“Acımasız Hayat”
Emine Sivri

Emine Sivri

“Acımasız Hayat”

11 Eylül 2009 - 16:47

 

Hayat, acımasız...

Sen de acımasız olmalıymışsın. Ancak öyle tutanabilirmişsin hayata. Obir türlü mümkün değilmiş...

Öyle diyor acımasızlar. Hakikaten öyle mi?

 

Evet Hayat ACIMASIZ...

Ancak ben de acımasız olmak zorunda mıyım? Başka bir yolu yok mu bunun. Yani obir türlü hayata tutunmak mümkün değil mi?

Neden peki?

Hayatı acımasız yapan yine biz değil miyiz? Özeleşti yapmayı ne zaman terk ettik biz?

“Hayat, yaşamak çok güzel” diyen yok mu aramızda, neredeler şimdi?

Gerçek şu ki bugünkü dünyada hepimiz ACIMASIZIZ...

Bir şekilde birilerinin canını yakıyoruz.

“Ben acımasız değilim” diyenimiz var mı? Kendine güvenen bir babayiğit yok mu?

Ben diyemiyorum... “Ben acımasız değilim” demiyorum dahası diyemiyorum üzgünüm.

Dilim söylemeye cesaret etse bile yüreğim izin vermiyor buna...

 

“Yaşamak için acımasız olmak gerekir” diye kandırıyorum, kandırıyoruz kendimizi. Sanki obir türlü yaşamak mümkün değilmiş gibi...

Biz bahanelerin arkasına saklanır olduk. Birilerini suçlar hale geldik.

Oturup düşünmek yerine işin kolayına kaçar olduk.

 

Zaman zaman düşünüyorum, neden? Neden böyle oldum, neden böyle olduk?

Hayat şartları mı, geçim derdi mi yani?

 

Soru işaretleri gözünüze gözünüze çarpıyor dimi?

Soru işaretleri benim sadece gözüme değil yüreğime de çarpar oldu. Soru işaretlerinden kurtulmaya çalışırken aksine soru işaretleri beynimde çoşuyor, yüreğimde kalp atışlarımı tetikliyor. Bazen mücadele edemiyorum.... düşünmemek istiyorum, gözlerimi kapatıyorum bir an bilgisayar başında hiçbirşey düşünmek istemiyorum, kulaklığımdan gelen müziğe odaklanmak istiyorum şuan yaptığım gibi, yatağımda yastığa sarılıyorum düşünmek istemiyorum, ne mümkün...

Rüyalarımda soru soruyorum kendi kendime. Rüyalar kabusa dönüşüyor. Soru işaretlerime cevap arıyorum...

Olmuyor olmuyor...

Bu yazı 22003 defa okunmuştur .

Son Yazılar