The Blessed City URFA
Fadıl Kılıç

Fadıl Kılıç

The Blessed City URFA

26 Mayıs 2013 - 14:17

Yılda bir milyonu aşan yurt içi ve yurt dışı ziyaretçileriyle tüm insanlığın ilgi odağında olup Hıristiyanların the blessed city(hz.isanın kutsadığı kent)olarak bilinmesi ve Tevrat’ta adı Ur(etrafı hendeklerle çevrili kent)olarak tanınmasından dolayı monoteist(tek ilah), politeist(çok tanrılı) hatta pagan(putçuluk) kültürünün dahi görmek istediği yeryüzünün en eski yerleşim birimi ve medeniyetlerin buluştuğu antik kent ve açık müze şehir olma özelliği Urfa’yı her açıdan farklı kılmaktadır.

Mekke, Medine, Kudüs, Vatikan, İstanbul gibi dünyanın sayılı inanç merkezi, medeniyet ve kültür şehri olan Urfa, peygamberler ve evliyalar diyarıdır.
Urfa ziyareti, sadece balıklı gölde balıklara yem atmak, çarşıda isot almak, ciğer yemek ve bol hatıra pozlarıyla Urfa’dan ayrılmak demek değildir. 
Bunlar, kişilerin arzusuna kalmış şeylerdir. 
Önemli olan peygamber mekânları, makamları gezilirken peygamberlerin ortak vasfı olan Usve-i Hasane(güzel örnek, model şahsiyetleri)dikkate alınarak bu kutlu insanların yaşam tarzlarına paralel bir hayat sürmek isteyenlere, bu fırsatın bir dönüm noktası olarak değerlendirilebilmesidir.
Urfa’yı Urfa kılan Hz.İbrahim’dir. 
Milattan önce ikibin yıllarında Urfa’da doğan Hz.İbrahim’in tevhid mücadelesini Nemrut ve askerlerine karşı yürüttüğü ve bu uğurda Nemru’dun ateş tehdit ve tertibine karşı azim mücadelesinin neticesi olarak ateşe atıldığı ve Enbiya Suresi 69.ayetin ifadesine ateşin Hz.İbrahim hakkında”Berdüsselam”(esenlikli serinlik)olduğu yer Urfa olarak kabul edilmektedir.
Sabır kahramanı Hz.Eyyub’un yıllar boyu süren müzmin ve belki de idiopathic(açıklanamayan)hastalığının hüküm sürdüğü ve sabrıyla beraber duasının mükâfatı olarak Enbiya Sure’si 83.ayette kaybettiği ne varsa misliyle iade edildiği mekân yine Urfa’dır. 
Kuran’da geçen ve aynı zamanda çok önemli bir şifa ayeti olan”… enni messeniyeddurru ve enteerhamürrahimin” (EnbiyaSuresi 83.ayeti) Hz.Eyyub’un diliyle herkesin muhtaç olduğu bir dua olarak kabul edilmektedir.Günümüzde kanser gibi ağır hastalıkların, intihara kapı aralayan ruhi bunalımların, aile ocaklarını söndüren kötü alışkanlıkların, sabır eşiğinin düşmesiyle hiçbir soruna mukavemet edemeyen zayıf bünyelerin her an her şeyi yapabileceği göz önüne alındığında şifayı Allah’tan bekleyerek Hz.Eyyub Aleyhisselam’ın Kur’an’daki duası hürmetine tefekkür ufkuyla yapılacak Urfa ziyaretinin manevi yönü önem taşımaktadır.Ku’ran’daki diğer şifa ayetleriyle beraber Hz, Eyyub’ün Kur’an’daki bu şifa ayetini lâfzen ve amelen(hem dil ile hem de yaşantısıyla gösterecek şekilde)okuyarak şifayı da sebeb ve tedavilere müracaat ettikten sonra Şafi-i hakiki ve Musebbibul Esbab olan şifanın gerçek sahibi ve sebebleri de var eden Yüce Allah’ tan halis bir niyetle beklemeli ve ısrarla dua edilmelidir.
Kışta gelen bahar müjdecisi, hür adam, Bediüzzaman Hazretleri  Lemalar adlı eserinin 2.lemasında iç dışa, dış içe çevrildiğinde günahların oluşturduğu manevi hastalıktan dolayı Hz.Eyyub’ün maddi hastalığına nazaran bizim manevi hastalığımızın ebedi ve manevi hayatımızı çok ciddi tehdit ettiğini belirterek bu Münacat-ı Eyyuba(Hz.Eyyub’un duasına) daha çok muhtaç olduğumuzu hissettirmiş ve asıl büyük musibetin dine gelen muzır musibet, asıl hastalığın ise manevi hastalık olduğu bilincini dile getirmiştir.
Urfa’nın komşusu olmakla beraber aynı zamanda yeryüzünde Mekke ve Medine’den sonra en çok sahabe barındıran şehir ve “Tarihul İber” adlı kitapta İsra gecesi Hz.Muhammed’in(a.s.m)övgü ve duasına mazhar olan “Şehr-i Amid” kabul edilen Diyarbakır civarının taşıdığı manevi izler, bu coğrafyalara bambaşka değerler katmaktadır.
Urfa’nın doğudaki komşu ili ve sanatın taşlara işlendiği inci kent ve Süryaniliğin kadim kenti Mardin, hoş görü, diyalog ve birlikte yaşama kültürü adına ciddi referanslar ve umutlar vermektedir.
Urfa’nın batıya açılan kapısı olan ve dünya ekonomi diliyle Türkiye’nin Çin’i aynı zamanda Güneydoğu’nun en büyük ili ve maneviyat kalesi özelliğiyle, İstanbul’un Güneydoğu ikizi Gaziantep, bölgeye emsalsiz değer katmaktadır.
 Kur’an’ın “Siru”(gezin),Peygamberimiz’in ise”Safiru”(sefere çıkın)emir ve tavsiyesi gereği, gezmek, görmek ve tefekkür ederek 60 yıl nafile ibadet sevabı kazandıran bir niyetle seyahat etmek istiyorsanız, hayatınızda yeni bir ufuk açabilirsiniz. Urfa, Mardin, Diyarbakır ve Antep gezisinde bu feyiz ve bereketi hissedip yaşayabilirsiniz.
Adanmışların, hasbilerin, gönüllüler harekâtının, yaşatma idealinde olanların mefkûresini tarih ve arkeoloji ve teoloji(ilahiyat)ile harmanlayıp dini, dili, uyruğu, kültürü farklı tüm insanlığa hoşgörü ve diyalogun ortak evrensel dili ile Urfa’ya gelmek istiyorsanız, Hz. İbrahim’in cömertliğinden mühim hisse alan kadim Urfa şehri, misafirlerine ”lebbeyk”(buyurun) demekten memnuniyet duyar.
Her mevsim Urfa’ya güvenle gelebilirsiniz. 
Kışı ılık olan Urfa’nın yaz gecesi ise ateş içinde “berdüsselam”(esenlikli serinlik)gibidir.
Saffat suresinde Allah’ın üzerine selam ettiği” Ebuddifan”(misafirlerin babası),Ululazm peygamber, Ceddul enbiya ve Hz.Muhammedin(asm) atası Hz. İbrahim’in selamı ve bereketi üzerinize olsun.

Bu yazı 30926 defa okunmuştur .

Son Yazılar