Memleketin Çivisi Çıkmadan imdat...
Fatih Kaya

Fatih Kaya

Memleketin Çivisi Çıkmadan imdat...

31 Mart 2012 - 10:52

Mersin’in 30 yıl öncesini hatırlayan var mı? 1980 olayları sonrası başta Suruç ve Şanlıurfa’nın diğer ilçeleri olmak üzere bir çok doğu illerinden göçüp gelenlerin şehri olup çıktı. İnsanlar birbirini tanımıyor! Dönemin yönetiminin politikası gereği dini eğitim almayan çocuklar, toplumdan da utanmayınca her türlü kötülüğe açık genç oldular. Mersin bir dönem 3. Sayfa haberleriyle anıldı. Daha sonra terör örgütlerinin mekanı haline geldi. Birkaç mahallede meydan savaşı ulusal gündeme oturur oldu.
Kim ne derse desin, eleştirilecek tarafı çok olabilir ama Din ve ahlak dersi bu ülke için çok önemlidir. İnsanlar vicdanlarına sahip çıkamadığı noktada ya Allah korkusu devreye girmeli veya toplumdan utanma duygusu.
Peygamberimizin hiç unutulmayacak hadislerinden birini hatırlatmak istiyorum. 40 hadiste geçen o hadis “Cahilliye döneminden geriye kalan bir söz var ki, oda ‘Utanmazsan dilediğini yap’ sözüdür.”
Allah’tan korkmazsan dilediğini yap! Toplumdan utanmazsan dilediğini yap!
Bu kavgaların hepsi birbirinden utanmayan ve Allah korkusu olmayan insanların birbirine saldırmasından kaynaklanmıyor mu?
Şimdi gelelim Şanlıurfa’ya işte o Mersin’in 30 yıl sonrasını Şanlıurfa için düşünün. Sokakta gezen Allah korkusu olmayan toplumdan utanmayan çocuklar artık büyüdü genç oldu. Esrar sevkiyatı, kadın ticareti, 40-50 lira için adam öldüren çocukların kenti olmaya başladı Şanlıurfa.
Bu iş Polisiye olayla çözülmez. Polisin şiddetiyle hiç çözülmez. Her kişinin başına bir Polis koyabilir misiniz? Bu gençler cezaevlerine bıçak girip ustura çıkıyor.
Bakın size bir olay anlatayım:   Olay 10 yıl önce Şanlıurfa’da geçiyor. Bir gün İş Bankasından para çekmek isteyen yaşlı bir adam bankamatik kartını bankamatik yanında duran gence uzatarak yardım ister. Yardım etmek amacıyla banka kartını ve şifresini alan genç, el çabukluğuyla eski bir kart ile adamın kartını değiştirip “Amca kartını bankamatik yuttu.” der. Genç ortadan kaybolur.
Yaşlı adam o günlerde yakından tanıdığı İş bankası Müdürünü arar. “Müdür bey, bana geçen hafta verdiğiniz kartı bankamatik yuttu.” deyince Banka Müdürü hemen Asayiş Müdürünü arar. Polis hemen harekete geçer ve genci DSİ önündeki İş Bankası bankamatiğinden para çekerken yakalar.
El Çabukluğuyla değiştirdiği bankamatik kartının şifresini öğrenen ve daha önce hırsızlıktan sabıkalı genç, yaşlı adamın hesabını boşaltmış. Polise verdiği ifadesinde ise daha önce hırsızlıktan cezaevine girip bu işi Cezaevinde öğrenmiş.  İlginç değil mi? Cezaevinde hırsız hırsızla kalıyor. Terör suçlusu terör suçlusuyla, Katil katil ile. Cezaevinde bilenip çıkıyorlar. Daha ustalaşıyorlar. Bu kez 5-10 olaydan sonra yakayı ele veriyorlar. Ama 5-10 kişinin canını yakıyorlar.
Köyde akrabasından komşusundan utanan o çocuklar, şehre gelince babası para kazanması için sokağa gönderiyor. Çocuk bir iki gün çalışıp sonra da suça bulaşıyor. Şimdi Mehmet Likoğlu bu çocuklar sokakta toplayıp ailesine teslim ediyor bir daha sokağa salınmaması için tembihliyor. İyi bir gelişme elbette ama bu çocukları maça götürmekten çok Allah korkusunu öğretmekte gerekiyor. Allah’tan korkmayan kuldanda utanmayan kişi neler yapmaz ki.
Yıllar önce okuduğum “100 Polisiye olay nasıl çözüldü?” kitabındaki olaylar yeni yeni Türkiye’de görülmeye başlandı. Yıllar önce Amerika ve Avrupa’da olanlar bize ileriye dönük şeyleri gösteriyor. Münevver Karabulut cinayeti gibi olaylar 70-80 yıl önce Amerika’da yaşanmış. Türkiye’de olması hem kızın hem erkeğin ailesinin suçu değil mi?
Aile ile bitmiyor, birlikte yaşadıkları apartmanın, mahallenin, şehrin de suçudur.
Bu kentte İmamlar ne iş yapar? İmamlık 5 vakit namaz kıldırmak mı? Öğretmenin görevi alfabeyi öğretmek mi?
Ben hiç hatırlamıyorum ilkokul öğretmenimin ayda birkaç kez izin alıp okula gelmediğini. Ama şimdi çocukların öğretmenleri nasıl yapsamda Urfa’dan kaçsam, dersi aksatsam düşüncesinde.
Sadece Öğretmen, İmam, Polis, Savcı veya mahkemeyle çözülür mü bu sorun?
Memleketin çivisi çıktı çıkacak, Doktorlar dayak yiyorsa kendilerinde arasınlar O çocuk dünyaya geldiğinden itibaren herkes sorumlu.
Biz o babacan Komiserleri özledik. Karakoldaki meydan dayağını atarken bile merhametle vuran Babacan Polisleri. Şimdi ölümüne vuruyorlar sanki. 1980 bize çok şey kaybettirdi. En fazlada insanlığımızı kaybettirdi.
Vicdansızlar çoğaldı….

Bu yazı 7019 defa okunmuştur .

Son Yazılar