Post değil, fos modern darbe
Ahmet Polat

Ahmet Polat

Post değil, fos modern darbe

05 Mart 2012 - 21:49

    Sahte Aczmendi şeyhlerini türetmiş, sokaklarda tankları yürütmüş, gazetelere uydurma irtica tehlikesi ve tehdit mesajları yayınlamış ve bin yıl götürceğini sandıkları 28 Şubat kararlarının ardından, Refahyol Hükümetini istifaya zorlayarak Postmodern darbe yapmışlardır.



 



    Aslında bütün gayretleri ve yaptıkları, halk tarafından tepkiyle karşılandığından, bir daha dönmemek üzere kendileriyle birlikte halleş pamuğu gibi uçuşmuş ve yaptıkları post değil de, fos modern darbe olmuştur. Toplumun tüm alanlarında devrim niteliğinde olumlu değişimler yaşanmıştır.



 



    28 Şubat kararlarının bin yıl götüreceğini düşünenler , üç yıl bile götürmemesiyle hayal kırıklığına uğramışlardır.



 



    Halkın iradesine bin yıllık ipotek koyduğunu sanan düşünce, yerini 2’den fazla partinin yarıştığı çok partili sistemde, ilk kez üç dönem üst üste ve yüzde 50 oy alan halkın iradesine dayalı güçlü bir partiye bırakmıştır.



 



    Bu kararlarla milletin iradesini hapsetmeye çalışanlar, çok geçmeden, milletin iradesini hapsetme suçundan, kendilerini hapislerde bulmuşlardır.



 



    Yobaz ve gerici halkı, 28 Şubat zihniyeti ile evrensel standartlara uyumlu hale getireceğini iddia ederler, aslında kendi düşüncelerinin evrensel değerlerle bağdaşmayıp faşist, despot, yobaz ve gerici bir düşünce olarak miadını doldurduğunu görmüşlerdir.



 



    28 Şubat zihniyetine hizmet eden partiler ve  yöneticileri, çok geçmeden partileriyle birlikte milletin zihninden silinmiş, halleş pamuğu gibi uçuşup kaybolmuşlardır.



 



    28 Şubat ve darbelere yazılarıyla zemin hazırlayıp şakşaklayan gazeteci ve medya patronları, evrensel değerlerle uyuşmayan fikirlerinden dolayı, milletin nazarında değer kaybederek ıskartaya ayrılmış ve hayatlarının sonuna kadar evlerinde usluca oturmaya çekilmişlerdir.



 



    Yine 28 Şubat öncesi ve sonrasında bu zihniyeti destekleyip, bankaları hortumlayan patronlar, gasp ettikleri halkın malları ellerinden alınmış ve yerle yeksan durumuna düşmüşlerdir.



 



    Baskıcı totaliter hukuk ve hukukçular, yerini evrensel, doğal ve demokratik hukuk ve hukukçulara bırakmıştır.



 



    Tek tip adam yaratma eğilimi, yerini toplumun tüm kesimlerinin hak ve hürriyetlerini temel alan eğilime bırakmıştır.



 



    Bir şiir yüzünden cezaevine atılan seçilmişler, artık halkın başına geçmiş, adeta efsane yazmaya başlamışlardır.



 



    Artık atanmışların kararları değil, seçilmişlerin kararları uygulanmaya başlanmıştır.



 



     Seçilmişlerin, silahlı atanmışların emirberi olduğu dönem bitmiş, yerini silahlı atanmışların, seçilmişlerin emirberi olduğu döneme bırakmıştır.



 

Bu yazı 6811 defa okunmuştur .

Son Yazılar