Nerde bunun Anası?
Ayşe Reşad

Ayşe Reşad

Nerde bunun Anası?

20 Ekim 2009 - 20:02

Efendim, Okuyucularımızdan “SAĞLIKÇI” rumuzuyla bana yazan Beyefendi’nin canhıraş çığlıklarına kulak, daha doğrusu yürek verelim gelin ilk önce:

 

Başlık: “KADIN DOĞUM HASTANESİ”

 

Ayşe Hanım, Allah rızası için çağrıma kulak verin, bir buçuk milyonlu şehrimizin tek kadın doğum hastanesinin kan ünitesi yok!

 

Evet yanlış duymadınız binlerce doğumun gerçekleştiği hastanenin kan ünitesi yok yazık değil mi vatandaşa?

 

Siz bir bayan olarak bu konuyla bence ilgilenmek zorundasınız! Bu konuyu gündeme getirmenizi bekliyorum. Elimden geldiği kadar herkese bu konuyu iletecem, bu sorun hallonana kadar. Saygılar.”

 

Kadın Doğum Hastahanesi’nde kan ünitesi yok! Olacak şey mi bu?

 

Efendim, Sn. Halil Çini’nin http://www.sanliurfa.com/author_article_detail.php?article_id=1962 şu başlıktaki yazısından öğrendiğime göre bu kardeşimiz bir Sağlık Memuru..

 

Ve de yazıdan anladığım kadarıyla Halil Bey, bahsi geçen hastahane’ye telefon edip durumu öğrenmek istemiş ama konuyu kendisiyle konuşmaktan kaçınmışlar, böylece bilginin doğruluğu kesinleşmiş haliyle..

 

Öncelikle konuyla ilgilenen-ilgilenecek herkesi ve SAĞLIKÇI Kardeşim’i tebrik ediyorum, böylesine herkesi ilgilendiren, ama kimsenin umurunda bile olmayan bir konuda, ısrarla ve de her vesileyi kullanarak çırpınması, “Orda kimse var mı?” diye dört dönmesi doğrusu takdire şayan..

 

Kardeşim, devam edin! Ben de sizinleyim..

 

Bir gün mutlaka yüreği olan birileri sizi-bizi duyacak ve daha çok kimsenin canı yanmadan bu mes’ele elbet gündeme gelip hallolacak..Hallolmalı!

 

Hayret ediyorum, neden hiç kimse sesini çıkarmıyor bu durum karşısında?

 

Nerde Urfalı Hanımlar? Neden haklarını savunmuyorlar?

 

Neden kimse bir şey yapmıyor?

 

Urfa’da sadece SAĞLIKÇI rumuzuyla yazan  bu Beyefendi mi var tek duyarlı?

 

“Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” mı yoksa?

 

Herkes gerektiğinde kan temin edebilecek kadar çok zengin ve nüfuzlu mu ya da?

 

Musibet, evlerine girmeden kimse kılını kıpırdatmaz mı yoksa?

 

Yoksa “insan”ın “can”ın önemi mi yok, bu vurdumduymazlarca?!

 

Hayretler içindeyim inanın..En kısa zamanda bu mes’elenin halledilmesi en kalbi dileğimdir..

 

Vazgeçmeyin, devam edin siz de kardeşim,

 

Bir gün bu ünite açılırsa, “Bir hayra vesile olan o hayrı işlemiş gibidir” sırrınca en büyük sevabı siz alacaksınız, ve bu ihlaslı uğraşılarınız, inşaAllah sadaka-i cariye hükmüne geçecek, amel defteriniz hiç kapanmayacak..

 

Çünkü;

 

“Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş, bir insanı dirilten bütün insanlığı diriltmiş olur”

 

\"Sizin en hayırlınız, başkasına hayrı dokunanınızdır\"

 

Efendim, konumuzla yer yer örtüşmesi sebebiyle Ufuk Engin’in “Kan parası” isimli yazısını paylaşmak istiyorum sizlerle buyrun:

 

Karısı hamileydi. İlk çocuklarını bekliyorlardı. Yaşadıkları, ilk çocuklarını bekleyen her ailenin heyecanıydı. Vakit geldi. Müstakbel anne sancılandı. Adam, apar topar hastaneye götürdü. Doğum uzun ve zor oldu.

 

Daha bebeğine sarılamadan, kan kaybından komaya giren karısının telaşına düştü adam.

 

Doktorlar, acil kan ihtiyacı olduğunu söyledi.

 

İyi ya, orası hastane zaten, ihtiyaç varsa versinler hemen kanı.

 

Evet, orası hastane. ............Hastanesi. Hayır, kan veremezler.

 

Kanı, hasta sahibi, dışarıdan alıp gelmeli. Mevzuat böyle...

Gitti kan bankasına adam. Anlattı durumu. Üç ünite kan istedi.

 

“Acil!” dedi.

“Karım...” dedi.

 “Ölecek” dedi.

“Çocuk...” dedi.

 

Adam derdini anlattı.

Adam telaşlıydı.

 

Karşısındaki görevli sakin. Giydiği önlük kadar beyaz dudaklarıyla, \"Üç ünite kan, 250 milyon\" dedi. Adamın cebinde, o kadar para yoktu.

 

Kan acildi. Karısıydı. Ölecekti. Paranın şimdi ne önemi vardı. Görevli uzatmadı, \"Mevzuat böyle\" diyerek kestirip attı. Son çare kimliğini çıkardı adam. \"Bunu alın, kanı verin, parayı sonra getirip kimliğimi alırım\" dedi.

 

Adamın gözlerine bakan çaresizliğin ne demek olduğunu görürdü. \"Mevzuat gereği, bunu yapamayız beyefendi.\" dedi görevli.

 

Adam, bey değildi efendi hiç değil. Adam çaresizdi. Çaresiz ve yoksul bir adamdı.

 

Yalvarıyordu artık. Karısı ölmesindi. O’nsuz n\'apardı?..


\"Siz de bir yerden para bulup gelin canım!\" dedi aynı görevli; akıl veriyor oluşunun rahatlığıyla. Hem o ne yapsındı. Mevzuat böyleydi.

 

Parayı almadan, kan verip, başını derde mi soksundu yani. Görevini suistimalden, siciline kara leke mi gelseydi yani. Hem, hangi birine yardım edecekti ki...


Adamın karısıydı. İlk çocuklarıydı. Çocuk doğmuştu. Anası ölmesindi. Daha değildi.

 

Koştu adam. Mahallesinden, konu komşusundan bir çırpıda topladı 250 milyonu.

 

Koştu adam. Üç ünite kan, karısına yetişmeliydi.

 

Koştu adam ve yığıldı kaldı...


\"Nerede kaldın!\" dedi doktorlar.

\"Geç kaldın.\" dedi hemşireler.

\"Başın sağolsun.\" dedi hastabakıcılar.

 

Yığıldı kaldı adam. Ölen karısı; başı sağolması gereken, kendisiydi.

 

\"Olay\" bekleyen muhabirler, adama doğrulttu kameralarını. Oysa adam, orada değil gibiydi. Neden sonra başını kaldırdı. Belki de; kendisine bir soru sorulduğunu sandı. Oysa sorulmamıştı. Adam, yine de cevapladı. Ağzından, sigara sarısı dişlerinin arasından tek bir kelime döküldü; \"Yoksulluktan.\" dedi. Sadece bunu dedi ve başını öne eğdi yine...


.....Kan Bankası’nın daha çok hakiki bir bankacıya benzeyen kadın müdürü; ertesi gün konuştu aynı kameralara. \"Olayda, bir kusur yoktur. Bu konuda çok suistimal oluyor. Bu nedenle, mevzuat gereği, parasız kan vermiyoruz.\" dedi.

 

O sırada cenazeden dönen bir kadın, yeni kudandaklanmış bebeği havaya kaldırdı ve bir soru sordu. \"Nerede bunun anası?\"

 

Sadece o soru yankılanıyor kulaklarımda: \"Nerede bunun anası?!\"


\"Nerede bunun anası? “Öldü” deme bana.

 

Bu cinayetin katillerini göster.

 

Sakın, \"Burası Türkiye!\" deme!.

 

Burayı bu hale getirenleri işaret parmağının ucuna yerleştir.

 

Ve sen cevap ver! Nerde bunun anası?!

 

...............

 

?

 

Bu yazı 2358 defa okunmuştur .

Son Yazılar