HARRAN\'A HAYAT KATAN DEĞER
Fadıl Kılıç

Fadıl Kılıç

HARRAN\'A HAYAT KATAN DEĞER

13 Haziran 2014 - 18:08

12.yüzyılda yaşayan ve Kur’an’a adanmış bereketli bir ömrü Harran’da geçiren “Şeyhul Kidve”(ilimde ileri olup kendisine uyulan) Şeyh Hayâtü’l-Harrânî Hazretleri Harran Ovasının manevi çoraklığına cemre gibi düşerek buraları manevi açıdan İrem Bağları’na çevirmiştir.

 

Kendisine “Hayat” denilmesinin pek çok hikmeti olsa da Enfal Suresinde davet edilen hayat çağrısına yaşamıyla verdiği olumlu cevap ve Kur’an vahyine adanmış, hasbi bir ömre mazhariyetten dolayı bu isimle anılması daha manidardır.

 

Enfal suresi 24.ayet ise şöyle der:

“Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına olumlu karşılık verin. Bilin ki Allah kişiyle kalbinin arasına girer ve siz O'nun huzurunda toplanacaksınız.”

 

Hz. Nuh ruhaniyetinden hisse alarak uzun yıllar irşat vazifesiyle uğraşmış ve Kur’an ahlakıyla donanan Hayat bin Kays el-Harranî Hazretleri yumuşak huylu, cömert, helâle ve harama dikkat etmiş olması ve kabir nuru olan gece ibadetlerine çok ehemmiyet vermesiyle de “Manevi Everest’lere” tırmanmağa muvaffak olan zirve bir insandır.

 

“Kim Allah’ı sever ve o’nu razı ederse Allah ta o kişiyi sevdirtir.”

 

Bu sırra mazhar olan Şeyh Hayâtü’l-Harrânî Hazretlerini Selâhaddin Eyyubî ve Sultan Nureddin Zengi gibi ünlü hükümdarlar ziyaret etmiş ve hayır duâsını alarak Haçlılara karşı savaşa muzaffer bir eda ile çıkmaya muvaffak olmuşlardır. Kudüs fatihi Selâhaddin Eyyubî’nin moral kaynağı olan Şeyh Hayâtü’l-Harrânî 80 yıllık yaşamında secdede geçen bir ömür ile zalimlerin korkulu rüyası olmuştur.

 

Şeyh Hayâtü’l-Harrânî, etraf ve etbaının övgü ve ikramlarıyla haz duyan ve şahsi fuyüzatıyla meşgul pasif bir tercihte bulunmamış tam tersine zalimin karşısında hayata müdahil aktif bir direnişçi ve teşvikçi olmuştur.

 

Helaket ve felaket asrının rey sahibi Bediüzzaman Hazretleri Barla Lâhikası adlı eserinde Şeyh Hayâtü’l-Harrânî için “tasarrufu devam eden şahıs” ifadesini kullanarak “Kutb-u Azîm” mertebesinde görmüştür.



Kur’an’ın ikramıyla pek çok keramete mazhar olan Şeyh Hayâtü’l-Harrânî’nin en büyük kerameti tasavvufun da zirvesi sayılan “istikamet üzere olmak” şeklinde mustakim bir hayat olarak tezahür etmiştir.

 

Her fani için “Ecelin Müsemma”da takdir edilen ecel ile buluşup ölümü tatmaya namzet olan her nefis gibi Şeyh Hayâtü’l-Harrânî seksen yıl süren bereketli bir ömür yaşadıktan sonra 1185 te doğduğu ve inandığı davanın mücadelesini verdiği Harran’da Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.

 

Şeyh Hayatul Harrani ile aynı topraklarda doğmuş olmanın mutluluğu, Hz.Peygamberin sünnetini hayat edinen Şeyh Hayatul Harrani gibi helal dairede yaşamak ile  kalıcı olabilir.

 

Oğlu Ömer tarafından kendisi için yaptırılan türbede medfun olan Şeyh Hayâtü’l-Harrânî Hazretlerinin kabri başında Fatiha okurken şu hakikati tefekkür etmeyi bir vefa borcu biliyoruz;

 “Sıdk içinde doğdu, hamd ederek yaşadı, nur içinde vefat etti.”

 

 

Bu yazı 17277 defa okunmuştur .

Son Yazılar