Urfa’nın Ermeni Aileleri
Fatih Kaya

Fatih Kaya

Urfa’nın Ermeni Aileleri

11 Ekim 2012 - 19:12

Eski Urfalılardan kim kaldı? Şehir merkezine bakıyorsun hiç kimse kimseyi tanımıyor.
Eskiden “Keşke Urfa büyük şehir olsaydı” diye hayıflanırken, şimdi “Niye bu kadar büyüdük, kültürümüz yozlaştı.” diye şikayet ediyoruz.
Hiç unutmam babamla yolda yürürken gördüklerimiz şahıslarla ilgili bana bilgi verirdi. “Şu geçenin babası Ermeni, annesi ermeni.”  derdi. Bana Urfa’yı tanıtırdı. Bazısı için ise bir şey demezdi. O da bende biliyorduk. Ama Onlar Müslüman olmuştu. Hayatı ile Müslüman olmuştu.
Neden tanıtırdı diye düşünürken, şimdi aklıma geldi. Çünkü daha sonra bir kaç aile daha vardı bildiğim onlar namazında niyazında Müslümanlardı. Aslında babam hainleri tanıtırdı.
İki yüzlüleri..
Kurtuluş savaşı sırasında Osmanlı güçsüzleşince var gücüyle Osmanlı’ya saldıran ailelerin bir kısmı o hınçla Müslüman aileleri katletmişti.
Gün oldu devran döndü, Müslümanlar Fransızlara galebe çaldı ve Fransızlar kaçtı gitti. Ermeniler ise sap gibi ortada kaldı. Sonra Müslümanlar yaptı yapacağını!
Ben yapılanları tasvip etmiyorum elbette. Müslümanların Ermenileri kuyulara attığı söyleniyor. İyi bir enformasyona sahip Ermeniler iyide senaryo yazıyor. Sinema sektörüne bakınca anlaşılır. En iyi sinemacılar Ermeniler…
Nede olsa Sanatçı topluluk…
Peki O Ermenilerin işkenceyle öldürdüğü Müslümanları görmezlikten mi geliyorsunuz? Anasız babasız bırakılan Müslüman çocuklar…
Dün Suriye’ye gittim. Suriye’de Azez ve Halep’teki dostlarımı ziyaret ederken, Esad ordusunun Müslümanlara yaptığı bir şiddeti işkenceyi izledim. Dünya bunu göstermedi. Ardından Paylaşım sitesine atılan bir gencin keskin nişancılar tarafından vuruluşunu izledim.
Özgür Ordunun yaptıklarına gelince tasvip etmiyorum ama silahını bırakanlara Esad ordu mensuplarını serbest bile bırakıyorlar. Öldürdükleri ise tescilli işkenceciler.
Tarih dersi vermeyeceğim ama herkes hak ettiğini çeker.
Ekmek fırınlarında kuyruğuna giren çocukları görünce içimiz cız etti. Su yok elektrik yok. Savaşın ortasından geçtik gittik. Akşam Türkiye’ye döndüğümde bu ülkenin değerini bir kez daha anladım.
Anlatmakla okumakla yaşamak arasında dağlar kadar fark var. Yaşayınca anlıyor bu ülkenin ne kadar güzel bir ülke olduğunu…
Dağdaki gençlere gelince…
Emniyet Müdürünü tebrik ederim. O gençlerde bu ülkenin bir ferdi. Herkes cezasını çeksin ama öldürülen teröristlerin sosyal medyada paylaşan o cani ruhlulara sesleniyorum.
Orada ölen insan.
Peygamberimizi taşlayan Taifliler için Peygamberimiz Aleyhisselatü Vesselam ne yaptı?
Taife giden Peygamberimizin orada taşlanması ve ayaklarının kan içerisinde kalarak tekrar Mekke ye dönmesi kendisini çok üzmüştü. Bu olaylardan dolayı bu yıla gam ve hüzün yılı adı verilmiştir.

Taif şehirde taşlanma olayından sonra Muhammed \'e gelen Cebrail, iki tarafındaki dağları kaldırıp taifin üzerine yıkmayı teklif etmiş, ancak Muhammed bunu kabul etmemiş ve kendisini taşlayanlara beddua yerine şu duada bulunmuştur.

\"Allahım! Kuvvetimin za\'fa uğradığını, çaresizliğimi, halkın gözünde hor ve hakir görüldüğümü ancak sana arz ederim. Ey merhametlilerin en merhametlisi, herkesin zayıf görüp de dalına bindiği biçarelerin Rabbi sensin..

ilâhî, huysuz ve yüzsüz bir düşmanın eline beni düşürmeyecek, hatta hayâtımın dizginlerini eline verdiğim akrabamdan bir dosta bile bırakmayacak kadar bana merhametlisin.

Ya Rabb, eğer bana karşı gazablı değilsen, çektiğim belâ ve sıkıntılara hiç aldırmam, fakat senin esirgeyiciliğin bunları da göstermeyecek kadar geniştir.

Ya Rabb gazabına uğramaktan, rızandan mahrum kalmaktan, senin karanlıkları aydınlatan, din ve dünya işlerini dengeleyen nuruna sığınırım. Razı oluncaya kadar işte affını diliyorum. Bütün kuvvet ve kudret ancak seninledir...\"Amin
Bizde Müslümansak hiçbir insanın ölümüne sevinmeyelim. Hiçbir insanın ölümünü istemeyelim…

Bu yazı 16092 defa okunmuştur .

Son Yazılar