Kan Gövdeyi Götürmez…
Fatih Kaya

Fatih Kaya

Kan Gövdeyi Götürmez…

11 Mart 2012 - 10:20

Bir Milletvekili “Eğer Kaçak Elektriği keserseniz Kan gövdeyi götürür” derse cemaatte kaçak elektrik kullanır.
Şehrin Valisi, Emniyet Müdürü, Jandarma Komutanı bin kez “Kaçak Elektrikle Mücadele edeceğiz” desin. Önleyemez!
İmam “Bu ülke Darül Harp, Kaçak Elektrik Kullanabilirsiniz” derse, Kanunlar sizi “Hırsız” olarak damgalasın farketmez. Yine önlenemez!
Eğitimi baştan verilmemiş. Kul Hakkına girmenin “En büyük Günah” olduğunu söylemeyen O imam “Namaz Kıl, Namaz kıl” diye bas bas bağırıyor. Elbette Namaz kılsın ama önce Kul hakkını versin. Çünkü Allah diyor “Her türlü günahla gel ama Kul hakkıyla gelme.” 1000 kere tövbeni bozmuş olsanda gel ama Kul hakkıyla gelme!
“Veren El” olmaktan çok “Alan El” olmaya alıştırılan bir toplum var bu bölgede. “Devletten ne kadar çarpabilirim” derdindeki bu toplum önce babasından, kardeşinden, kocasından çalıyor. Komşusunun hakkına giriyor.

“Yahu malı veren Allah, bu gitsin ama Allah görüyor, O bana verir, Ben Dürüst olayım eğri bulur belasını” diye düşünen yok. O kadar tamahkar bir toplum olduğumuzdan Malımızın bereketi yok. Aldığımız para bize yetmiyor.
Geçmiş yıllara bakın: Devlet bu kadar para dağıtıyor muydu? Bu kadar ilaç veriyor muydu? Şimdi neredeyse her şey fakire bedava. Ama Fakir halen fakir.
“Vermemiş Ma’bud, Neylesin Sultan Mahmut!”
Dilencilik yaptıkça fakirleşiyoruz. Ondan bundan istedikçe azalıyor malımız. \"Allah var yahu Allah’tan istesene.\" Kimden istiyorsun? kime el açıyorsun? Namazını kıl, Kul hakkı yeme, bak nasıl oluk oluk akıyor. Kaçak elektrik kullanınca, köyde “Benim aşiretim daha çok, buradaki fakirlerin mallarını güzelce yerim” mantığıyla haram devam ediyor.
Kaçak Elektrik bu bölgenin başına bela. Neden Batı’da Kaçak yokta doğuda var? “İsrail Projesi” diyenler oldu. “Ergenekon Planı” diyenler oldu. Bir Milletvekili böyle diyebilecek cesareti nereden görüyor?

“Kaçak Elektriğe dokunmayın, hırsıza dokunmayın, dolandırıcıya dokunmayın, tırnakçıya, cepçiye, kontör şebekesine, tefeciye dokunmayın.” “Emniyeti de basarım, Poliste tokatlarım.” Hakkı nasıl görüyor peki? Bu gücü nereden alıyor? Eğer o Milletvekili çevresindekilerin kendisini alkışlamayacağını suratına tüküreceğini bilse böyle bir konuşmayı yapar mı?
Zulmü alkışladıkça batıyoruz! Zalim güçlü diye alkışladıkça zelil oluyoruz. Farkında değiliz. Dün kardeşini bir karış toprak için öldürenler, kimin hakkına geçtiğini düşünebiliyor mu? Öldürülenlerin yakınları kimin ahını aldığını farkedebiliyor mu?
Toplum nasılsa öyle insanlar başımıza gelip yönetiyor. Zalim; karşısında sinmeyen bir halkı görse zulmedebilir mi?
Haccac bir gün alim öldürmeye başlamış. Her gelene sormuş “Ben Zalim miyim? Değilmiyim?”
“Zalimsin” diyenin boynunu vurmuş “Zalim Değilsin” diyenin boynunu vurmuş.
Biri çıkmış “Sen hem zalimsin, hem değilsin.” deyince açıklama istemiş.
“Sen Zalimsin halka zulmediyorsun. Zalim değilsin, O halkta birbirine zulmediyor, sen onların hakkını birbirinden alıyorsun.”
Allah’ın eli yok ki” der büyüklerimiz “Gözünüzü çıkarsın.”
Şanlıurfa neden son yıllarda kavga olaylarıyla anılıyor?
Biz aileden kendimizi düzeltmedikçe Kaçak elektriği önleyemezsiniz! Kardeş kardeşin hakkına tecavüzün ettikçe, kaçak elektriği önleyemezsiniz! Köylü komşusunun tarlasındaki ekini çaldıkça, fıstığını aldıkça, Cep telefonu kontör şebekesini çökertemezsiniz!
Herkesin başına bir Polis dikemezseniz o zaman herkesin vicdanını sakat bırakmayın.
Vicdanlar Sakat Çıkmadan Yarına…

Bu yazı 5468 defa okunmuştur .

Son Yazılar