ŞEVVAL AYININ FAZİLETİ
Fadıl Kılıç

Fadıl Kılıç

ŞEVVAL AYININ FAZİLETİ

22 Ağustos 2013 - 12:11

 

 

Kur’ani bir solukla hayatına yeniden çeki düzen verme imkânını oruç ile yakalayan mü’minler, Ramazan’ı “on bir ayın sultanı” yaparak zirvelerde dalgalanan kulluk şuuruna bu mübarek ayda mazhar olabilmektedirler.

 

Rahman Suresi’nin ifadesine göre yeryüzü üzerinde olan her şeye “fani-geçicilik” damgası vurulduğundan dolayı ebedilik sadece Allah’a mahsustur. Allahtan başka her şey gibi Ramazan orucunun da Kur’an ifadesine göre “Eyyamen Ma’dudat” yani sayılı günler olmasından dolayı önümüzdeki yılda tekrar gelmek üzere şimdilik hayatımızdan ayrılıp gitmiştir.

 

Ramazan’a elveda etmekle oruç tutmaya da elveda etmemeliyiz. Nefsimizi günah virüslerine karşı güçlü bir şekilde korumak ve onu temiz tutmak için belli aralıklarla da olsa oruçla şereflenmeye devam etmeliyiz. Bakara Suresi’nin ifadesine göre iyilik yapmada mecburiyeti olmadığı halde ”mutavviin” yani ‘iyilik gönüllüsü’ olmak gerekmektedir.

 

Ramazan ayından sonra Şevval ayının ilk günü Ramazan Bayramı olduğu için bu gün hariç Şevval ayının diğer günlerinde ister ardı ardına ister ara verilerek toplam altı gün oruç tutanlar yılın bütününde oruç tutmuş sevabı kazanarak Peygamber Efendimiz’in s.a.v.sünneti olan bir orucu tutmuş sayılırlar.

 

Maddi ve manevi dünyamızın sönmez güneşi olan Peygamber Efendimiz s.a.v. bizleri Şevval ayında altı gün oruç tutmaya teşvik ederek bu konuda şöyle buyurmaktadır; “Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yılın bütününde oruç tutmuş gibi olur.”

 

İki cihan serveri Hz.Resûlullah s.a.v.’in ; “Oruç, cehennem ateşinden koruyan bir kalkandır”  eskimez sözünü hayatımıza mühim bir hakikat kabul ederek orucun “koruyucukalkanına” hayat boyu muhtaç olduğumuzu bilerek sadece Ramazan’dan Ramazan’a zorunlu oruç tutan biri olmamalıyız. İki Ramazan arasında da orucun hayatımızda iz bırakmasına gayret etmeliyiz.

 

“Müebbet muhabbete” layık olan Hz. Muhammed s.a.v. Hadis–i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır:“Ameller, Pazartesi ve Perşembe günleri arz olunur. Ben de amelimin oruçlu iken arz olunmasını isterim”…,“Pazartesi ve Perşembe, günahların affedildiği gün olduğu için oruç tutuyorum.”…,“Cennetin kapıları Pazartesi ve Perşembe günleri açılır.”

 

Yukarıdaki hadislerden anlaşılacağı üzere nafile oruçlarını ve Şevval oruçlarını Pazartesi ve Perşembe günlerinde tutmak daha da sevaplı olacaktır inşallah. Gücü, kuvveti, sağlığı yerinde olanlar Pazartesi- Perşembe günlerini oruçlu geçirmekle çok büyük sevapları elde edebilirler.

 

Ramazan kendi ayında zaten sultandır. Önemli olan onu diğer aylarda da sultan edebilmektir. Ramazan’ı Şevvale girişte sultanlıktan alaşağı ederek onun nurani izlerini hayattan tecrit ederek “mahkûm” etmek bir Müslüman’a asla yakışmaz. Ramazan edasında bir yılın oruç sevabını taşıyan Şevval oruçlarını tutarak “cevval”(çalışkan)bir Mü’min olmayı Allah cümlemize nasip etsin.

 

Son sözümüz; Ey Ramazan bizi nefsimizle baş başa bırakma, biz seni tuttuk, sende bizi tut…

 

Bu yazı 56856 defa okunmuştur .

Son Yazılar