Yalnız Allah için çalmalı bazen de..
Ayşe Reşad

Ayşe Reşad

Yalnız Allah için çalmalı bazen de..

13 Kasım 2009 - 13:50

Mesnevi’de bir hikaye var, ne zaman okusam yüreğime dokunur, ağlatır beni..

 

Allah için çeng çalan çalgıcının hikayesi bu, belki okumuşsunuzdur..

 

-Aşağıya ekleyeceğim, Mesnevi’den yazmıştım bir zaman bir bölümünü..Mutlaka okuyun efendim, çok çok güzel-

 

Elden ayaktan düşmüş, ama vaktiyle zamanın en meşhur çalgıcılarından olan bir ihtiyarın hikayesi bu.. Çalgı çalmaktan başka bir şey bilmiyor, elinden gelmiyor..

 

O da en terkedilmiş, en düşkün, em muhtaç bir vaziyetteyken gidiyor ıssız bir yere ve en iyi yaptığı işi “Allah için” yapıyor!  Allah için çeng çalıyor, ücretini de O\'ndan istiyor..

 

Allah için çalıyor ve Allah için şarkı söylüyor yani!

 

Allah da “kendi için çalan-söyleyen” bu çalgıcının yaptığını beğeniyor ve ücretini zamanın halifesiyle gönderiyor hem de..

 

Böyledir o Rabbim ah..

 

Yeter ki, sen O’nun için bir şey yap, velev ki çok basit, ya da insanlar nazarında hor görülen bir şey olsun, O beğenir.

 

O “kendisi için” olan amelleri bilir ve mükafatlandırır.

 

“Kendisi için çırpınanı” da kucağına alır, hiç bırakmaz.

 

 

Aklıma yargıçlık yapanlar düştü şu vakit;

 

“Sen şöylesin” “Sen böylesin” “Sen çok günahkarsın, yatacak yerin yok” “Haa o mu? Bırak ya ...nin biri!” “Bak namaz kılıyorsun ama kafan açık kabul değil!” “Namazsız oruç olmaz” vs.vs.

 

Bakar mısınız hüküm vermelere? Kesip biçmelere?!

 

Sana ne?!

 

Sen kimsin ki başkası hakkında hüküm veriyorsun?!

 

Ceplerde hep darağaçları! Ne kadar da hevesliyiz “Tanrı” olmaya!

 

Halbuki “Sen!” demenin öte ucu “Ben!” demektir, farkında değil misin?

 

Sen alçaltırken gayrını güya, kendini yüceltiyorsun!

 

Hatırla ve hiç unutma ki şeytan da “ben” demişti ve kovulanlardan oldu!

 

Allah yüreklere bakıyor, zahire göre hüküm vermez. “Ameller niyetlere göredir”hem..

 

Kimsenin kalbini yarıp bakamayız ki “şu, şudur” diyebilelim..

 

Hem desek de ne olacak? Abesle iştigal..Yargı ve ceza makamı ancak Allah’tır.

 

Bize düşen ancak kendimizi kollamak..

 

 

Yüreklere Allah içinlik katmalı biraz..

 

Amellere Allah içinlik katmalı..

 

Yalnız, yalnız Allah için çalmalı bazen de!

 

Ki burada da, orada da “yarar” olsun, boşa gitmesin..

 

Hele ki şu mubarek aylarda..Biliyorsunuz Hac Ayları’ndayız, Zilhicce kapıda..Hac Ayları: Şevval, Zilkade ve Zilhicce’den 10 gündür..

 

Şimdi Zilkade 26 . Bu ay aynı zamanda haram aylardan efendim..Haram aylar, dikkat edilmesi gereken çok önemli zamanlardır. Her iyilik ve her kötülük misliyle muamele görür, katlanır bu vakitlerde, dikkat etmeli, uyanık olmalı.

 

Bir dahaki seneye erişebilecek miyiz bilmiyoruz, o yüzden boşa geçirmemeli.. Elden geldiğince zamanlara adres bırakmaya, her yaptığımızı “Allah için” yaparak kısa ömrü bereketlendirmeye çalışmalı..

 

Normal günlük işlerimizde de,  her  -zaten- yapacağımız işlerin bile, niyetle yönünü O’na çevirebiliriz..Böylece zaman lehimize işler, kazanan biz oluruz.

 

 

Zilhicce’nin ilk 10 Gecesi de çok önemli aman dikkat!

 

Rabbim yemin etmiş bu 10 geceye..Kur’an’da dikkat edin efendim, Rabbimiz’in üstüne yemin ettiği herşeyde mutlaka bir özellik, bir hikmet vardır;  “Veleyâlin aşr” “Velasr” “Vettînu vezzeytûn” vb.

 

Bu 10 gecede rahmet sağanak sağanak iner..Yapılan tüm ibadetler katlanır; namaz, oruç, sadaka, içine “Allah içinlik katılmış” tüm ameller..

 

Bir de ayrı bir özellik var efendim; Bu 10 günde..Bazen çok isteyip de yapamadığımız ya da vazgeçemediğimiz işlere bu 10 gün içinde “bismillah” deyip başlarsak, Rabbim zorları kolay ediyor muvaffak ediyor inanın..

 

Ben kendimden biliyorum :) Geçen yıl 2 Zilhicce’de sigarayı bıraktım elhamdulillah..Daha önce çok kereler denememe rağmen hep geri dönüyordum.. işte geçen yıl bu rahmet sağanağında 2 rekat namaz kılıp dua ettim;

 

“Rabbim n’olur yardım et, çok seviyorum bu sigarayı ama biliyorum ki çok zararlı, beni vazgeçir, yapacaksan tek sen yapacaksın bunu, benim gücüm yetmiyor, sana teslim oldum” dedim ;) Ve bakın 1 yıl oldu, şimdi yanımda içenlerden bile acaip rahatsız oluyorum..

 

Diyeceğim odur ki efendim sigarayı bırakmak isteyenler varsa, bu sağanakta bir koşu bırakıversinler inşaAllah ;)

 

Zilhicce’nin 10 günü ve yapılacaklar için geçen yıl yazdığım şu yazıyı mutlaka okumalısınız efendim:

 

http://yurekyanginlari.blogcu.com/ben-hep-seninleyim-sen-nerdesin-kiminlesin_29811551.html

 

muhabbetle

 

Ayşe Reşad

 

 

Allah için Çeng Çalan Şarkıcı’nın Hikayesi

 

Hz.Ömer zamanında ihtiyar bir çalgıcının aç kaldığı bir gün

mezarlığa gidip Allah için çeng çalma hikayesi..

 

Bilmem işittin mi? Hz. Ömer zamanında pek güzel, pek latif çeng çalan bir çalgıcı vardı..Meclisleri, toplulukları onun nefesi süslerdi..Öyle bir çalgıcıydı ki, dünya onun yüzünden neşeyle dolmuştu..Onun çenginin sesinden, can kuşu kanatlanır uçardı..

 

Aradan nice zaman geçip de, çalgıcı ihtiyarlayınca, cana can katan güzelim sesi çirkinleşti.. Artık hiç kimse, o sese önem vermez oldu.

 

Zaten hangi hoşluk vardır ki, sonunda hoşluğunu kaybetmesin?..

Hangi tavan vardır ki yıkılıp yerlere serilmesin?..

 

Seneler geçti, çalgıcı çok yaşlandı ve çöktü. Artık hiçbirşey kazanamaz hale geldi, bir dilim ekmeğe muhtaç oldu. Bir gün içi yanarak Cenab-ı Hakk’a yalvardı da dedi ki:

 

“Allah’ım! Bana uzun bir ömür, tükenmez fırsatlar verdin..

Benim gibi değersiz bir kula nice ihsanlarda bulundun..

70 yıl günah işledim durdum; bir gün olsun rızkımı kesmedin, nimetini esirgemedin.. Artık kazancım yok; elim ermez-gücüm yetmez oldu..Ben bugün Senin misafirinim.. Seninim.. Bugün yalnız Senin için çeng çalacağım..”

 

Çengi omuzladı, Allah’a sığınmak, O’na çeng çalmak için, ah vah ederek Medine mezarlığına yöneldi..Kendi kendine dedi ki;

 

“Ben çalacağım çengin ücretini Allah’tan isterim, çünkü O, özü doğru olanları kabul eder, kerem buyurur..”

 

Bir hayli çaldı, ağladı.. Sonra çengi yastık yaptı, bir mezarın yanında başını çenge koyup yattı.. Uyku onu esir aldı, can kuşu hapisten kurtuldu..Ten esaretinden, dünya ızdırabından kurtulunca mana alemine ve can ovasına vardı.. -Rüyasında ona cennetlerden bir cennet gösterildi de mestoldu, orda ebedi kalmak diledi Rabbinden- Fakat ihtiyar çalgıcıya: “Burada kalmaya özenme, tama’ etme. Madem ki ayağından mâsivâ dikeni çıkmıştır, korkma, haydi git..” diye emir geldi..

 

O sırada Cenab-ı Hakk, Hz. Ömer’e öyle bir uyku verdi ki, uykudan başını kaldıramadı. Bu hale şaştı kaldı da;  “Böyle bir uykuya alışık değilim, bu uyku sebepsiz değildir. Herhalde gizli âlemden geliyor..” diye düşündü.. Başını koydu yattı, uykuya daldı, bir rüya gördü:

Rüyasında Hakk tarafından bir ses geldi, bu sesi ruhu işitti...

 

“Ey Ömer! Bizim kulumuzu ihtiyaçtan kurtar! Bizim has ve muhterem bir kulumuz var. Onu görmek için mezarlığa git. Herkesin hakkı olan Beytü’l-Mâl’den 700 dinar al. O parayı ona götür de de ki: “Ey bizim seçkin erimiz şimdilik bu kadar getirdim, bunu al harca, tükenince yine buraya gel!..”

 

Hz. Ömer, rüyasında işittiği sesin heybetinden uyandı, yerinden sıçradı kalktı ve bu hizmeti görmek için hazırlandı. Para kesesi koltuğunda mezarlığın yolunu tuttu. Koşa koşa Allah’ın has kulunu aramağa başladı.Mezarlığın çevresinde bir hayli döndü-dolaştı. Fakat o ihtiyardan başkasını göremedi..Kendi kendine: “Bu olmasa gerek.. Cenab-ı Hakk; “tertemiz, arı-duru, hizmete layık bir kulum var” diye buyurmuştu.. İhtiyar bir çalgıcı nasıl olur da Allah’ın has kullarından olabilir?..”

 

“Ey Allah’ın sırrı! Sen ne kadar hoşsun, ne kadar garipsin.” Dedi.Yine arandı da o çalgıcıdan başkasını göremeyince:“Karanlıklar içinde nice nurlanmış gönüller vardır..” dedi.

 

Sonra geldi ihtiyar çalgıcının yanına büyük bir saygıyla oturdu, uyanıp ondan korkan çalgıcıya: “Benden korkma, ürkme; sana Hakk tarafından müjde getirdim..” dedi.

“Hakk’ın sana selamı var, senin halini-hatırını soruyor, hadsiz-hesapsız zahmetler, kederler, gamlar yüzünden nasıldır, ne haldedir diye soruyor.. İşte zarûri ihtiyaçların için bir kaç altın. Bunları harca yine buraya gel.”

 

İhtiyar bu sözü duyunca titremeye, elini ısırıp dövünmeye başladı;

 

“Ey eşi benzeri olmayan Allah’ım!

Zavallı ihtiyar kulun utancından su kesildi..” diye feryad etti..

Bir hayli ağladı; derdi, kederi haddi aştı. Nihayet çengi yere vurdu, parça parça etti.Parçaladığı çenge seslenerek dedi ki:

 

“Ey Rabbimle benim arama perde olan!

Ey hakk yolundan beni saptıran! Ey benim yolumu kesen!

Ey 70 seneden beri kanımı içen! Ey kemal sahibi insanlar yanında beni küçük düşüren, yüzümü karartan!..”

 

“Ey ihsan ve vefa sahibi Allah’ım!

Cefalarla, suçlarla geçen ömrüme sen acı! “

 

“Allah bana öyle bir ömür lûtfetti ki, o ömrün bir gününün bile kıymetini kimse bilemez, ona değer biçemez..Ben ise hayatımı, kıymetli ömrümü boş yere harcadım.

 

Bana verilen sayılı nefeslerimin hepsini de, tiz ve pes seslerle tükettim, gitti...

 

Ben nağmelerle uğraşırken, ırak perdesini düşünürken, firak zamanını düşünemedim, yani dünyadan ayrılacağım zamanın acılığı hatırımdan çıktı gitti..

 

Yazıklar olsun ki, zir efgend hurd makamının tizliğinden, bunu düşünüp, onunla meşgul oluşumdan, gönlümün ekini, gönlümde bulunması gereken manevi duygular kurudu; gönlümse öldü.

 

Eyvahlar olsun ki, şu 24 perdenin sesiyle ömür kervanı geçti gitti. Gün akşam oldu..

 

Allah’ım! Verdiklerine razı olmayan, sızlanıp duran, feryad eden nefsimin elinden feryad ediyorum..

 

Başkasından şikayette bulunmuyorum..

 

Sen’den, maddi çıkarım için yardım isteyen kendimden sana şikayette bulunuyor, adalet istiyorum..

 

Kimsecikten adalet beklemem, derdime çare bulamam; ancak bana benden yakın olandan adalet bekler, çare bulurum..

 

Çünkü bu benlik, bu varlık her an bana ondan gelmekte; bu varlık vehmi azalacak, bitecek olursa, başka bir şey kalmayacağı için yalnız onu görürüm..”

 

Hz. Ömer, çalgıcıya dedi ki:

 

“Senin bu ağlayıp sızlayışın, kendinde oluşunun, ayıklığının belirtisidir..”

 

Mesnevi 1. cilt 1915- 2072-2075-2082-2085-2090-2095-2100-2105-2110-2162-2165-2170-2175-2180-2185-2190-2195-2199-ilaâhir..

 

Mesnevi tercümesi 1/2 Cilt Tercüme: Şefik Can/Ötüken Yayınları

 

Hikâye bir sayfa kadar daha devam ediyor efendim. Ve..Bundan ötesi sırlar ötesi sırlardır..Dileyen kardeşlerimiz, yukarıda verilen numaralardan araştırıp, aslından okuyabilirler..Ben arada bazı bölümleri atlayarak yazdım.. Tamamını okumanızı tavsiye ederim..

 

muhabbetle

 

Bu yazı 3288 defa okunmuştur .

Son Yazılar