Kendine iyi bak! Görüşürüz!
Ayşe Reşad

Ayşe Reşad

Kendine iyi bak! Görüşürüz!

27 Mart 2010 - 14:51

kendine iyi bak deme denmez saçma

kendime bakarım elbet sen hiç korkma
kendine kalıyor insan eninde sonunda

sen bize iyi bak tanrım sevdalı kullarına..

candan erçetin

 

*

 

Kendine iyi bak!

-Sakın ha, kes benden umutlarını..

 

Kendine iyi bak!

-Oldu, sanki demesen bakmayacağım!

 

Kendine iyi bak!

-Zaten bakıyorum, bakıyorum da göremiyorum, sorun bu!.

 

Kendine iyi bak!

-Anca bu kadar!

 

Kendine iyi bak!

-Bulsam bakacağım da nerde ben?!

 

Kendine iyi bak!

-Tamam..Sen kendine ben kendime

 

Anne Kendine iyi bak!

-İyi de seni ne diye doğurdum ben?!

 

Kendine iyi bak!

-Sana bakmaktan kendime bakamıyorum!!

 

Kendine iyi bak!

-Sana ne?!

 

Kendine iyi bak!

-Sen sana, ben banaysak neden yanyanayız?!

 

*

 

Hiç sevmedim, bu İngilizce’den direk dilimize tercüme edilmiş dublaj cümlelerini!

 

Sadece bu değil, “kendine iyi davran” “ görüşürüz” ve daha neler var..İçi boş film replikleri hepsi de.

 

İçine “gönül” katılmamış hiç birşey tad vermez zaten insana..Vermiyor.

 

Bunun yerine kendimizden “içi gönül dolu” temennilerimiz var, onları kullanalım..Neden hep taklit ve kolaycılık ki?

 

Mesela bakın; “Kendine mukayyed ol” hoştur onun yerine..Hem de ne kadar derin..Mukayyed ol derken; 

 

Aman kendini başıboş sanma, herşeyin hesabı tutuluyor.

Hesaba çekilmeden hesaba çek kendini.

Bağlısın sen unutma, emanetini iyi koru, deniyor bir anlamda..

 

 “Birbirinize mukayyed olun” derler ki, bu da çok hoştur..

Aynı manada düşünün. “Hayırhah”lığı da çağrıştırıyor hemen..

 

Yani biz hem burda hem de ötede birlikte olacaksak eğer,

 

Senin de “öteye yaramaz” hallerin varsa,

Ben, senden kendimi sorumlu hissedip, düzeltmeliyim..

Sen de benimkileri aynı şekilde..

Ki ikimiz birden Rabbe yarar olalım..

 

Yine Şeyh Galib’in; “Hoşça bak zatına kim zübde i alemsin sen” de de aynı derinlik var yürekleri ısıtan..

 

Alemler insanın içinde dürülmüş. Rabbimizin de “emaneti” teslim etmeyi layık bulduğu insan hakikati..

 

Ve “nefslerine zulmettiler” gerçeğiyle yola çıkarsak, insan kendine hoş bakacak ki, içindeki alemleri keşfetsin, O’nu bulsun ve kendini Allah’tan öteleyenlerden sakınsın daima.

 

*

 

Görüşürüz!

 

Nerden biliyorsun görüşeceğimizi?!

Hadi sen öldün, ya da ben! Nasıl görüşeceğiz o zaman?!

 

Hadi bir şey oldu, trafik kazası ya da ne bileyim benzer bir şey, teker patladı, acil işim çıktı vs. Nasıl görüşeceğiz?

 

“Görüşürüz” demek için kudretimin olması gerekmez mi?

 

Zamana, kendime ve muhatabımı kapsayacak ve hepsine yetecek bir kudrete sahip olmalıyım ki bunu diyebileyim..

 

Diyeceksiniz ki; \"Ne var bunda, sadece  bir temennidir.\"

 

Ama olmuyor işte, “kesinlik” var bunda, kudretli olmayı dışa vuran. Böyle böyle şuur altı yapıyor bazı olaylar, sözler, sonra vurdumduymaz oluyor, kendimizi bir halt sanıyoruz..

 

Hem sonra, ben ne diye elalemin dil ve yürek kalıplarını kullanacağım ki? Yok mu bizde böyle temenniler?

 

Olmaz mı çok.. Ben üçünü yazayım gerisini siz getirin:

 

Allah’a emanet ol..

Nasipse tekrar görüşmek isterim..

Görüşmek umuduyla..

 

Bakın bu söylemlerde \"kayıt altındaki bir kul\" var dikkat ederseniz..

 

Rabbinden izin isteyen, O’na sığınan, Allah’ı hayatının merkezine koyan, her işinde; “Acaba Allah ne der, razı olur mu?” diye düşünen Allahlı bir kul..

 

Ve..Kehf suresi 23-24. Ayetler:

 

\"Allah\'ın dilemesine bağlamadıkça (inşâallah demedikçe) hiçbir şey için «Bunu yarın yapacağım» deme. Bunu unuttuğun takdirde Allah\'ı an ve: «Umarım Rabbim beni, doğruya bundan daha yakın olan bir yola iletir» de.

 

Kur’an’ı, okuduğum an \"bana iniyor gibi\" okuyorsam eğer,

Okuduklarımı hayatıma geçirmek için, bu düşünceyle, içini boşaltmadan ayetleri..

 

Alın işte, direk Rabb’in emri bu ;)

 

*

 

Hiçbirini de kullanmam..

 

Çünkü ben, “bana” asla bakamayacağımın bilincindeyim..

 

Allah istemese kolumu bile kıpırdatamam ki?!

 

Kaldı ki içimde 1 saatin içinde bile neler oluyor neler?

 

Haberdar mıyım? Yoook ne gezer?!

 

Sadece keyfini sürüyorum tıkır tıkır işleyen vücud ülkemin.

 

Vücudumda 1 saatte bile olan tüm olayların bir tanesini bile yapmaya gücüm yetmez.

 

 *

 

Bir endüstriyel yapı olarak insan-Lütfen bu videoyu izleyin

 

http://vimeo.com/6505158

 

*

 

SubhanAllah! Ya Qâdir!

 

Elimi bile kıpırdatmadan, Hiç ücret ödemeden,

 

Hiç  zahmet çekmeden beni bir ömür boyu ayakta tutana,

 

Gözümü, beynimi, kalbimi, midemi, karaciğerimi çalıştırana, Kainattaki zerreler adedince şükrolsun..

 

Yeryüzünde senin verdiklerinle sana isyan edenlerin isyanları ve baktıkları her güzellikte seni görenlerin zikirleri -şükürleri adedince sana şükrolsun ya Rab!

 

Ne olur tut yüreğimi..

 

Senin verdiklerinle sana isyan eden nankörlerden eyleme beni..Göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa nefsimin eline bırakma. Amin.

 

Muhabbetle efendim..

 

Ayşe Reşad

Bu yazı 5222 defa okunmuştur .

Son Yazılar