Benim İçin Rüyaya Yatar mısın?
Ayşe Reşad

Ayşe Reşad

Benim İçin Rüyaya Yatar mısın?

26 Nisan 2014 - 02:41

Sizler de, hayatınızın bir devresinde, karar veremediğiniz bazı anlarda, rüyaya yatmış ya da birilerini mutlaka yatırmışsınızdır değil mi?

 

Nerden mi biliyorum? Kendimden tabii ki :)

Mahallemizde yaşlı bir teyzemiz vardı, O yatmıştı benim için de..

 

Çünkü, kendim yatmış, ama -bize hep öğretildiği gibi, ya da hep yapıldığı gibi diyeyim- renk falan görememiştim ben :) Ne kırmızı, ne de yeşil, hiçbir şey :)

 

İlk Amr Khalid’den dinlemiştim bu konuyu, hatta yazmıştım da.

 

Meğerse mes’elenin aslı başkaymış, biz hep kolayına kaçmışız..

Meğerse uygulamada hatalıymışız.

Meğerse istihâre, tereddütsüz sığınıp o yüce kudrete, telaşsız beklemekmiş kapısında.

 

*

“Benim için rüyaya yatar mısın?” diyenlere “hayır” diyorum..

Kendi rüyanı kendin görmelisin :) Kendini Allah’a, sen ısmarlamalısın.

Boynunu büküp, teslim olarak, o huzura dilekçeni kendin vermelisin.

 

Halk arasında “rüyaya yatmak” deniyor genelde evet, ama aslı istihâre..

Manası aslında, hayır dilemek, hayra talip olmak..

 

Ama bilemiyorum, ne zaman rüyaya yatmak-yatırmak oldu bu güzel sünnetin adı?

 

*

Zaten şu hadis ve de istihâre duasının anlamı-içeriği, bize yeter anlamamız için.

 

Câbir radıyallahu anh rivayet ediyor: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem tıpkı bir Kur’an sûresini öğretir gibi, bize her iş için istihâre yapmayı öğretirdi. Şöyle buyururdu:
 

“Herhangi biriniz bir iş yapmak istediğinde, farz namazlardan ayrı olarak iki rekât namaz kılsın, sonra da şöyle desin:  Allahım! Sen her şeyi bildiğin için, hakkımda hayırlı olanı bana da bildirmeni, senin gücün her şeye yettiği için, beni başarılı kılmanı ve hayırlı olanı nasip etmeni, senin o büyük kereminden niyaz ederim. Çünkü senin gücün her şeye yeter, benimki yetmez; sen her şeyi bilirsin, ben bilemem. Şüphesiz sen görülüp bilinmeyenleri de bilirsin.
Allahım! Eğer bu iş benim dinim, dünyam ve âhiretim için hayırlıysa onu yapmayı nasip et, kolaylık ver ve onu bana mübarek kıl. Şayet bu iş benim dinim, dünyam ve âhiretim için kötüyse-hayırsızsa onu benden, beni ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise onu bana nasip et, sonra da gönlümü bu sonuca râzı kıl!” der ve isteyeceği şeyi söylerdi.

Buhârî, Teheccüd 28, Daavât 48, Tevhîd 10.

Ayrıca bk. Tirmizî, Vitr 18; İbni Mâce, İkâme 188.

 

Hadisimiz bu. Gördük işte ne rüyaya yatmak var, ne de yatırmak ;)

 

İstihâre yapacak olan iki rekat namaz kılar, birinci rekatta Kafirûn, ikinci rekatta İhlas suresini okur ve istihâre duasını eder, ve tevekkül ederek bekler. Bu kadar.

 

*

Bu hadisin de öğretisiyle anlıyoruz ki istihâre, kişinin hayır dilemek için dilekçe vermesi,

Rabbini kendi yerine vekil tayin etmesi, Allah’a teslim olması..O yüzden, mutlaka kişinin kendisi yapması lazım.

 

Bir başkası, benim için nasıl vekil tayin edebilir ki? Mesela noterde birine vekalet vermemiz gerektiğinde, yerimize başkasını yolladığımızda nasıl olmazsa, bu da aynen öyle efendim, olmaz ;)

 

*

Evet namaz ve dua, Allah’a vekalet vermek için..Rüya beklemek yok!

Biz bunu yapmakla, O Vekil’i “vekil” tayin ediyoruz..

 

Ya Rabbi, benim vekilim sensin..Acizim ben, kudretine sığındım.

Ya Rabbi ben bilemem, sen her şeyi bilirsin, ne olur bana da bildir.

Ya Rabbi, kararsız kaldım, gönlüme bir ışık ver..

 

Ya Rabbi, hayırlıysa hakkımda, nasibeyle, kolaylaştır, aç yolları..

Hayırsızsa, nasibeyleme, uzaklaştır benden..

 

Böyle diyor teslim oluyor, işleri “Vekil”e bırakıyoruz.

 

Bundan sonra gelişen olaylara bakacağız;

Eğer gerçekten ihlaslı, samimi, yürektense duamız, O'na sığınmaklığımız;

 

O, açacak yolları, kolaylaştıracak zorları, kalbimizi meylettirecek, mutmain edecek..

Uzakları yakınlaştıracak en iyi, en umulmaz bir biçimde..

 

Değilse de, tam tersi..

 

Bu noktadan sonra artık bize düşen,

Tevekkülle boyun büküp beklemek ve O'ndan gelene razı olmak..

İstihârenin özü bu işte.

 

*

Ne zaman istihâre yaptıysam Rabbim yol gösterdi bana ki şükründen acizim..

Hakkımda hayırsız olan için yolları kapattı, meylettirmedi beni.

Hayırlı olana da açtı yolları, kolaylaştırdı, kalbimi mutmain kıldı elhamdulillah.

 

“Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem tıpkı bir Kur’an sûresini öğretir gibi,

bize her iş için istihâre yapmayı öğretirdi..”

 

Sünnettir istihâre, kişi ile Rabbi arasında biat yenilemesidir, eksik olmasın hayatımızdan.

 

Muhabbetle efendim.

 

Ayşe Reşad

 

 

Bu yazı 20271 defa okunmuştur .

Son Yazılar