ESKİ HAL MUHAL
Fadıl Kılıç

Fadıl Kılıç

ESKİ HAL MUHAL

01 Aralık 2014 - 15:53

Kur’an’ın etrafındaki surların yıkıldığı helaket ve felaket asrında Kur’an’ın sönmez ve söndürülmez bir nur olduğunu tüm âleme ilan ve ispat eden nurlu sabahların müjdecisinin diliyle anlamlı şu sözü zihin dünyamıza yaklaştırıyoruz:

“Eski hâl muhal; ya yeni hâl ya izmihlal”

 

Yani tarihte geriye dönüş, maziye rücu etmek mümkün olamaz.

Mazinin hayali ile avunmak, ona tekrar kavuşmanın hasretini çekmek yerine yeni bir hal ve minval(yol) oluşturup istikbale emin adımlarla yürümek daha karlı bir bakış açısıdır.

 

Modern bilim tarihinin kurucusu sayılan George Sarton şöyle bir itirafta bulunmuştur:

 “9.yüzyıldan 15.yüzyıla kadar dünya ilim tarihinde aktif bir şekilde söz sahibi olanlar Müslümanlardır.”

 

Bugün İslâm dünyasının içinde olduğu maddi ve manevi hal-i pür melali gördükçe mazi köklerine olan bağlılığın yeniden yeşermesi gerektiğini görmekteyiz.

 

Bediüzzaman Hazretleri 20. yüzyılın başlarında Âlem-i İslam’ın içinde bulunduğu durumu değerlendirerek özümüzden uzaklaştığımız için birçok alanlarda olduğu gibi bilimsel alanda da maalesef çok geri kaldığımızı üzülerek dile getirmiştir.

 

Bediüzzaman Hazretleri hastalığın teşhisini yapmakla yetinmemiş geri kalışımızın sebeplerini hassas bir tahlile tâbi tutarak İslam Ümmetine dikkate alınması gereken nurlu bir reçete takdim etmiştir.

 

Geri kalmışlığımızın en önemli dört sebebini Hür Adam Bediüzzaman Hazretleri şöyle  ifade etmektedir:

1. İstibdad-ı Mütenevvi denilen çeşitli baskılar, dayatmalar, haksızlık ve zulümler.

2. Manevi hayatı kemiren ahlâksızlıklar.

3. Müşevveşiyet-i Ahval denilen görev ahlakının, vazife bilincinin eksikliği.

4. Atâleti intaç eden yeis. Yani tembelliğe neden olan ümitsizlik.

 

Yaşadığımız coğrafyadan Âlem-i İslam’ın uzak diyarlarına varıncaya kadar var olan bu manevi hastalıkların tedavi edilmesi adına tüm zaman ve zeminlerin Vahiy zirvesi Kur’an’a müracaat etmek ve Kur’an ile hayat bulmak zorundayız.

Ayrıca Canlı Kur’an, kâinatın Gül goncası Hz.Muhammed Aleyhisselam’ın Sünnet-i Sahihası’na uymak ile mükellefiz.

 

Yazımızı kışta gelen bahar müjdesicisinin geri kalınmışlığımızı sona erdirmeyi amaçlayan umut dolu, ufuk açıcı, gayrete teşvik eden sözleriyle bitiriyoruz;

  'Neden dünya herkese terakki(ilerleme) dünyası olsun da, yalnız bizim için tedennî(geri kalma) dünyası olsun'

Bu yazı 9172 defa okunmuştur .

Son Yazılar