Para para para!
Ayşe Reşad

Ayşe Reşad

Para para para!

09 Ekim 2009 - 12:52

Napolyon’u protesto ediyorum! Evet evet Napolyon’u..

 

Hatırladınız mı hani bir şarkı vardı eskilerde: “Üç şey demiş Napolyon: “Para para para!” İşte böyle deyip kafamıza soktuğu için! 

 

O günden beri insanlar başka şey düşünmüyorlar. Bir akıl para, bir yürek para, iki göz para! “para para” diye dolanıp duruyorlar..

 

/ Ara ses: Sadece O günden beri mi?!!  /

 

Ah Napolyon ne ettin sen!? Keşke “sevgi, sevgi, sevgi” deseydin.. diyee :) ben kendi kendime düşünürken, Tarih Dedem sırtımı sıvazladı ve:

 

“Kızım haksızlık etme O’na, her lafın bir alıcısı bulunur..

 

Her iyinin ve her kötünün de alıcısı ve uygulayıcısı olduğu gibi dedi ;)

 

*

Her zamanki gibi kürsüye çıktı.Topluluğu dikkatlice süzdükten sonra konuşmaya başladı. Ayağını yere vurarak şunları söyledi:

 

“Sizin taptığınız benim ayaklarımın altındadır”.

 

Bu sözler üzerine Cemaat şok oldu. Hoca efendi çıldırmış olmalıydı. “Sizin taptığınız benim ayaklarımın altında” sözleri ve şiddetle yere vurduğu ayak sesleri cami kubbesinde yankılandı. Kısa bir şaşkınlıktan sonra saray muhafızları hocayı yaka paça aşağı indirdiler. Bu davranışı O’nun idamına sebep oldu.


Yıllar sonra Şam seferine çıkan Yavuz Sultan Selim Han, Şam alimlerinden bu hikayeyi dinledi. Sözlerinden dolayı idam edilen şahıs büyük İslam bilgini Muhyiddin-i Arabi idi.

 

Bu hadiseden sonra kötü bilinmiş ve kabri de çöplük haline getirilmişti. Yavuz Selim Han, derhal harekete geçip kabrin yerini tespit ettirdi. Oraya hemen bir türbe ve yanı başına büyük bir cami inşaatı başlattı. Ayrıca, Muhyiddin-i Arabi Hazretleri\'nin vefatından önce ayağını yere vurarak:

 

\"Sizin taptığınız benim ayağım altındadır\" buyurduğu yeri tespit ettirip kazdırdı.

 

Oradan büyük bir küp içinde altın çıktı.

 

Bundan Muhyiddin-i Arabi Hazretleri\'nin: Siz Allah Teala’ya değil de paraya tapıyorsunuz\" demek istediği anlaşıldı. Yavuz Sultan Selim Han, çıkan altınları Şam’ın fakirlerine dağıttı. –alıntı-

 

*

Genç bir çiftçi hayatında ilk defa büyük bir şehire gitmiş ve de gökdelenlerin yüksekliği ve insanların çokluğundan şaşkına dönmüştü .

 

Birden kalabalık bir caddede yürürken, kulağına aşina bir cırcır böceği sesi geldiğini zannetti . Durdu ve dikkatle dinledi . Evet, bu bir cırcır böceğiydi .

 

Ses büyük bir mağazanın önündeki çalıların arasından geliyor gibiydi . Bunun üzerine bu büyük çalı kümesine yönelip bakınmaya başladı. Bir mağaza görevlisi dışarı çıkıp \" Yardımcı olabilir miyim?\" diye sordu.\" Hayır , teşekkür ederim\" dedi genç adam .

\" Sadece şurada bir cırcır böceğinin sesini duyduğumu sandım . \"
\" Hayır \" dedi görevli, \"buralarda bulunmaz.\"

 

Genç çiftçi cırcır böceğini buluncaya kadar cırlak sesi takip etti , nihayet onu bir kuytuda bularak eline aldı ve \"Tamam , işte burada\" dedi.

 

Genç adam bu çalının önünden her saat binlerce insan geçmesine karşılık cırcır böceğini duyanın bir tek kendisi olmasına çok şaşırmıştı . Bunun üzerine küçük bir deneme yapmaya karar verdi.

 

Elini cebine atıp bir çeyrek çıkardı ve havaya attı .

 

Paranın kaldırıma vurduğu anda çıkan ses üzerine, düşen bozukluğu aramak için yürümekte olan tam 24 yaya durdu ! Genç çiftçi bu çelişkiyi bir türlü anlayamadı ...

 

Psikologlar genç adamın şahit olduğu olay için bir kelime kullanırlar. Buna algıda seçicilik denir , ve belli şeyleri görmek ve belli sesleri duymak için kendimizi eğitiriz anlamına gelir ...

Alıntı-Charles Lever

 

*

Algıda seçicilik!

 

Demek ki beyine komutlar gitmiş çoktan:

 

“Parayı gör!”

“Parayı sev!”

“Parası olanı sev!”

“Parayı duy!”

“Paraya-Parası olana değer ver yalnızca!”

 

Size de Nasreddîn Hoca’yı çağrıştırmadı mı?

 

-Ye kürküm ye!

 

Madem “..belli şeyleri görmek ve belli sesleri duymak için kendimizi eğitebiliyoruz..”

 

Bu mümkün, o zaman gelin bir iç eğitimle algılarımızı paradan gayrısına çevirelim..

 

Para yüreğimizde değil cebimizde dursun..Amaç değil araç olsun.

 

*

Üç şey demiş Napolyon
Para para para!
İnsanlar öldürülür onun uğruna
Servetin ulaşsa da yüz milyonlara
Kefeninin cebine sığmaz
Bir tek lira

 

Dinlemek için;)

 

http://www.yagmurdamlasi.net/nostalji_para_para_para.asp

 

*

Rızklar:

 

Hiç ummadığın bir zamanda,

Hiç ummadığın bir şekilde,

Hiç ummadığın bir yerde,

Hiç ummadığın birinin eliyle,

Hiç ummadığın bir gizemle,

Özel olarak gönderilir ve adrese teslim edilir.

Rezzak O..

Vahhab O..

Vedud O..

Rahim O..

Telaş etme! Gam çekme, el etek öpüp zillete düşme!..

 

Sadece elden geleni yap ve; “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” ayetine odaklan, O’nun boyasına boyan!.

 

*

Muhabbetle efendim, hayırlı cumalar ola..

Ayşe Reşad

Bu yazı 3910 defa okunmuştur .

Son Yazılar