KARDEŞLİK KÖPRÜLERİ YIKILMASIN!
Fadıl Kılıç

Fadıl Kılıç

KARDEŞLİK KÖPRÜLERİ YIKILMASIN!

23 Temmuz 2015 - 12:50

İnsanlık ailesinin fertleri olarak kardeş olduğumuzu yeterince biliyor muyuz?

Teorik olarak bu gerçek biliniyor olsa bile pratik değer olarak kardeşlik hukukuna hakkıyla riayet edilmediği üzülerek anlaşılmaktadır.

İnsanlığın hayat müfredatı olan Kur’an, beşeriyetin evrensel değerlerine yaptığı vurgularla insanlık ailesinin kardeş olduğunu ortaya koymaktadır.

Enbiya Suresi 32.Ayette Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır;

“Biz semayı “Korunmuş Tavan”yaptık.”

Bu ayetten anlaşılmaktadır ki alanı 510 milyon kilometrekarelik yeryüzünde yaşayan insanoğlu, korunmuş tavan olan aynı atmosferin altında uyumlu bir yaşama fıtraten mecburdur.

Gökteki Atmosferin delinme riski yeryüzünde yaşayanlar için ne kadar tehlike arz ediyor ise başta şiddet ve cinayetlerle yeryüzünde yaşanabilir hayat atmosferi”nin de delinmesi aynı tür bir tehlikedir.

İnsanlık ailesinin kardeş olduğunu belirten Kur’an’ın İsra Suresi 3.Ayeti de şu şekilde farklı bir noktaya işaret etmektedir;

“Nuh ile birlikte gemide taşıdıklarımızın soyundansınız.”

Hz.Nuh Tufanı’nda oluşan dalgaların dağlar büyüklüğünde olduğunu söyleyen Kur’an, İlahi vahyin gözetiminde inşa edilen bu gemiye binenlerin sayesinde insanlık ailesinin soyunu devam ettirme imkânı bulduğunu ifade etmektedir.

Bu hakikatten esinlenerek deriz ki ortak yaşam ortamı bulduğumuz şu hayat gemisini bugün delmeye çalışanların olduğuna üzülerek şahit olmaktayız.

Sebep, saik ve bahanesi ne olursa olsun insanlık hayatına ve onuruna kastedecek her türlü girişim merdud, menhus, menfur ve cevab-ı red almağa müstahaktır.

Konumuz ile ilgili olarak Kur’an’ın Nisa Suresi 1.Ayet’te Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır;

“O,sizi bir tek nefisten(Âdem’den)yarattı…”

Arafat’ta, Rahmet Dağının eteklerinde kıyamete kadar gelecek insanlığa huzur ve barış ortamının korunması için Nebevi tavsiye ve uyarılarda bulunan Allah Rasulu Hz.Muhammed Aleyhisselam şöyle demiştir;

“Hepiniz Âdem’den Âdem ise topraktandır.”

Toprak mayalı insanın ölüm vesilesiyle kabir durağına uğrayarak yine toprakla bütünleşeceğine işaret eden Taha Suresi 55.Ayet, hesap ve mizana tabi olacak insanoğlunun kısacık dünyevi hayatında zulüm ve haksızlıklardan uzak durmasını önemle belirtmiştir.

Bakara Suresi 11.Ayet’in ifadesine göre onlara(şeklen inanmış görünenlere): "Yeryüzünde fesat çıkarmayın." denildiğinde: "Biz ancak ıslah edicileriz."derler.Yani fesadı bir imdat valfi olarak görenler bu eylemlerini sözde ıslah için yaptıklarını iddia ederler.

Bakara Suresi 12.Ayet’i ise böylelerinin gerçek niyet ve amaçlarını şu şekilde dile getirmektedir;

“ İyi bilin ki, onlar ortalığı bozan müfsidlerin ta kendileridir, fakat anlamazlar.”

Menhus ve menfur fiillerde eylem birliği yapanların farklı öznelerle birbirinden ayrılması bir kıymet ifade eder mi? "Fiil müşterek,Fail muhtelif" olsa bile değişen bir şey olmaz!

"Takva"nın üstünlük kriteri olmadığı yerde "ben zalimimi başkasının mazlumuna tercih ederim" mantığı ortaya çıksa bile bu anlayış asla kabul edilemez. Hal-i âlem buna şahit değil mi?

Kasyun Dağında cinayetle sonuçlanan Habil-Kabil kardeş kavgasının çağdaş tarafları rollerini oynuyorlar.Barış simgesi Habil'lere dünyamızın acil ihtiyacı var!

 

Bu yazı 27636 defa okunmuştur .

Son Yazılar