Dopingli Oruç
Ayşe Reşad

Ayşe Reşad

Dopingli Oruç

05 Ağustos 2012 - 02:23

Sayılı gün çabuk geçiyor, Ramazan 17 oldu maşaAllah..Ramazanınız mubarek ola ve bizleri de mubarek kıla efendim, hayırlar getire.. Zulüm altında inleyen müslüman kardeşlerimize kurtuluş, ümmet olarak istikbalimize umut ola, amin..

Yazamadım nicedir affola..Bu süre zarfında, mail ve mesajlarla bana ulaşan, merak eden, halimi hatırımı soran tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum, sağolun, varolun..

2 ayı aşkın bir süre Türkiye’de idik..İnsan işte, belli bir yaştan sonra yerleşik hayatın dinginliğini arıyor hep.. Rabbani ilhamlar bol ola diyelim ;) Mubarek vakitlerdir, dualarınıza talibim.

DOPİNGLİ ORUÇ

Oruç hapı da yapmışlar! :) Güler misin, ağlar mısın? Tanıtımı da şöyle:

“Bu yıl Ramazan kolay geçecek!Açlığı susuzluğu stresi dert etmeyin!”


İnternette sitesi bile var, her adrese reklam mailleri yolluyorlar.

Anacığım derdi; “Tut bir düzen para kazan!” :) O hesab bu da..

Bunlar iki hapmış, biri iftardan sonra, diğeri de sahurda alınıyormuş, sitede de yazıyor; “İlaç değil, besin takviyesidir” diye.

Yahu Ramazan’da acıkmayacak, susamayacaksak neden oruç tutalım ki?

Acıkmadan-susamadan nasıl anlaşılır ki nimetlerin kadri?

Şu kavurucu yaz sıcaklarında, aşkla yemeyi-içmeyi beklediğinin sahibine duyulan o muhabbetin hazzı, ne de var ki?

“Elimdeki suyu içemiyorum, “ye” emri gelmeden, en sevdiklerimi yiyemiyorum, demek ki benim değil, hepsi O’nun..Demek ki elimdekiler benden değil, O’ndan. Demek ki ben kulum ve bana ikram ediliyor..” Nasıl dersin acıkmazsan-susamazsan?

Nimetlendirildiğini bilmeden, farkındalığını arttırmadan nasıl kendini ayrıcalıklı hisseder ki insan? Kimi kandırıyoruz?

Bunun yerine ben size, Fatih Çıtlak’dan ve dahî Gönenli Mehmed Efendi’den iktibasla, her acıkıp-susadığınızda 10 salavat getirmenizi tavsiye ediyorum, deneyin, görün ;)

DUA

“Oruçlunun duası geri çevrilmez.” Buyurmuş Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Bizler de inşaAllah, iftar sofralarında, binbir nimet önünde nazlanırken, aynı vakitlerde zulüm altında inleyen, can veren, kan ağlayan mazlum kardeşlerimizi unutmayalım, hiç değilse dua edelim ne olur :(

İTİKÂF

“İtikaf, kalben ve aklen Allah’a konsantre olamayan, günlük meşgaleler içinde  boğulup kalan insanların bir senelik ayar yapabilecekleri günlerdir. Müminler itikâfa çekilerek kendilerini yenileme, şarj etme ve yeniden dirilme fonksiyonunu harekete geçirirler.”


Bir mana büyüğü itikâf yapan kişiyi şöyle resmetmiş: “İtikaf yapan, ihtiyacından dolayı büyük bir zâtın kapısında oturup dilediğini elde etmedikçe ‘Buradan ayrılıp gitmem.’ diye yalvaran bir kimseye benzer ki, Allah’ın bir mabedine sokulmuş, 
‘Beni bağışlamadıkça buradan gitmem.’ demektedir.’’ 


Son 10 gün yaklaşırken, 8 Ağustos’ta başlayacak bir etkinliğimiz var, hepinizi bekleriz efendim; http://www.facebook.com/events/463437633675213/


GÜNAH

Günah, sürekli kaşınan bir yara gibidir, egzama ya da benzeri..

Azıcık dokunmaya gör yaraya, hemen arkası gelir ve hep kaşımak istersin, hazla, iştiyakla..Kaşırken de bilirsin aslında, daha kötü olacak, kanayacak, cildin tahriş olacak ama yine de kendini alamaz, o haz uğruna kaşırsın kaşırsın!

Haz yerini acıya bırakır, sonuç; hiç iyileşmeyecek bir yara ve pişmanlık.

Yaraya her dokunduğunda, yeniden yaşanır bu süreç.

En iyisi dokunmamak ve tedavi olmak.

SECDE

Selam verip namazdan çıkınca, hemen aynada yüzünüze bakın, deneyin bir ;)

Gözleriniz, yüzünüz bambaşka bir aydınlıkta ve ötelerin mahmurluğunda olacak.. Maverâdan izler göreceksiniz, inanın. Çünkü yeni ayrıldınız, Rabbinizle söyleşiyordunuz..


Şimdi İyice bakın bu yüze ve düşünün;

Bu yüz hiç yalan söyler mi?

Dedikodu-gıybet yapabilir mi?

Asık suratlı olabilir mi?

İnsanları aldatabilir mi?

Zulmeder mi gayrısına?

 

Asla!

O zaman secdedeki halini hep devam ettir ;)

Muhabbetle efendim.

Ayşe Reşad

Bu yazı 8738 defa okunmuştur .

Son Yazılar