Çayını, Kahveni İçersem
Emine Fikriye Beledli

Emine Fikriye Beledli

Çayını, Kahveni İçersem

08 Ağustos 2012 - 18:27

Çayını, Kahveni İçersem

Banka müdürü traş olmak için aynanın karşısına geçti.
Yüzüne bakar bakmaz rengi kireç gibi oldu.
Ağzı sağ kulağına doğru yamulmuştu.
Aceleyle giyinip hastaneye gitti.
Doktor:
-Kaşlarını kaldır dedi.
Kaşlar kalkmıyordu.
-Gözlerini kapat dedi.
gözler yarı kapanıyordu.
Gülümse dedi ağzı sağ tarafa doğru yayılıyordu.
-Felç olmuşsun dedi doktor dosdoğru.Tedavisi çok zordur.
Masasına dönüp ilaçlarını yazdı.
Banka müdürü ilaçlarını alıp kullanmaya başladı.
İyileşemiyordu bir türlü.
İşe gidemiyor, insan içine çıkmaya utanıyordu.
Kendisini ziyaret gelen arkadaşlarından biri.
-Mirine Hoca’yı bilir misen dedi.
-He, duymuşam adını.
-İyileştirirse o iyileştirir seni.
Müdür umutlandı. Yatağından doğrularak:
-Hele kurbanın olum, git getir dedi. Gelmezse ben giderem ayağına.

Caminin eyvanında oturmakta olan Mirine Hoca kapıdan giren iri yarı erkeğe baktı.
-Selamün aleyküm hocam dedi adam.
-Be aleyküm selam dedi Mirine Hoca gülümseyerek.
-Gel otur.
-Yok hocam oturacak zaman değil.
-Hayırdır dedi Mirine Hoca kaşlarını çatarak.
Adam telaşla durumu anlattı.
Mirine hoca elini yere verip ayağa kalktı.
-Ya bismillah dedi.
Urfa’nın tozlu sokaklarında yürüyerek banka müdürünün evine vardılar.
Mirine Hoca, kendisini ayakta karşılayan banka müdürüne oturmasını işaret etti.
Banka müdürü hayattaki sedire oturdu. Mirine Hoca da yanına geçti.
Müdürün rengi atmış yamuk yüzüne baktı.
-Ne olmuş sıfatıya dedi.
Banka müdürü anlatmak için ağzını açtığı anda,
Mirine Hoca, ayağından çıkardığı kahverengi postalını müdürün yüzünün felçli tarafına çarptı.
Müdür irkildi. Can acısıyla elini yanağına götürdü.
Gülümsedi Mirine hoca.
-Di haydi Geçmiş ola dedi postalını giyerken.
-Yüzün düzeldi diye bağırdı arkadaşı sevinçle. Eğriliği gitti.
Başını hayatın kenarlarına dizilmiş odalardan birine çevirdi Müdür heyecanla.
-Hele bir ayna getirin diye seslendi.
Çilli küçük bir oğlan ayna getirdi.
Müdür yüzüne baktı.
Baktı…
Ağlamaya başladı sevinçten.
-Hocam Allah senden razı olsun dedi.
Hoca, gülümsedi.
-Amin dedi. Cümlemizden.
Gitmek için ayağa kalktı.
Müdür yerinden fırladı.
-Hocam bir çayımızı, kahvemizi iç dedi heyecanla.
-Gerek yok dedi Mirine Hoca.
Elini kaldırdı.
-Selametle.
Müdür önüne geçti.
-Vallah bırakmam hocam!
Hoca Mirine içini çekti.
Oğlum dedi sen banka müdürü değil misen?
-He hocam.
-Banka faizle çalışmaz mı?
-He hocam çalışır.
Mirine Hoca, karşısındakini kırmamak için sesini iyice yumuşattı.
Banka faiz yuvasıdır. Senin çayıyı, kahveyi içersem bir daha kimseye yardım edemem oğlım…
Müdür kırlaşmış başını önüne eğdi.
Allah dostu Mirine Hoca, bahçe kapısından çıkıp, evinden daha çok vaktini geçirdiği camisine yöneldi.
Dudaklarında Rahman’ın sırlı esmaları vardı…

Bu yazı 5150 defa okunmuştur .

Son Yazılar