Hayatın İçinden
Ayşe Reşad

Ayşe Reşad

Hayatın İçinden

14 Aralık 2009 - 18:07

  

Adam dinamiti bulmuş, insanların ölümünden milyonlar kazanmış, adına barış(!) ödülü düzenleniyor!

 

Adam dünyayı kan gölüne çevirmiş bir ülkenin, yine  çevirecek bin dolap döndürücüsü! Bu ödüle layık görülmüş!

 

Al birini vur ötekine!

 

Ödül paraları da dinamiti bulan Alfred Nobel’in büyük payına sahip olduğu Bosfors silah fabrikasının kârından!

 

Ört ki ölem!

 

 

 

Pepsi\'ye karşı internette boykot başladı..

Arapların aklı başına, Pepsi pahalanınca geldi :)

Yoksa su gibi içmeye devam ediyorlardı, ne boykot durdurabildi onları ne de başka bir şey..

Tanıdığım en dindar, takvalı bir hatun bile-komşum- \"herşeyi- Amerikan-Yahudi mallarını boykot ederim- ediyorum ama Pepsiyi hayır! Dayanamıyorum\" demişti de, şaşırmıştım bir zaman..Sabah aç karnına bile pepsi içiyormuş!!

Burada ara ara görürsünüz zayıf çelimsiz, yaşından çok küçük gösteren çocukları.. Sabah uyandıklarında bir ellerinde pepsi, diğer ellerinde cips! Çocuk hizmetçilerin elinde, anne uyuyor!

Ve geçen sabah eşimin tercüme ettiği gazete haberlerinden, pepsi ile ilgili olanlarını topladım sizler için;

Gazlı meşrubat fiyatlarındaki yükseliş, sağlığa olan zararları konusunda münakaşa kapısını açıyor. Pepsi şirketinin bahanesi ise: \"30 yıllık zararların kapatılması fiyat yükseltmesine\" neden olmuş.

«Clack, sen kendine düşeni yap!» Bu slogan, internette \"Pepsi\"ye karşı başlatılan ilk halk boykotunun sloganı oldu!.

Gazlı meşrubat fiyatlarındaki artışlar, gıda uzmanı bilginlerin, gazlı içeceklerden vazgeçilmesi konusundaki önerilerinden ileri geliyor.

Ticaret Bakanlığı, Pepsi üreticilerin ileri sürdükleri nedenlerin incelenmesine kadar, Pepsi fiyatlarının yükseltilmesi girişimini durdurdu.

 

 

 

 

 

 

Bulgar asıllı 70 yaşında Amerikalı bir müslüman 200 bin dolar ödeyerek, uzaya gidecek zenginler listesinde 182. sırada yer aldı.

 

Adam 70 yaşında ve uzaya gitmek istiyor :)

Hem de 200 bin doları, tak ödemiş :)

Ne denir ki buna?

Hiiç.. Ört ki ölem :)

 

   

El-Hayat\'ın karikatürü: Morgda kimsesi olmayan bir ölü, Adı: \"VİCDAN!\"

 

Nasıl ki ışık olmadan göz görmezse, iman olmadan da akıl, kalp ve vicdan kör olur, görmez!

 

 

Çeçenistan\'dan hacca 5000 km yürüyerek gelen Hacı Ebu Bekir İdalo, dönüş yolunda Medine\'ye vardı. 

 

Ayaklar değil, yürektir yürüyen! Aşk böyle bir şey işte!

 

Anneler ah anneler evet..

İyi anneler, iyi çocuklar yetiştirecek,

iyi çocuklar “yarın”ı yeniden inşa edecekler.

Ve kadın..
Alçalmanın da yükselmenin de mihengi..

Bir toplumun yarısı kadın, diğer yarısı da kadının yetiştirip terbiye ettikleri..
O yüzden işte hedefte hep kadın vardır.
Kadın gitti mi aile, ev, sokak, çarşı, şehir, ülke, toplum
Ve..
Bir medeniyet gider.

 •

Hadiste geçiyor ya “evlenilecek kişide aranan vasıflar” işte kim “din” hariç onlardan birini hedef yapar da evlenirse, o şeyden mahrum kalırmış..
Yani salt güzelliği için evlenen güzellikten, malı için evlenen maldan, şehveti için evlenen şehvetten mahrum kalıyor..
Baki kalan din ve dindarlığı için evlenmek..
Yani evlenirken “bismillah” demek..
“Ben bu iş Allahlı olsun istiyorum ve O\'nun yardımını diliyorum” manasına..

 •

Dert çeken insanların ruhları melekuta açık olur..
Hep kırıktır gönülleri çünkü..Ve Allah hep onlarladır.
Hani hadisde–kudsî-geçer ya: “Ben gönlü kırık olanla beraberim..“diye..
Bu anlamda dertler nimettir, anlayana..

Bir dert, sana belki bin kapı açar, her dem yükselir ruhun, sabrınla ve dayanıklılığınla doğru orantılı olarak..
Celal içinde Cemal cilvesi..
insan yüreğiyle tüm kainata nazar etse, hep bu cilveyi görecek Cemalde Celal, Celalde Cemal saklı, içiçe..
O yüzden büyükler hep derdi gözlemişler.

O\'nun rahmetiyle ayakta durur, tüm kainat ve içindekiler..
Bir lahza o rahmet kesilecek olsa divane olur dünya..
Ya insan?
Rahmetten mahrum kalan insan?
O ne yapar?
O zaten divanedir.

Varlık içinde bir nimetbilmez nan-kör yoksuldur!
Bile isteye, kendini rahmetten dışarı atar, zulmeder nefsine..

Zulmediyoruz nefslerimize.

 

Ya muqallibel qulûb sebbit qalbî ala dînik

 

Ayşe Reşad

Bu yazı 3777 defa okunmuştur .

Son Yazılar