AKLIN ÜZERİNDEKİ ÖRTÜYE DİKKAT
Fadıl Kılıç

Fadıl Kılıç

AKLIN ÜZERİNDEKİ ÖRTÜYE DİKKAT

01 Temmuz 2013 - 11:23

İnsanın akılını örterek işlevsizliğine neden olan bütün sarhoşluk veren alkollü içkileri Yüce Allah Kuran'ı Kerim'de, insanlara verdiği zararlardan dolayı yasaklamış ve bu konuda Maide Suresi 90-91.Ayetlerde şöyle ferman etmiştir: Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?
Bazı gıda ürünlerinin nişastasını şekere dönüştürerek meydana gelen glikoz çözeltileriyle mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen alkol, keyif amaçlı içecek türü olarak tüketildiğinde, mahiyetinin ve var oluş gayesinin dışında kullanım alanına çıktığından dolayı "Fıtrat(yaratılış) Kanunlarına" aykırı bir durum arz etmektedir. 
Renksiz, kokulu ve acı bir sıvı olan alkol, -80 derecede donması ve +78 derecede kaynaması ve çok yanıcı, kuvvetli ısıveren bir madde olmasıyla özel amaçlı bilimsel bir kullanım özelliği taşımaktadır.
Allah kitabı Kur'an, her tür zararlı maddeyi ve alışkanlığı "insanlığın lehine" yasaklamıştır. Alkol kullanımı, gerek bireysel ve gerekse toplumsal açıdan pek çok zararı bünyesinde taşımaktadır. Bu ilahi yasaklama, Kuran, hadis, icma ve kıyas ile kesinlik kazanmaktadır. Kur'an'ın canlı örneği Hz.Muhammed'in(s.a.v.); "Çoğu sarhoş edici olanın azı da haramdır." buyurmasından dolayı, Peygamberimiz'e "varis" niteliği taşıyan tüm âlimler, alkollü içkilerin haram olduğunda ittifak etmişlerdir.
Bazı çevrelerin, "Alkolde bazı faydalar vardır, az içmek kalbe yararlıdır" gibi mesnedsiz söylemleri, ilmi otoritelerden vize alamayan bir iddiadan başka bir şey değildir. Alkolün soğuk coğrafyalarda yararlı olduğu iddiası da gerçekle bağdaşmamaktadır, tam aksine vücut ısısının daha çabuk düşmesine neden olarak donmayı çabuklaştırmaktadır.
İnsanın vücut sağlığını tehdit eden yabancı bir madde ve "zehir" olması özelliğiyle alkol, pek çok aile probleminin, trafik kazalarının, kavgaların, yaralanma ve ölümlerin asli sebebi olarak kayıtlara geçmektedir.
Alkol sadece dini açıdan değil, dünyevi pek çok konuda özellikle trafik açısından da son derece sakıncalıdır. Aklı deprese ederek, dikkati ve kontrolü dağıtmasıyla telafisi imkânsız zayiatlara sebebiyet vermektedir. Alkolun bu zararından dolayı, trafikte alkollü araç kullanımı yasaklanmıştır. Demokratik ve özgür iradenin sandığa yansıması için, seçim günlerinde alkol alımı ve satımı men edilmiştir.
"Meşru(İslam Şeriat'ına uygun)daireyi keyfe kâfi" kılan Allah, insanın rahatlıkla istifade edip içebileceği helal olan sayısız yiyecek ve içecek var etmiştir.
"Her bir helal, harama karşı en güçlü ve doğru alternatifin ta kendisidir". Akli, tıbbi, dini ve dünyevi açıdan çok büyük zararları olan alkolün yerine, birbirinden leziz ve faydalı helal içecekleri kullanmak en doğru seçenektir. Hz.Muhammed(s.a.v.)'in veciz ve beliğ ifadesine göre alkol, diğer tüm zararlı alışkanlıkların (uyuşturucu, sigara vb) anası yani temel kaynağıdır.
Alkole tutkunluk derecesinde bağlılığın adı olan "alkolizm sendromu" ile alkolik bireylerin topluma ve kendilerine verdiği zararlar, onarımı imkânsız tahribatların oluşumuna zemin oluşturmaktadır. Alkolün kendisine zararlı olduğunu bildiği halde içmekten kendini alamayan kişilere bilimsel ve tıbbi desteğin mutlaka verilmesi gerekmektedir. 
Eğitimde feda edilebilecek hiçbir fert olmadığı nasıl kesinlik kazanmış ise alkole karşı kaybedilebilecek hiçbir birey de olmamalıdır. 
Bu konuda kırıcı, itici, uzaklaştırıcı, dışlayıcı olmak yerine günahın sahibine bu dünyada bile bünyesinde saklı tutuğu cehennemim manevi ateşini hissettirerek, nurlu temel eserlerin yakın takip ve rehberliği esas alan koruyucu iman hizmetlerinden yararlanmalarına azami fırsat tanınmalıdır.
Mutluluk, gerginlik, neşesizlik, tatil, parti, doğum günü, arkadaş toplantısı gibi nedenlerle "Alkolizm"i çağdaş bir din olarak dayatan etkenlerden ve unsurlardan bilhassa gençlerimizi ve tüm toplumu korumak her kesin görevi olmalıdır. Alkol aldıkça problemlerin ve depresyonun  artmasıyla başta uyku kalitesi düşer, geceleri uyanarak panik nöbetlerin girdabında bitmeyen ağrılar ve acılar kaçınılmaz olur.
Boşanma, terk edilme, ev-iş sorunları, trafik kazaları, yasal sorunlar, cezaevi, karaciğer sirozu, körlük, kardiyomiyopati (kalp büyümesi),yüksek tansiyon, kas yıkımı, kan hastalıkları, pankreas iltihabı, felçler ve beyincik hasarı gibi sayılmayacak kadar zararları olan alkolden kurtuluş için yürütülen her türlü gayreti takdirle karşılamalıyız. Sadece günaha düştükten sonra değil, günaha düşmeden önce de "koruyucu hekimlik, önleyici hizmetler" gibi hastalıktan ve özellikle alkolden caydırıcı toplumsal manevi hizmetleri desteklemek gerekir.
Gönüller Sultanı Hz.Muhammed(s.a.v.)'in muhteşem benzetmesine göre tüm insanların beraber taşındığı "yerküre gemisi"nde hiç kimse kendisine düşen yeri bireysel özgürlük adına delemez. 
Bunu yaptığı taktirde her kesin batmasına sebebiyet verecektir. 
Gemideki kendi yerini özgürlüğü adına delen kişiye, gemideki diğer kişiler müdahale etmezlerse, Efendimiz'in ifadesine göre geminin "heleku cemien" yani topluca batmasına katkı sağlamış olacakları unutulmamalıdır.
Ortak yaşadığımız bu" Hayat gemisi"nde topluca batmak yerine topluca kurtulup sahil-i selamete varmak için alkolden uzak, Allah'a itaatte mutlu ve sağlıklı bir yaşam dileğiyle her kese selamlar…  

Bu yazı 30654 defa okunmuştur .

Son Yazılar