Kimine Bayram,Kimine Hüzün!
Fadıl Kılıç

Fadıl Kılıç

Kimine Bayram,Kimine Hüzün!

24 Nisan 2014 - 08:52

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm yurtta büyük bir coşkuyla kutlandı. Bayram sevincini yaşatan görüntülerle kimi çocuklar eğitim gördüğü okulunda, kimisi ise statlarda ve büyük salonlarda bu etkinliklere katılma imkânı buldu.

 

Masum yürekleriyle, latif bedenleriyle mutlulukları yüzünden okunan çocukların bu coşkulu bayramına iştirak edemeyen milyonlarca çocuğun var oluşu yüreklere hüzün vermektedir.

 

Bayramdan habersiz çocukların kimileri atölyelerde zor şartlar altında çalışarak, kimileri ise sokakta dilenirken mutluluktan uzak bu durumları başta ebeveyn(anne ve babaları)sonra da sorumluluk makamında olan herkesi ilgilendiren vahim bir tabloyu ortaya koymaktadır.

 

Çocuklarımızın mağduriyetini dile getirmek ve çözüm bulmak amacıyla sivil toplum örgütlerinin, yasal mercilerin, medya organlarının ve konuya duyarlı ilgili kuruluşların hazırladığı raporlardan bazı kesitleri nazar-ı dikkatinize arz ediyoruz:

"Bir yılda aile içi şiddet sonucu 15 çocuk hayatını kaybetti, 20 çocuk intihar ile yaşamını sonlandırdı ve 60 çocuk işçi ise iş kazaları sonucu hayatını kaybetti. Ülkemizde sokakta yaşamaya mecbur kalan çocuk sayısı 3 bin. Sokakta çalıştırılmak zorunda bırakılan çocuk sayısı ise 500 binin üzerinde ve dilendirilen çocuk sayısı ise10 binleri aşıyor.”

 

Fakirliğin pençesinde inim inim inleyen 4,5 milyon çocuk varken çalıştırılmaya mecbur edilen çocuk işçi sayısı ise bir milyonu aşmaktadır. Çalışan bu çocukların nerdeyse yarısı tarım işçisi olarak gurbetlerde ve zor şartlar altında ezilmektedir. Çocuk işçilerin büyük çoğunluğu okuluna devam edemeyecek durumdadır.

3 bine yakın çocuk uyuşturucu kullanırken 0–18 yaş grubu madde bağımlılarının sayısı ise 100 binleri aşmış durumdadır.

Suça bulaşmış ve bu yüzden tutuklu ve hükümlü çocuk sayısı 3 binler civarında iken suça bulaştırılan çocuk sayısı son yıllarda 250 bin seviyesine ulaşmış durumdadır.

5 milyona yakın çocuk okula devam edememektedir. Hiç kaydedilmeyen okulsuz çocuk sayısı 75 bini aşarken çocuk gelin sayısı ise giderek artmaktadır. Son yıllarda kaybolan çocuk sayısı jandarma ve polis bölgesiyle beraber 26 binin üzerindedir. Hakkında adli işlem yapılan çocuk sayısı ise son 500 bin sınırına dayanmaktadır.

 

Çocuklara karsı cinsel saldırı, taciz tecavüz olaylarında büyük artış gerçekleşirken çocuğa karşı işlenen cinsel taciz, saldırı ve istismar suçları ile ilgili dava sayısının giderek çoğalması vahametin ayrı bir boyutu olarak kendisini göstermektedir.

 

Mağdur çocuklara ilişkin istatistikî bilgiler sürekli değiştiğinden dolayı son şekliyle net bir rakam söylemek ancak yetkili mercilere müracaatla mümkün olabilir.

Bizi ilgilendiren kısmı ise çocuklarımıza 365 gün bayram sevincini yaşatabilmemiz için başta anne ve babalara, yetkililere ve hepimize pek büyük ciddi görevler düşmektedir.

 

Bardağın dolu tarafıyla çocuk bayramının kutlandığı ülkemizde bardağın boş tarafı olan(bayramı kutlayamayan)çocuklarımızın da bayram sevincini yaşayabilmeleri için gelin hep birlikte el ele vererek çocuklarımızı maddi ve manevi tehlikelerden kurtaralım.

 

Yukarıda belirtilen çeşitli sebepler neticesinde mağdur olup bayramdan habersiz çocukların bu yürek dağlayan durumlarına baktığımızda aklımıza Kur’an’ın Tekvir Suresi 8.ve 9.Ayetleri gelmektedir.

Tekvir Suresi 8.ve 9.Ayetleri şöyle der:

“Diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğunda

Hangi günahtan dolayı öldürüldü?"

 

Kurtarma adına ne gerekiyorsa maddi ve manevi tedbirleri alarak “helaket ve felaket asrında” Kur’an neslinin yetişmesi için Mus’ab Bin Umeyr edasıyla üzerimize düşeni yapalım.

 

Toplum gemisini delenlere karşı DUR! Demek için Hz. Muhammed SAV’in sünnetine “azı dişlerimizle” yapışalım ve neslimize sahip çıkalım.

 

Ailenizle Dünya ve Ukba’da(Ahirette) mesut bir yaşam dileğiyle hadsiz selamlar…

Bu yazı 17386 defa okunmuştur .

Son Yazılar