Urfa’da bayram…
Fatih Kaya

Fatih Kaya

Urfa’da bayram…

15 Ağustos 2012 - 12:33

Çocuktum hatırlıyorum bayramları…
Bayramı iple çekerdik. Keşke bayram olsa diye dua ederdik.
Babam Haşimiye meydanındaki Akıllı kunduradan bayram öncesi bana ayakkabı alırdı. Elbiseleri ise Ceketçi pazarından alırdı. O zaman elbiseler Suriye\'den Beyrut\'tan gelirdi. Bazıları kullanılmıştı. Sonra Sarayönü caddesindeki dükkanlardan alırdı.
2 Abim askerdeydi, Sarayönü PTT’den kart gönderirdik.
Ayakkabıyı çabuk eskitirdim. Her bayram ayakkabı alırdı. Elbiselerim ise yılda bir.
Bayram öncesi köye giderdik. Dayılarım, Teyzelerim, Amcalarım, halalarım hepsi oraya gelirdi.
Gitmeyen olursa Dedem zorla çağırırdı. Biri birinden küsse ikisini de köy odasında döver barıştırırdı.
Öyle şimdi olduğu gibi barış elçileri yoktu köylerde.
Dedem ağa gibiydi. Kimse onun sözünün üstüne söz koyamazdı.
Bayram namazlarını hatırlıyorum, teravih sıcak olurdu kimse gelmezdi ama bayram namazı dolardı. En çok ondan kızardım. Cami çok kalabalık oluyor diye gitmek istemezdim bayram namazına. Babam bir şey demezdi ama Annem zorla hazırlardı beni gönderirdi.
Dedem 92 yaşında hayatını kaybetti. İlk bayramda yine köye gittik. Sonra köyü unuttuk sanki..
Çoğu akrabamız şehirdeydi. Köyü ise toprağı olmayan ortaklarımız yönetiyordu.
Dedem zamanında en güzel yoğurt peynir bize gelirdi. O günlerde yediğim peynirin ve yoğurdu halen bulamıyorum.
Külünçe yapardı annemler akrabalarımızla.
Bayram günü Kazanlarda  içli pilav ve zerde yapılırdı.
Fıstık bağımız vardı. Tadı öyle güzeldi ki…
Şimdi aşiretlere bakıyorum da…
Aşiret diye bir şey kalmamış.
Ailelere bölünmüş
Ailelerde de amca yeğenleriyle kanlı, dayı çocukları birbirine diş biliyor.
Urfa’da köklü aşiretlere bakın.
Siyasette neler oldu?
İzol’lar kaça bölünmüş? Herkes birbiriyle düşman. Biri bağımsız oldu biri CHP’li diğeri Ak Partili bir başkası BDP’li. MHP’li de vardı sanırım.
Bucak görünürde birbirini destekliyorlar ama yine sessiz bir bekleyiş var sanki.
Mersaviler…
Acemler…
Şimdi köyden gelen yoğurt ve peynirin tadı bozulmuş.
Fıstıklar daha gösterişli ama içi boş. Tadı yok…
Topraksız köylüler ağaya pusu kurup toprağı ele geçirmiş.
Ben çocuklarımı her bayramda değil 2 ayda bir LCW’ye götürüp ayakkabı alıyorum. Şimdi ayakkabılıkta çocuklarımın en az 3-4 çift ayakkabısı var. Elbise dolapları yetmiyor yatağın altına bölme yaptık kışlık ve yazlıkları oraya koyuyoruz.
Çocukların bayram zevki kalmamış. Bayramda artık en yeni elbiselerimizi giymiyoruz.
Külünçe de yapılmıyor. Fırınlarda her gün var.
Bayram’da küsler barışırdı diye biliriz.
Şimdi en çok kavgalar bayramda oluyor.
Kazanları bakır hırsızları çaldı.
Küçük tencerelerde yemekler bir günlük yapılır komşuya dahi verilmez.
Sahi bizim apartmanda 12 ev var karşı komşum dahil kimseyi tanımıyorum.
Bu bayramda Alanya’da yerimizi hazırladık. Oraya gidiyoruz. Çocuklar ise arkadaşlarıyla İzmir Çeşme’de.
Namazı Alanya’da kılacağız. Orada çok kimsede gelmiyor.
Hemde Klimalı püfür püfür esiyor.
Vay be ne kadar geniş aileyiz.
O zaman 10 kişiye kart atardık belki.
Şimdi telefondan yüzlerce Bayramla ilgili en güzel sözler geliyor.
Bayılıyorum o özlü sözlere.



 

Bu yazı 4958 defa okunmuştur .

Son Yazılar