ÇOKÇA RAĞBET EDİLEN BİR GECE
Fadıl Kılıç

Fadıl Kılıç

ÇOKÇA RAĞBET EDİLEN BİR GECE

16 Mayıs 2013 - 08:52

 

Genel olarak insanlığın, özelde Müslümanlığın, Allah'ın rahmet, bereket ve mağfiretine olan ihtiyaç ve iştiyakını manevi Everestler’e, zirve şahikalara taşıyarak huzur iklimine ulaştıracak müstesna zaman dilimine girmiş bulunmaktayız. İnsanlığın müşterek huzurunu tehdit eden her türlü şiddetin, savaş ve düşmanlığın yerini barış ve huzura bırakması için her kes elinden geleni yapmakla kendini sorumlu bilmelidir.

Global düzeyde manevi ve insani değerlerin süratle yozlaştığı, aile değerlerinin ve toplumun ortak bağlarının bitme derecesine geldiği, özellikle sanal füzyonun(çöküşün) geleceğimizi ipotek altına aldığı bu süreçte, Kur’an’ın rahmet yüklü mesajını daha iyi anlamaya ve vahyin değerlerini yaşayarak yaşatmaya her zamandan çok ihtiyacımız vardır.

Hak ve hukuka uymanın, barış ve kardeşlik içinde bir arada huzurlu yaşamanın, yetime, öksüze ve kimsesize sahip çıkmanın, ihtiyaç sahiplerine Allah için vermenin, kutsal değerlere saygılı olmanın, yanlışlarımızın farkına varıp doğruya yönelmenin zirvede hissedildiği “manevi bir nisan ayı” olarak üç ayların kazançlı ve bereketli fırsatını asla kaçırmamalıyız.

Kelime olarak Regâib, “çokça rağbet edilen, kıymetli, değerli” mânâlarına gelen “Ragibe” kelimesinin çoğul halidir. Regaip Gecesi denilince: “Büyük lütuf ve ihsanla dolu, çok iyi değerlendirilmesi gereken gece” mânâsı anlaşılmaktadır. Bu gece, Yüce Allah sayısız ve sınırsız ihsan ve lutuflarını mü’min kulları üzerine sağanak sağanak yağdırır.

Perşembe gününü Cumaya bağlayan gece, rahmet, bereket ve mağfiret mevsimi olarak kabul edilen üç aylara ulaşıldığını müjde veren Regaip Kandili olarak idrak edilecektir inşaallah. Ramazan ayı ise, kalplerin ve gönüllerin manevi istifade mevsimi olarak Âlem-i İslam’ın ufkunda ve burcunda güneş gibi doğmağa namzet hale gelmiştir.

Şuhur-u Selase olarak ifade edilen üç aylar, manevi hayata canlılık katarak, imani esasların ve ahlaki erdemlerin boy göstermesine, yardımlaşma ve dayanışma duygularının artmasına vesile olmaktadır. Kur’an’ın teşvik ettiği “hayır ve iyilikte birbirleriyle müsabaka ederek yarış içinde olunması gereğine” üç aylar manevi bir pazar ve bereketli bir mahşer özelliğiyle dikkatleri kendine çekmektedir.

Üç ayların manevi kapsamında olan mübarek gün ve geceler, sel dolaplarını hızla çevirerek şimşek gibi geçen zamanın kıymetini anlamamızı bize ihtar etmektedir. Meşağil-i dünyeviye ile kalbi meşgul eden dünyalık uğraşıların sonu gelmeyen yıpratıcı temposu içinde kendimize dönüp, gönül dünyamızı onarmanın ve içe doğru “dikey bir yolculuk” yapmanın fırsatını üç aylar sayesinde insan yakalamış olur.

Kur’an’ın ifadesine göre günahlarla “kararan ve pas tutan” kalbimizi tövbeyle arındırma, kendimize gelerek nefs-i emmare’nin sonu gelmez hevesat ve ihtiraslarını frenleyerek, fısk u fucurdan(günahlardan)uzak kalma imkânını bu aylarda yakalamak mümkündür.

Tüm vahiylerin zirvesi olan Kur’an’ın nüzulünün sırrını kuvvetli bir mana ile idrake vesile bu aylardaki mübarek geceleri ganimet bilerek, Yüce Allah’ın zaman ve mekân üstü evrensel mesajını doğru anlama ve onu hayatımıza uygulama şuuruyla donanmak için önümüzdeki bu fırsatı kaçırmamalıyız.

Bu geceyi ibadetle ihya edenlere hazine-i rahmetten azim sevaplar, büyük manevi karlar vardır. Recep ayında okunan her bir Kur'ân harfi için yüz sevap verilir. Regâib kandilinde ise bu sevap daha da artmaktadır. Kaza ve nafile namazlarını ifa etmenin sevabı ise sair gecelere oranla kat kat daha fazladır. Regâib kandilinde yapılacak ibadetlerin en faziletli olanlarından birisi de duadır. Hz.Muhammed (s.a.v.), bir hâdisinde bu gecede yapılacak duaların ind-i ilahide geri çevrilmeyeceğini ifade etmiştir.

Özetle bu gecede yapılacak ibadetlerden bazıları şöyledir; Kur'ân–ı Kerim okunmalı ve kemal-i hürmetle dinlenmelidir. Peygamber Efendimiz'e şefaatini ümit ederek çokça salât ü selâmlar getirilmelidir. Kaza ve nafile namazlar kılınmalıdır. Allah’ın verdiği sayısız nimetlere mukabil şükür ve hamd ile tefekkürde bulunulmalıdır. Elimizden çıkıp giden ömrün muhasebesi yapılmalı, geleceğin plân ve programı üzerinde ciddi olarak düşünmelidir. Ebedi hayatın mahvına sebep olan günahlara samimi olarak tövbe ve istiğfar edilmeli; mühim bir fırsat için ulaşılan bu geceyi son bir fırsat bilerek hakkıyla değerlendirmelidir.

Bu duygu ve düşüncelerle Âlem-i İslam’ın Regaip Kandili'ni kutlar, sahte kurtuluş reçeteleriyle cehennemnumun(cehennem gibi)bir hayat yaşayan insanlığın maddi ve manevi kurtuluş ve huzuruna vesile olmasını diler, hususan bu gecede yapılacak ibadet, dua ve yakarışların dergâh-ı ilahide kabul olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
 

 

Bu yazı 30545 defa okunmuştur .

Son Yazılar