Camilerden Çocuklar İçin Dondurma Parası Toplansın
Ayşe Reşad

Ayşe Reşad

Camilerden Çocuklar İçin Dondurma Parası Toplansın

16 Temmuz 2009 - 03:00

\"Bu yazının üstüne yazı yazılmaz artık, herşey söylenmiş\" diyerek aktarıyorum efendim..

Tam zamanı ve de gerekli bir yazı, mutlaka okunmalı..

Efe Kırmızı Kardeşimiz\'e teşekkür ediyorum..

Ben sadece resimlerini seçip yerleştirdim, yazı uzun olduğundan okurken sıkılmayasınız diye ;)




Yaz demek tatil demek bir anlamda. Bu üç aylık dönemde öğrenciler tatillerini çeşitli kurslara katılarak değerlendiriyorlar. Futbol, basketbol, yüzme gibi çeşitli spor kursları olduğu gibi eğitim amaçlı okuma kampları, yabancı dil ve bilgisayar kursları yaz tatilini değerlendirmek için öğrencilere alternatif seçenekler oluşturmakta.

“Yaz Kur’an Kursları” ise bunların arasında en fazla rağbet göreni. Yaz tatilinin gelmesi ile birlikte her yaz olduğu gibi Diyanet İşleri Başkanlığı camilerde “Yaz Kur’an Kursları” açıyor.

 

Türk milleti dini dokuları son derece hassas olan bir yapıdadır. Din bu milletin adeta mayası olmuştur. Vatandaş okulda çocuğuna verilmeyen din eğitimi eksikliğini yaz tatillerinde çocuğunu camiye göndererek gidermek istemektedir.


     

YAZ KUR’AN KURSLARININ DAHA VERİMLİ OLMASI İÇİN ÖNERİLER

 

Öğrencilerin penceresinden bakacak olursak çok yoğun dokuz aylık bir okul sürecinin ardından caminin yolunu tutmak hiçte kolay değildir. Sınavlarla boğuşan öğrenci artık kafasını dinlemek istemektedir.

 

Gelecek sene için kendisini sınavların beklediği öğrenci ise konsantrasyonunu bu sınavlara göre ayarlamak istemekte ve yaz tatilinden önündeki sınavlar için yararlanmak istemektedir.

 

Sabah erkenden kalkıp öğlene kadar camiye kursa gitmek bu yönleri ile hiçte çekici değildir aslında. Fakat çocuğun muhtaç olduğu din eğitimini alması için bu kurslara katılmaktan başka çaresi yoktur.

 

Camilerde yapılan bu kurslara baktığımız zaman ilk başlardaki yoğun öğrenci ilgisi kursun ortalarına doğru azalmakta ve kursun sonlarına doğruysa çok düşük seviyelere inmektedir.

 

İşte bu yazıda öğrencilerin bu kurslardan daha fazla verim almaları mümkün olabilir mi diye bir sorgulama yapacağız.



EK DERS ÜCRETLENDİRMELERİ DÜZENLENMELİ

 

Öncelikle bütün din görevlilerinin muzdarip olduğu bir konuyu paylaşmak istiyorum.

 

Din görevlileri –imam ya da müezzin- adına bu kursları cazip hale getirmek için Diyanet tarafından ek ders ücreti uygulamasına geçilmiştir. 15 tane ilkokul 5. Sınıf ve üzeri öğrenci okutan cami görevlisi belirlenen ölçüde ek ders ücreti almaya hak kazanmaktadır.

Fakat bazı mahalle ve köylerde diyelim ki 30 tane öğrenci var ama bunların ancak 10 tanesinin yaşı resmi kayıt yapmak için yeterli olmaktadır. Bu durumda din görevlisi kursa devam etmekte ama ek ders ücretinden de yararlanmak istemektedir. Bunun içinde yaşı tutan 5 kişiyi aslında kursa katılmadığı halde kayıt yapmakta ve kursa geliyor gibi göstermektedir.

 

Ek ders ücreti almak için yapılan bu hileden öğrenciler haberdar olduklarında acaba körpe zihinlerinden neler geçer? Yada cemaatin bunu öğrendiği zaman cami görevlisine bakış açılarında bir değişme olur mu, bunu bilmek zor.

Ancak diyanetin buradaki çarpıklığı bir an önce düzeltmesi gerekmektedir. 30 öğrenci okutup ta ek ders ücreti almak için hile yapmak zorunda bırakılmak din görevlileri için içler acısı bir durum. Her ne koşulda olursa olsun hile ve din kelimelerini aynı cümle içinde anmak bile yakışık almıyor.




ÇOCUKLARA SEVGİ METODU İLE YAKLAŞILMALI

 

Milli Eğitim Bakanlığı yıllardır uyguladığı ezberci eğitim stratejisini öğrenci merkezli eğitim metotlarına dökebilmek için ısrarla çabalıyor ve bunun için yoğun bir değişim geçiriyor.

 

Durum böyleyken Cami görevlilerinin çocukları bilgi yüklenecek çipler gibi görmesi son derece yanlış olur. Bu kurslar hocanın karşısında ezberini okumakla özdeş memelidir.

 

Kursun ana prensibi islamın güzelliklerini, sevgiyi, barışı, evrensel değerleri , cemaat ve camiyi çocuklara sevdirmek olmalıdır. Öğrencilerin Öğrendikleri şeyleri pratiğe dökmeleri mutlaka sağlanmalıdır. Uygulanmayan ilim ne kadar kalıcı olabilir?

 

Abdest almasını öğrendi ama namazı sevmiyor. İslamın şartlarını ezbere sayabiliyor ama mahallede arkadaşlarına kötü sözler söylüyor. Duaları takılmadan bir solukta okuyor ama yaşlı insanlarla, özürlü vatandaşlarla alay ediyor.

 

Bir baba kızını bıçaklayarak öldürebilir mi? Ne yazık ki Türkiye’nin gerçeğinde bunlar var. Aynı baba yıllar önce camide her gün ezberini tıkır tıkır okuyan küçük bir çocuktu.




SOSYAL ETKİNLİKLER DÜZENLENMELİ

 

Kursların mutlaka öğrenciler tarafından sevilmesi sağlanmalıdır.

Bunu yapacak olanlarda kurs görevlileridir.

Çoğu hafta camilerde halktan yardım talep edilir. Ama hiç çocuklar için dondurma parası, gazoz parası, oyuncak parası toplandığını duyanınız var mı?

 

Camileri ne kadar süslerseniz süsleyin, isterseniz incilerle, yakutlarla bezeyin. İçerisi alnı secdeye değen insanlarla dolmuyorsa ne ifade eder? Gösterişe yapılan yatırımın insana yapılması gelecek nesillerin İslami bağlarını direkt etkiyecek bir unsurdur. Bu bağlamda kursların albenileri küçük rötuşlarla yükseltilebilir.


 

Kurslar çocuklar için eğlenceli vakit geçirebilecekleri mekânlara dönüştürülmelidir. Hangi çocuk 3 saat boyunca hareket etmeden durmak ister?

Kursları sıkıcı kılan diğer bir problemde işte bu faaliyetsizliktir.

 

Al çocukları bir suyun başına götür. Ağaçların içinde yemyeşil otların üzerinde kâinat kitabını oku onlara. Hangi çocuk piknikten hoşlanmaz? Top oynamak istemez? Oyun oynamak istemez? Gezmek, yeni yerler görmek, yeni şeyler tanımak istemez?



İMAMLAR ÇOCUKLARA KARŞI HOŞGÖRÜLÜ DAVRANMALI

Kurs görevlilerinin dikkat etmesi gereken bir diğer konuda çocuklara karşı kullanılan konuşma üslubu. Hiçbir çocuk azar yemek için camiye gelmiyordur. Belki eksikleri var ama onu fırçalama. Senin nefsine yenik düştüğünü bilemez faturayı İslam’a, camiye, imama keser.

 

Bir ilkokul öğrencisi iken teyzemle camiye kursa giderdik. Hocanın yapamadığım ezberi zorla yapmamı istemesi neticesinde kurs vakti geldiği zaman teyzem eve gelmesin, beni kursa götürmesin diye evin kapılarını teyzeme açmamaya başladım. Kendimden biliyorum.



CAMİLERİ ÇOCUKLARA AÇIN

 

Bazı yerlerde Yaz Kursları için camiyi bile açmayanlar var. Sanki Hz. Peygamberin amacı çok minareli, yumuşak halılı, büyük ahizeli, süslü püslü camiler inşa etmekti. Alemlere rahmet olarak, güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderilmişti oysa.

 

Cami dernekleri ceviz ağacından tabut, son moda cihazlardan mevlit düzenekleri oluşturacaklarına “Yaz Kur’an Kursları”nın yapılabileceği yerler yapsınlar.

 

Ne hazindir ki, imam efendiler küçük çocuklar camiye girmesin diye onları Allah ile korkuturlar. Büyüdüklerinde bu defa camiye girsin diye yine Allah ile korkuturlar.



Sevgili hocam!

 

Caminin en arkasında okutma onları. Caminin yasaklarını anlatma onlara.

 

Camide koşulmaz, konuşulmaz, şu yapılmaz bu yapılmaz deme. Camiyi aç.

 

Mihrabı, minberi, kürsüyü tanısın. Geldiği zaman kendi evine gelir gibi gelsin.

 

Yarışmalar yap. Küçükte olsa hediyeler dağıt. Her çocuğa ayrı değer ver.

 

Çocukları başka bir çocukla kıyaslama.

 

Belki yapılabilecek daha çok şey var.

 

Hocam belki sen bunlardan daha iyisini yapıyorsun.

 

Ben bir zamanlar bu kurslarda öğrencilik yapmış birisi olarak sürçü lisan etmiş olabilirim.

 

Öpüyorum ellerinden.

 

Efe Kırmızı

 

Bu yazı 2883 defa okunmuştur .

Son Yazılar