Mandylion adıyla sergilenen Hz. İsa'ya ait Kutsal Mendil ya da Kutsal Kefen'nin Urfa'yla ilişkisi iyi tanıtılmalıdır. Bunlardan, dini turizm kapsamında muhafazakâr yabancı turistleri çekme anlamında Türkiye ve dolayısıyla da Urfa faydalanacaktır.            

Bu yazı 11429 defa okunmuştur .

Son Yazılar