Dilek Akın - Şanlıurfa artık Büyükşehir
Bugun...

Şanlıurfa artık Büyükşehir


Dilek Akın
prajans@dilekakinpr.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 14-12-2014 00:07
Şanlıurfa artık Büyükşehir   Büyükşehir olmak ayrıcalık. Büyükşehir olmanın sorumlulukları da fazla tabi..Büüyükşehiri yönetenlerin de öyle. Hani sıradan bir görüntü başka şehirlerde olsa doğal karşılarsınız ama eğer bir büyükşehirde olursa “yakışır mı?” derler.. Benim Şanlıurfa ile tanışmam Piazza AVM ile oldu. Bu kurumun basın danışmanı olarak geldiğim bu kenti tanıyorum ancak, sorunlarını gündeme getirecek kadar değil tabiî ki.. Birçok sorununa vakıf değilim. Yarı Şanlıurfalı bir yazar olarak benim eksiklerimi duyarlı okurlarım kapatıyor şükürler olsun… Bana zaman zaman okurlarımdan gelen mektupları burada paylaşarak, çözümü konusunun da takipçisi olmak bir gazeteci olarak benim görevim.  Yaşadığı şehrin sorunlarına duyarlı davranıp, bunları köşeme taşımam için bana maille ulaşan okurlarıma teşekkür ediyorum. Bana gelen son okuyucu mektubumu bugün sizinle paylaşacağım. Bu okurum, kentine o kadar duyarlı ki; bir de öyle güzel kaleme almış yılların gazetecisi olarak kıskanmadım kalemini desem yeridir. Bu okurum, bence belediye başkanı bile olabilir, kentin resmen röntgen filmini çekmiş gibi…Sorunları tespitle kalmamış, çözümünü de sunmuş. Değerli belediye başkanlarımıza duyurulur. Ellerine sağlık sevgili okurum Urfa’nın çözülmeyen sorunları ve çözümleri Şanlıurfa’da yıllardır devam eden ve bir türlü çözüme kavuşturmadığı için kronikleşen bir takım sorunlar var. Bunların büyük bir kısmı sağlık açısından, bir kısmı da ekonomik açıdan önem arz ediyor. Bugün biraz sorun-cevap oynamak geldi içimden Sorun 1:Karakoyun deresi Kentin merkezinde, çarşının neredeyse göbeğinde bulunan ve yıllardır bir kısmının üstü kapatılan dere bir türlü tam olarak ıslah edilmedi. Çevresine yaydığı pis koku ve kötü görünüm nedeniyle kente olumsuz bir imaj kazandırıyor. Şanlıurfalıların, boğucu sıcakların hissedildiği yaz aylarında damda uyudukları dikkate alındığında yaz mevsiminde yaşadıklarını tahmin etmek pekte güç olmuyor. Sorun 2: Millet Hanı Tam olarak ne zaman yapıldığı bilinmeyen yaklaşık 500 yıllık tarihli Han kaderine terk edilmiş durumda. Konuyla ilgili sık sık gündeme gelen haberlere binaen yapılan açıklamalarda, o hanın kent turizmine kazandırılması için çalışmalar yapıldığı ve proje aşamasında olduğu bildiriliyor. Geçtiğimiz yıl “ Millet hanı için ilk kazma 20 Kasım’da” diye açıklama yapılmıştı. Olayın üzerinden yaklaşık 5 ay geçti ancak o “ilk kazma” henüz görülmedi. Sorun 3: Halepli bahçe mozaikleri 2007 yılının haziran ayında iş makinesinin kepçesi belki de o güne kadar dokunduğu en değerli taşlara ulaştı. Toprağın altından adeta tarih fışkırdı. Aradan geçen 5 yıla rağmen bölgede kayda değer bir çalışma yapılmadı. Öyle ki;  dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Bakanı Ertuğrul Günay bile mozaik alanını ziyaret etti ancak çalışma henüz tamamlanmadı. Varan 4: Elektrik kesintileri Şanlıurfa’nın belki de insan psikolojisi üzerinde en olumsuz etki yaratan sorunlarından biri de elektrik kesintileri. Düşünsenize akşam eve gidiyorsunuz çocuklarınızla sofraya oturuyorsunuz herkesin elinde bir mum ve o sırada ekmek bulmaca ve su bulmaca oyunu başlıyor. Dışarıda hava açık bulut yok, yağmur yok bir yanda Şanlıurfa’nın sahip olduğu elektrik üretme barajı bir yandan da yaşanan durum insanı düşünmeye sevk ediyor. Neyse ki aldığım bilgiye dayanarak bu yıl yeterli ödenek gelmiş, bu yaz çalışmalar devam edecekmiş. Kış sonuna kadar bu sorundan kurtulmayı ümit ediyoruz. Sorun 5: Trafik sorunu Akarbasından başlayarak Sorayönü Caddesi üzerinde bulunan Kapaklı Pasajı’na kadar gelişi güzel park eden araçlar adeta trafiği felç ediyor. Daha önce trafik polisleri denetiminde olan bu güzergahta böylesine bir problem görülmemişti.  Şimdi bir de parkmatikler çıktı. Bu sayede belediye park parası kazanıyor ama bir keşmekeşlik almış başını gidiyor. Sorun  6: Şehir genişleyeceği yerde daralıyor 18 bin 584 kilometre kare yüz ölçümü ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük şehri Şanlıurfa yüz ölçümünün yaklaşık yüzde 3’lük bölümü yerleşik amaçlı kullanılıyor. Nüfus çok yerleşim alanı az olunca başta trafik sorunları olmak üzere konut fiyatlarının yükselişi alt yapı sorunları park ve bahçe alanları eksikliği gibi sorunlar görülüyor. Sadece ele aldığım birkaç sorunu yazdım. Birde kendimce cevap vermek istedim mesela Çözüm 1: Karakoyun deresi Bu konuda çözüm hazır, uygulanmayı bekliyor. Bu sorunun çözümü için devam ettiği belirtilen ancak, uygulaması görülmeyen proje derhal hayata geçirilmeli. Karakoyun Deresi barajın temiz sularına kavuşmalı. Bu konuda bir zaman çalışma var gibiydi. Çözüm 2: Millet hanı Han için birilerine proje için proje hakkı verilmiş diye söylemler var. Şayet gerçekten proje birilerine verilmemişse ki; kime verildiği bizi ilgilendirmez o proje bir an önce hayata geçirilmeli. Projede Han’ın Turistik hotel olarak kullanılacağı duyumları geliyor. Güzel bir proje olduğunu düşünüyoruz. Bir an önce hayata geçirilmeli yoksa Urfa’da o Han’ı 49 yıllığına kira karşılığı yap-işlet-devret modeliyle yapacak insanların olduğunu biliyoruz. Çözüm 3: Halepli bahçe mozaikleri Burasını değerlendirmek için eğer Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yeterli bütçesi yoksa Avrupa Birliğinin fonlarından yararlanmalı. Çözüm 4: Elektrik kesintileri Şanlıurfa’nın tüm tesisatının baştan aşağı yenilenmesi gerekiyor. Yenilenme için Şanlıurfa’ya 20 trilyon gönderildi. Bu para uçmadı ya derhal bu para elektrik için kullanılmalı. Aksi takdirde Urfa halkı bir kış daha karanlıkta kalmayı göze alamayacaktır. Cevap 5: Trafik sorunu Derhal Akarbaşı Sarayönü Caddesi trafiğe kapatılmalı. İnsanlar bu güzergâhta özgürce yürüyebilmeli. Ama esnafımız karşı çıkıyor. Ancak, esnaf neden karşı çıkıyor onu da anlayabilmiş değilim. Bu durum kendilerinin menfaatine olacaktır.. Biraz da kent yöneticilerine kulak verilmeli diye düşünüyoruz. Cevap 6: Şehir genişlemiyor Şehrin genişletilmesi için biran önce yeni imar alanlarının açılması gerekiyor. Ama bu genişleme tarım alanlarına doğru değil. Evren Sanayi Sitesi yönünde olmalı. Tarım alanlarını istila etmek çocuklarımızın, torunlarımızın hakkını yemekten başka bir şey değildir.  Toprak en değerli hazinedir. Biz hazine üzerine ev yapıyoruz. Buradan yazıyorum. Gelecek nesillerimiz, tarım arazileri üzerine ev yapma izinleri verenleri yargılayacak. Bir gün dünya nüfusu 12-13 milyara dayandığında artık petrol için değil toprak için savaşılacak. Siz yarınları topraksız bırakırsanız torunlarınızın mahkemesinden geçersiniz. Üstelik dağlık alanlar deprem açısından daha güvenli. İşte Van depreminde gördük. Zemin alanının çoğunluğu tarım alanı olan Van yerle bir oldu. Küçük bir deprem ama büyük bir yıkım oluştu. “Urfa’da deprem olmaz” deniliyorsa Urfa’da yaşayan dedelerimize, ninelerimize sorarlarsa anlatırlar   

Saygılarımla

DİLEK AKIN 


Bu yazı 59004 defa okunmuştur.

YORUMLAR

mehmet harun
17-02-2015 09:01:00

Dilek Hanım sorunları verip, ardından kendinizce sorunlara çözüm bulma yaklaşımınızın, Urfada sorunlara yaklaşıma tarzına örnek olması açısından çok önemli.Tebrikler

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI