Hayatın İçinden
Ayşe Reşad

Ayşe Reşad

Hayatın İçinden

21 Mart 2010 - 12:01

Bazı huylar fıtrattandır değişmez.. Nasihat da, eğer \"yapma, etme, bırak\" şeklinde olursa kâr etmez..

E o zaman ne yapmalı? Yönünü çevirmeli ;)

Nereye? Allah\'ın seveceği yöne..

Mesela öfke; Nefsine öfkelen, kötü huylarına kız,

 

Allah düşmanlarına kız, Yahudilere kız..

 

Kız da kız..

 

Yönünü çevirdikten, hedefe O’nu koyduktan sonra ;)

Hem kötü huyların yönü çevrilir, kanalize edilirse, onlardan faydalanabiliriz de ;) Böylece şeytan mağlub olur, kazanan biz oluruz.

 

Mesela diyelim en basitinden laf taşıyıcılık..

 

İyi yönde laf taşı, hayırlı haberleri duyur herkese ;)

 

Aynen bu gibi diğerlerini de yüreğince kıyas et ;)

Bizim oralarda çok gülene derler ki : \"Sıratı mı geçtin?\"

 

Yani “ancak Sırat\'ı geçmek böylesine mutluluğa,  böylesine çok sevince değer, gerisi boştur” anlamına..

 

Bir nev\'i dünyanın faniliğine gönderme yapılıyor aynı zamanda..

 

Ah eskiler ah..Hep hikmetlidirler onlar, her sözleri, her yaptıkları..

 

Bize kalan onlardan hoş bir sada sadece..

 

 

 

Usâme İbnu Zeyd radıyalahu anh anlatıyor: \"Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: \"Kim, kendisine yapılan bir iyliğe karşı, bunu yapana: \"Cezâkellâhu hayran \"Allah sana hayırlı mükâfaat versin!\" derse teşekkürü en mükemmel şekilde yapmış olur.\"Tirmizî, Birr 86, (2036)

 

Bu hadiste geçen \"ceza\" karşılık anlamına..

Hani Allah cezanı versin! derler ya, işte bu :) Ama tabii bizde “o anlamda” kullanılmadığı, karşılığı başka olduğu için olmuyor :)

\"Cezâkallah\" Allah seni cezalandırsın, karşılığını versin demek..
Eğer hayr yaptıysan hayırdan, şer yaptıysan şerden karşılık :)

\"Hayran\" da eklenirse, hadisdeki gibi: \"Karşılığını hayırla versin\" olur.

Akılda olsun diye ;)

 

 

Hayırlı işler yapan birini bana anlattıklarında hemen; “Annesi kim?” diyorum gayri ihtiyari..Siz de öyle misiniz bilmiyorum..

 

Yine kötü İşler yapan çok zalim birinin bahsi geçince de;  “Annesi kim ki bunun?” dediğim çok oluyor..

 

Anneler önemlidir.

Anneler tek tek inşa ederler yürekleri çünkü..

 

İnsan 80 yaşına gelir de annesinin öğretileri hala taptaze yüreğindedir..

 

6 yaşından 80 yaşına kadar taşır yani onu Annesi.

 

Taşır bizi anneler yarınlara, farkında olmasak da..

 

Annesi olmayan eksiktir o yüzden..

 

Ama Vahhab olan O Yaratıcı böylelerine “Anne Yürekler” hediye eder, yoksun kalmasınlar diye..

“Sayılı gün çabuk geçer”

 

Allah rahmet eylesin Anacığım’ın sözüdür bu..

 

Sayılı gün çabuk geçer..

 

Eskiler  hep hikmet ehli oluyorlardı..

 

Halbuki bugünkü anlamda ne tahsil görmüşlüğü var annemin, ne bir şey..

 

Onlarda, çağın üniversitelerinde kazanılamayan bir şey vardı; İrfan

 

İrfan eksikliği çekiyoruz şimdilerde..

 

Sebep de tabii ki nesli yetiştirenler..

 

Annemin annesi ona, kimya bilmeden, mesela “gönüllerin kimyasını nasıl halleder” öğretmişse mes’ele budur işte. Şimdi reaksiyonları öğreniyorlar ama “gönül edenler” çok az..

 

Demek ki anne babalar sığlaştıkça bu nesil sığlaşıyor..

 

Anne babalar kendi keyflerinin peşinde oldukça, keyfine düşkün bir nesil yetişiyor.

 

Sayılı gün çabuk geçer!

 

Efendim bu söz aynı zamanda dünyanın da geçiciliğini vurgulayan ve;

 

Aman gönül verme!

Aman dalma dünyaya, bir oyun ve eğlencedir nihayetinde..

Aman gönül yap, gönül kırma!

Gideceksin nihayetinde fani dünya!

 

Mesajlarını da yüreklere salan anlamlar içeriyor..

Öyle ya, dünyada da sayılı değil mi günlerimiz?

Bir ağaç gölgesinde az dinlenircesine..

 

Ayrılıklar da, “sayılı gün” hesabınca vuslat…

 

Ölüm de bu hesaba dahil. Burada olmazsa orada..

 

Bak, dün yaşını söylerken “en küçükleri benim” diyordun arkadaşların içinde..

 

Bugün saçlarına beyazlar düşmüş, belin bükülmüş birazcık, gözlerinin feri gitmiş, dizlerinde derman yok..

 

Sayılı gün çabuk geçer! Aman ha!

Muhabbetle efendim.

Ayşe Reşad

 

 

Bu yazı 2488 defa okunmuştur .

Son Yazılar