NOEL ANNE
Ayşe Reşad

Ayşe Reşad

NOEL ANNE

16 Aralık 2013 - 08:43

Kutuma düşen bir mailin başlığı şöyle:

Bu yıl hediyeleri Noel Anne dağıtıyor!

Gülsem mi ağlasam mı? Bir "Noel Anne"miz eksikti o da oldu.

Girdim siteye, meğerse hediyelik eşyalar satan bir sanal mağazanın reklamıymış..

Sipariş edilenleri, bu yıl "noel anne"ler taşıyacak demek?!

Aman ne memnun olduk, biz de bıkmıştık zaten "noel baba"lardan, değişiklik iyi gelecek!

İşte "Tut bir düzen para kazan!" bütün hikaye, herkes cebini doldurmaya bakıyor.

Siz doldurun kasalarınızı..Biz anne-baba bakmayız alırız hediyeleri..

Yılbaşında hediyesiz olur mu hiç?..Velev bir iç çamaşırı. İlla olmalı..

En kırmızısından hem de!

Yoksa uğursuzluklar peşimizi bırakmaz ha aman!

*

Baksanıza sokaklar, çarşılar, vitrinler yer gök hediye..Bir de ışıltılı, pırıltılı..

Sürü psikolojisi işte..Almayacak olan da yitip gidiyor kalabalıklarda..

Kanmayacak olan da kanıyor, yanmayacak olan da yanıyor yani kısaca..

Sıkı mı?! Alacaksın tabii.

Eh ardından da şubatta, sevgililer günü var zaten, elde kalanlar da o zaman pazarlanır.

Nasılsa renk yine kırmızı..

Gel vatandaş! "Her gün"e uyar kırmızılarımız vaaar!..

*

Merak ettim baktım nerden geliyor bu "kırmızı renk" tutkusu diye?

Vikipedi'de şöyle yazıyor: " Popüler Noel Baba imajı, çizer Haddon Sundblum'un, 1931 yılından itibaren Coca-Cola şirketi için hazırladığı çizimlerle son halini almıştır. Sundblum'un Noel Baba'sı, şişman, beyaz sakallı, uçları beyaz kürklü kırmızı bir kıyafet giyen, siyah kemerli, siyah çizmeli, yumuşak kırmızı şapkalıydı"

*

Hııım demek o kırmızılar Coca Cola'nın marifeti?!

Bu da güzel!!

Bir şehrimizin müftüsü de "kırmızı iç çamaşırı" hakkında açıklama yapmış, demiş ki;

".... giyilmesinin uğur getireceğine inanmak hurafedir, Allah'a şirk koşmaktır."

Peki yılbaşı kutlamaları hakkında bir şey dememiş mi müftü?

Dememiş! Deseydi onu da yazarlardı değil mi?

E kim diyecek o zaman?

"Etmeyin, yapmayın, uymayın, günahtır, haramdır" diye?..

.........

*

"E biz hiçbir kasıt olmadan yeni bir yıla girişimizi kutluyoruz sadece ne var bunda?"

-Müslümanların zaten yılbaşısı var ve kutladık 1 Muharrem'de.. -İlla kutlamak isteyenler, bunu neden kutlamıyorsunuz ki?

"Biz tüm dünyayla beraber kutlayacağız!"

-E siz şimdi hindi de keser, çam ağacı da kondurursunuz evlere?

Zaten hediyeler de cepte, Noel anneniz kapıda!..

Sokaklarda "mutlu noeller" pankartlarımız da asılı, partililerimiz sağolsun!!

Piyango biletleri yok satıyor. Kiliseye gidenler bile var!!

Eskiden "müslüman mahallesinde salyangoz satmak" diye bir deyim vardı..

Eskiden.

Heyhat! Mahalleler karıştı, salyangozlar-salyangoz gönüllüler de- soframızda baştacı..

*

O zaman ben sadece şunu diyeyim, zaten herkes herşeyi biliyor;

"Kim bir kavme benzerse onlardandır!."

"Noel baba" diye, yıllardır müslüman çocuklarının kalbinde taht kuran şahıs bir papaz yahu! Gerisi var mı?

Bir de yavrularını kucağına verip resim çektiriyorlar!

Üç kuruşluk hediyelere satmayalım can tanelerimizin akıl ve yüreklerini n'olur..

Zaten "yılbaşı" kuşatması başlamış durumda okullardan tutun, caddelere kadar maalesef..

Ne olur esirgeyebildiğinizce esirgeyin yavrularınızı, kendinizi.

*

Zehiri altın tasta sunarlar!

Daha önce de yazmıştım efendim, yavrularımızın bu ışıltıya, bu albeniye kapılmamaları için, lütfen onları biz kendi değerlerimizle doyuralım..

Ki özenmesin, benimsemesinler.

Bizde de bayramlar var, kandil geceleri var.. Bizim yılbaşımız var, her hafta Cuma günlerimiz var..

Bu günleri, daha doğrusu her özel günü fırsat bilip, yaldızlayalım biraz ne olur...

Evleri süsleyelim, hediyeler alalım sık sık, güzel ışıltılı paketler hazırlayalım..

İçine neş'e katalım..

Dinimiz ne güleryüzlü bilseniz!

Onu asık suratlı yapan bizleriz!.

Muhabbetle efendim.

Ayşe Reşad Cidde- 2010

 

Ey iman edenler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun. Onun yakıtı insanlar ve taşlardır.” Tahrim-6

Hz. Ömer; "Ya Resulallah! Nefislerimizi koruruz, fakat ehlimizi nasıl koruyabiliriz?" demişti. Bunun üzerine Allah'ın Resulü de şöyle buyurdu:

"Allah'ın sizi nehyettiği şeylerden onları nehyedersiniz ve Allah'ın size emrettiği şeyleri onlara emredersiniz. İşte bu, onları korumak demektir."

İbnu Ömer radıyallâhu anh anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Hepiniz çobansınız ve hepiniz sürünüzden mes'ulsünüz. İmam çobandır ve sürüsünden mes'ûldür. Erkek ailesinin çobanıdır ve sürüsünden mes'uldür. Kadın, kocasının evinde çobandır, o da sürüsünden mes'ûldür. Hizmetçi, efendisinin malından sorumludur ve sürüsünden mes'ûldür."

Buhari-Muslim

 

Bu yazı 3988 defa okunmuştur .

Son Yazılar