Mescid-i Aksa Sahipsiz Değil
Fadıl Kılıç

Fadıl Kılıç

Mescid-i Aksa Sahipsiz Değil

09 Kasım 2014 - 15:04

Kâinatın gül goncası, mazlumların susmaz ve susturulamaz sesi olan Hz.Muhammed SAV’in diliyle yeryüzünde tüm meşakkatlere rağmen ziyaret etmeğe değer üç mescitten biri Mescid-i Aksa’dır.

 

Mekkedeki Mescid-i Haram ve Medinedeki Mescid-i Nebevi’den sonra İslam Âlemi açısından üç numarada önem arzeden ve orada kılınan namazların ve yapılan iyiliklerin beşyüz derece daha sevaplı olduğu Mescid-i Aksa Müslümanların ilk kiblesidir.

 

Kur’an’ın İsra Suresinin hemen girişinde anlatıldığı üzere Hz.Muhammed SAV, “Burak”denilen özel binek ile Mekke’den başlayıp Kudusteki Mescid-i Aksa’da son bularak dünya semalarında gerçekleştirdiği gece yürüyüşünün adı “İSRA”dır.

 

Hz.Muhammed SAV’in Mescid-i Aksa’dan özel donanımlı bir binek olan “REFRET”ile büyük peygamberlerin ve melek ordusunun refakatinde yedi kat semavatı aşarak ayaklarının altında yıldızların parke taşı olduğu bir teşrifatla Necm Suresinin ifadesine göre Rabbinin en büyük ayetlerini iki yaydan daha kısa bir mesafede  hususi müşahedesi “Mİ’RAC” ile gerçekleşmiştir.

 

Mescid-i Aksa’ya zulüm kokan kirli postallarıyla girerek Kâinatın Aort(şahdamarı) olan Kur’an’a saygısızlık edip onu yerlere atarak, Kudus’un gerçek sahibi Müslümanlara kötülük, zulüm ve baskıyı icra eden işgalci zalimleri şiddetle kınarken tüm yapılanları görmezden gelip zalim karşısında susan “DİLSİZ ŞEYTANLARI” ortaklarıyla birlikte Adl-i İlahiye’ye ve Gadab-ı Allah’a havale ediyoruz.

 

Kur’an’ın Bakara Suresi 61.Ayeti ve Al-İ İmran Suresi 21.ve112.Ayetlerinde Yüce Allah, haksız yere peygamberlerini dahi öldürmekten çekinmeyen ehl-i kitabın zalim kavimlerinden ibretle bahsetmektedir.

 

Bakara Suresi 21.Ayet, Al-i İmran Suresi 112.ayet ve A’raf Suresi 152. Ayetlerde anlatıldığı şekliyle “ZİLLET”  ve “MESKENET” damgasını yemeye müstahak olan ve peygamberlerini bile acımadan öldüren lanetlik icraatın çağdaş faillerini görmeyen, görmek istemeyen sözde insan hakları sözcülerini ve  barış havarilerini(!) tüm dünya Müslümanları ve evrensel değerlere sadık tüm insanlık tel’in etmektedir.

 

Allah’ın evine yani mescidlerine ve Allah’ın kitabı olan Kur’ana ve İslam Ümmetine savaş açanlar Karşılarında Allah’ı göreceklerdir.

 

Hz.Musa’nın ve Hz.İsa’nın Allah’ın Elçisi olduğuna sözde inananlar(!) Hz. Muhammed SAV’in ümmetine zulmetmeye kendilerini mecbur bilirlerse karşılarında Hz. Muhammed SAV’i,Hz.Musayı ve Hz.İsa’yı bulacaklardır.

 

Kudus ve Mescid-i Aksa sahipsiz değildir. Bunu merak edenler gitsin Ebabil kuşlarının helak ettiği Ebrehelere sorsun. Bugün çağdaş Ebreheler Allah’ın evlerine silah sıkıyor, bomba atıyorlar. İlahi filonun F-16 şahinleri olan Ebabil kuşlarının görevini üstlenmeye şerefle hazır olan İslam Ümmetinin sabrını zorlayan kirli ve acımasız tahriklerin kimseye faydası olamaz.

 

 

Kudus ve Mescid-i Aksa sahipsiz değildir. Hz.Ömerler ve Salahaddin-i Eyyübiler Kudus’un yılmaz bekçileri ve uğrunda canlarını feda edecek fedakâr müdafileridir.

 

Dünya sussa da, Âlem-i İslam’a hükmetmeye çalışan müstebid güçler olup bitenlere bigâne kalsalar bile Mescid-i Aksaya ve Müslümanlara yapılan zulümleri ve barbarlıkları pervasızca haykıran ve tel'in eden imanlı yürekle var çok şükür.

 

İlgili,ilgisiz pek çok konuda görüş bildirenlerin Mescid-i Aksa konusunda kendince stratejik davranarak sessiz kalmaları en büyük otoritenin sahibi olan Yüce Allahın rızasını ve ümmetin muhabbetini kaybetme anlamı değil midir?

 

Zulüm karşısında imanın en zayıf mertebesi olan zalime ve zulme buğzetmekle yetinmeyip imanının derecesini üst versiyonlara taşıyarak hem dil ile hem de el ile mücadele vermek isteyen müttaki müminlerin cehd ü gayretlerini, sebat ve sabırlarını yürekten tebrik ediyoruz.

 

Müslümanlar için şartların zahiren aleyhte ittifak ettiği, esbabın bil' külliye suküt ettiği ve zalimin sesinin yüksek perdeden çıktığı bir zamanda inananlara umut ve teselli olacak Hz.Muhammed SAV’in Taifte yaptığı dua ile yazımızı noktalıyoruz:

 

“Ey herkesin dalına bindiği biçarelerin Rabbi!

Beni(bizi)yüzsüz ve huysuz bir düşmanın eline bırakmayacak kadar büyüksün.”

 

Bu yazı 13580 defa okunmuştur .

Son Yazılar