Kaos ortamında liderlik mücadelesi
Ahmet Polat

Ahmet Polat

Kaos ortamında liderlik mücadelesi

28 Şubat 2012 - 00:30

    Son günlerde, daha önceden bölgede var olan mezhepsel gerilimin etkisiyle Irak’ta ‘’Sünni-Şii’’ gerilimi ve demokrasi hasretiyle oluşan ‘’Arap Baharı’’ çerçevesinde Suriye’de artan kaos ve olaylar bölgeyi iyice kızıştırmaktadır.



 



    Bu ülkelerdeki siyasi ve mezhepsel iç dinamiklerin hareketliliği, doğrudan bir bütün olarak Ortadoğu’nun siyasi iç ve dış dinamikleri ile orantılı ve alakalıdır.



 



    Bölgenin iç dinamiklerinden olan mezhepsel bloklar, Şii ve Sünni bloklara dayanır.



 



    Şii blok İran, Suriye ve Lübnan’da yönetimdeki Şiiler ile Körfez Ülkelerinden Yemen’e kadar olan muhalif ve azınlıktaki Şiilerden oluşur. Türkiye’de, Alevilerin Hz. Ali’ye sevgi ve sadakat dışında, Şiilerin inanç ve ibadetlerini kabul etmedikleri için bu bloğun dışındadırlar. Bu blok İran’ın kontrol ve güdümündedir; ancak Suriye’nin etkisi de yadsınamayacak derecede etkili ve önemlidir. Suriye, Irak-İran savaşında İran’ı desteklemiş, hatta kendi vatandaşlarının Irak televizyonunu izlemelerini bile yasaklamıştı.



 



    Sünni blok da Mısır, Suudiarabistan, Ürdün, Lübnan, Körfez Ülkeleri, Yemen ve Afganistan’da yönetimdeki Sünniler ile Irak ve Suriye’deki muhalif Sünnilerden oluşur. Son yıllarda, Türkiye de kendi çıkarları için ve çatışma bölgesindeki Sünniler tarafından zaman içinde bu bloğa çekilerek dahil olmak zorunda kalmıştır.



 



    Türkiye, Savaştan sonra Irak’ta ABD, İran, Şialar ve Kuzey Irak yönetimiyle ters düştüğünde, Sünniler, Türkiye’nin Irak’taki istihbarat ve bilgi yollarındaki hareketliliği için lokomotif işlevini görüyorlardı.  Gerek kendi çıkarlarına zemin oluşturmalarından dolayı Türkiye, Sünnilere el uzatmış, gerekse de Sünnilerin yönetimden uzaklaştırılıp, ABD’nin desteğiyle Şii ve Kürtlerin yönetime getirilip parya durumuna düştüklerini hisseden Sünniler, Türkiye ve diğer Sünni Ülkelere sarılmışlardır. Türkiye’nin Sünni direnişçilere desteğini kesmek için ABD’de, PKK’ya silah vermiş ve o dönemde PKK’nın elinde bol miktarda ABD silahları ele geçirilmişti. Bu günlerde Sünni lider Haşimi’ye çıkarılan tutuklama kararı ve Türkiye ile Irak arasındaki restleşme de hep bu nedenlerden kaynaklanıyor.    



 



    Darbe tehlikelerinden sıyrılıp, demokrasi ile güçlenerek, hasta yatağından kalkan Türkiye, bir yandan tüm bölgeye örnek olup demokrasi ihraç ederek lider olma arzusunda, diğer yandan da bölgedeki etkinliğine engel olan Şii bloğa karşı Sünnileri destekleyip, yönetime geçmelerini sağlamakla, ancak Sünniler üzerinden liderliğini kabul ettirip, pekiştireceğinin hesabını yapmaktadır.



 



    Suriye’deki yönetimin düşmesiyle, Lübnan’da da Hizbullah’a dayalı Şii nüfuzun da biteceğini, Irak’ta Şii etkinliğinin azalıp, Sünni etkinliğinin artacağını, hatta İran’da Şiiliğe dayalı molla rejiminin de tehlikeye düşüp, Şii Bloğun dağılabileceğinin telaşına düşen İran ve Irak, var güçleriyle Suriye yönetimine destek veriyorlar.



 



    Bölgede Arap milliyetçiliğine dayalı liderlik taslayan Mısır ise, hem ABD kuklası despot Mübarek yönetiminden dolayı hem de diğer diktatörlerin başına buyruk hareketlerinden dolayı  rağbet görmemişti. Ancak Mısır, Mübarek’in devrilmesinden sonra demokrasinin inşası noktasında hem Türkiye’yi örnek ve model alacak hem de bölgede liderlik rolünü almak için kolları sıvayıp, Türkiye ile gelecekte yarışacak en büyük rakip olacaktır.  

Bu yazı 6787 defa okunmuştur .

Son Yazılar