ZULÜM MISIR DURAĞINDA
Fadıl Kılıç

Fadıl Kılıç

ZULÜM MISIR DURAĞINDA

15 Ağustos 2013 - 15:50

Alanı 510 Milyon kilometre kare olan yeryüzünün ve İslam coğrafyasının pek çok yerinde zulüm, kan ve gözyaşına şahit olmaktayız. Miladi 6.Asrın cahiliyesinde bile insanların birbirlerinin kutsallarına kısa bir süreliğine bile olsa saygı duyarak savaşmaya ara verdiğini tarih arşivleri bize haber vermektedir.

 

İslam dünyasının en kutsal ayı olan Ramazan’da bile yaşanan ve her defasında tekrarlanan ümmetin yaşadığı dramlara ve ağır imtihanlara şahit olmak insanın yüreğini cidden yaralıyor. Geçen yıl Suriye ile imtihan olduk, evvelki sene Somali ile sınandık, ondan önceki sene Sudan ile ondan önceki sene Pakistan depremiyle ümmet olarak ciddi bir imtihana tabi olduk. Suriye, Irak, Arakan, Burma ve diğer tüm coğrafyalardaki mazlum insanlar olmak üzere bu sene de özellikle Mısır'la imtihan oluyoruz.

 

Yaşanan tüm zulümler karşısında sosyal, insanî ve imanî sorumluluklarımızın olduğunu “insan ve İslam olan” hiç kimse unutmamalıdır. Mısır'a ilişkin ciddi bir sorumluluğumuzu dile getirirken daha adı sanı bilinmeyen yüzlerce hatta binlerce kardeşimizin şehitlik rütbesiyle davasına şahit olduğuna bizde şahit olurken onları rahmetle yâd ediyoruz.

 

Ahzab Suresi’nin son ayetinde Yüce Allah’ın, “cirmi ve cismi küçük olan insan”a yüklediği büyük bir emanetin gayretle korunması gereğini görmekteyiz. İstikbalin en yüksek gür sadası olacak İslam’ın müjde tezahürünü göremeyenler, bunun bir “Fecr-i Kazib”(yalancı bir şafak) olduğuna hükmetseler de “Fecr-i Sadık”ın (gerçek sabah müjdecisinin)habercisi olduğunu asla unutmamaları lazımdır.

 

İslam Ümmeti’nin maruz kaldığı bela, musibet ve zulümlere mukabil öyle kavi olunmalı ki, yumrukla yıkılmayacak, darbe ile devrilemeyecek güçlü, imani bir iradenin kuvvetiyle karşı konulmalıdır. Mısırlı imanlı kardeşlerimizin ortaya koyduğu silahsız ve yiğitçe bir direnişine şerefle tanık olmak mümkündür. Maide Suresindeki Âdem’in iki oğlundan biri olan imanlı “Habil” in metin direnişiyle inananlara örnek oluyorlar.

 

Mısır Devleti’nin güç unsurlarını ele geçirerek askeri yönetimini iğfal eden darbecilere karşı direnen ve” inançlarından dolayı birbirlerine kardeş olan Müslümanlar”ın, kendilerinden yana değil de cuntadan yana yer alanlara karşı “İlahi Mizan”da alacakları hesabının olduğunu kimse inkâr edemez.

 

Zulme karşı Müslümanca duruşun simgesi haline gelen Adeviyye Meydanı aynı zamanda Rabiatul Adeviyye’nin yaşadığı çağda dünyevileşen Müslümanlara ve zalimlere karşı gösterdiği ”zahidane” tavrını temsil etmektedir.

 

Mısır Halkının zulme karşı direnişi “fitneye karşı dikey bir doğruluk eylemi” olup Enfal Süresi'nin 39. ayeti ile Bakara Suresi'nin 193. ayetindeki direniş ruhunu ortaya koymaktadır. Yazımızı ilahi hakikatle noktalıyoruz; Fitne kalmayıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın.

 

Zulmetmemek ve zulme uğramamak için Allah'ın "adl'inde ve emanetinde olun...

 

Bu yazı 44841 defa okunmuştur .

Son Yazılar