RAMAZAN\'DAN KIYMET ALAN KOMŞU AYLAR
Fadıl Kılıç

Fadıl Kılıç

RAMAZAN\'DAN KIYMET ALAN KOMŞU AYLAR

10 Haziran 2013 - 10:02

Kameri aylardan ard arda gelen ve toplumda “Üç Aylar” diye ifade edilen Receb, Şaban ve Ramazan ayları manevi hayatımıza mühim bir fırsat kapısı aralamaktadır. Recep ayının başında Allah Rasulu(s.a.v.)şöyle dua etmiştir;“Allahümme barik lena fi recebe ve şa’bân, ve belliğna ramazan: Allah’ım Receb ve Şaban’ı bize bereketli kıl ve bizi Ramazan’a erdir.

Kur’an, Ramazan ayı içerisinde yer alan Kadir Gecesi’nde indirilmeye başlandığından sırf bundan dolayı bin aydan, yani 83 yıllık bir ömürden daha hayırlı ve bereketli bir geceye dönüşmüştür.

Vahy-i Kur’an, insan için inmiştir. İnsana bereket katmak, insanı hakikatiyle beraber yüceltmek ve onu mübarek kılmak için Yüce Allah tarafından indirilmiştir. Kur’an, insana mesaj vermek için nazil olmuştur. Parmak Ay’ı gösterdiğinde, parmağa değil, Ay’a bakmalı. Ayetlerin (parmağın) gösterdiği yere bakıldığında şu gerçeği görmek mümkün:

İndiği geceyi bin aydan daha hayırlı yapan, yani bir ömre bedel bir gece kılan Kur’an, eğer insanın kalbine, aklına, hayatına inerse ne bereketler olacağını iyice düşünmeli. Hayata inen Kur’an, hayatı nasıl bereketlendireceğini, değerlendireceğini anlamamak mümkün mü?

Şu gerçek ki Ramazan ayı tüm kıymetini vahyin kendisinde inmeye başlamasından almaktadır. Receb ve Şaban ayları ise değerlerini Ramazan’a komşu olmalarından almaktadır. Gül ağacının dibindeki toprak ta onun gibi gül kokar. Receb ve Şaban, gül ağacının(Ramazan’ın) dibinin toprağı gibidirler.

Receb’ ayının başlamasıyla beraber Hz. Peygamber Aleyhisselam, başta nafile oruç ve namazları ve diğer ibadetlerini artırıyordu. Ramazan’a 15 gün kala ise bu tempo zirveye ulaşıyordu.

Hz. Peygamber’in bu aylarda fazlalaşan ibadetleriyle, ruhun cesede, aklın mideye, imanın bedene hâkim olması zirve bir noktaya taşınmıştır. Özellikle oruç ibadetiyle maddi bedenin sırtına “akleden kalb”in binmesi sağlanmıştır. Atı süvariye bindirme yanlışlığı yerine süvariyi ata bindirme gereği bu mübarek anlarda zirve bir şuura dönüşmektedir.

Vahyin evrensel mesajını anlamağa hazır “emirber bir nefer” itaatiyle vahyi sultan olarak karşılayacak ve kalbin tahtına oturtacak Kur’an’i bir şuurla her anımızı donatmamız gerekmektedir. Beden ülkesinin taşrası sayılan el, ayak, dil, göz, kulak gibi organlarımızı Amir-i Mutlak olan Allah’ın emirlerine itaate teşvik ederek, özel olarak ”üç aylar”,genel olarak bütün bir ömürde huzur içinde kalmak dileğiyle Allah’a emanet olun.

 

 

Bu yazı 11636 defa okunmuştur .

Son Yazılar