ALLAH’A İTAATİN BAYRAMI
Fadıl Kılıç

Fadıl Kılıç

ALLAH’A İTAATİN BAYRAMI

07 Ağustos 2013 - 13:30

Müslümanların bütün hayat alanlarını şerefle mensup oldukları İslam Dini tayin ve tespit etmektedir. İslam tarihinde hicretin 2. yılından itibaren kutlanmaya başlanılan "Ramazan ve Kurban bayramları" olmak üzere İslam ümmetinin iki bayramı vardır.

 

Sevinç ve mutluluk içinde başta akraba-i taallukat, eş,dost ile birlikte huzurla geçirilmesi amaçlanan bayram günlerinin hakkıyla eda edilebilmesi için Hz. Peygamber Efendimiz(s.a.v.) Ramazan Bayramı'nın birinci ile Kurban Bayramı'nın tüm günlerinde oruç tutmayı yasaklamıştır.

 

Arapça'da “tekrar dönmek” anlamına gelen  " ıyd” kelimesi bayramın karşılığı olarak bu dildeki yerini almıştır. Farsçada “sevinç ve eğlence günü anlamına gelen "bezm-i râm" ise Türkçede ”bayram” olarak karşılık bulmuştur. ”varlık sadakası” anlamına gelen fıtır sadakası Ramazan ayında verildiğinden dolayı bu kutlu ayın bayramına da 'ıydu'l-fıtr” adı verilmiştir.

 

Sahibini mahcup edici bir cehaletin yakışıksız söylemiyle Ramazan bayramına "şeker bayramı"denmesi, Kurban Bayramına "et bayramı" denmesi gibi vahim bir yanlışlıktır.

 

Ramazan Bayramı'na "bayram" hususiyeti katan, bu ayda gerçekleşen “ruhi bakım ve onarım” özelliğidir. Manevi bayramlar, Müminlerin ruhunu besleyerek, imanını güçlendirir. Yürekleri onararak, iç âlemi zenginleştirir. Nefisleri terbiye ederek vahye samimi muhatap bir aklın saflığını meydana getirir. Ömrünü Ramazan gibi değerlendirenlerin ahiretleri bayram olur.

 

Gönüller sultanı Peygamber Efendimiz(s.a.v.) Ramazan Bayramını işaret ederek "Bu günümüzde yapacağımız ilk şey namaz kılmaktır" buyurarak kulun Allah’a karşı şükrünü namaz ile ilan ve ispat etmesini göstermiştir. Sevinmeye ve mutlu olmaya vesile olan nimetleri bize ikram ettiği için yüce yaratana bayram namazıyla hamd etmenin gereğini Efendimizin dilinden anlamaktayız.

 

Bayram coşkusuna en büyük kitlesel iştiraki sağlamak için cami ve mescid yerine "musalla"denilen herkese açık ve büyük namaz kılma alanlarında bayram namazını kılan Allah Resulu Hz. Muhammed(s.a.v.),bir çeşit "Arafat vakfesi" duruşuyla bayram ruhunu zirvelerde dalgalandırmıştır.

 

Kur’an’ın Ahzab Suresi’ne göre kendisinde “usve-i hasene”olan model şahsiyet, örnek insan Hz. Muhammed(s.a.v.)Efendimiz ve onun yıldızları olan sahabileri bayram namazından sonra birbirlerini tebrik ederlerdi.

 

Yazımızın nihayetinde Allah resulü(s.a.v.) ile sahabilerinin birbirlerine söyledikleri tebrik şekliyle okurlarıma seslenmek istiyorum;

 "tekabbelallah minnâ ve minkum" (bizden ve sizden Allah kabul buyursun.)Âmin.

 

Alvar İmamının diliyle;Mevla bizi affede bayram o bayram olur,cürm ü hatalar gide bayram o bayram olur.

 

Allah'a itaatin meyvesi olan Ramazan Bayramınızı tebrik eder,uhrevi ve baki bayram olan mükafat yurdu Cennette Allah'ın cemaliyle müşeref olabilmek dileğiyle...

.

Bu yazı 30502 defa okunmuştur .

Son Yazılar