Fatih Kaya - URFA’NIN DERİN GÜNLERİ…
Bugun...

URFA’NIN DERİN GÜNLERİ…


Fatih Kaya
fatihkaya635@gmail.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 27-07-2015 07:26

Bilmiyorum kaç kişi hatırlar?

Hafızalarınızı biraz zorlayın isterseniz…

Sarayönü Karakolunda görevli 2 Polis memuru Su meydanında (O zaman 12 Eylül Caddesiydi) çapraz ateşe tutularak şehit edildi.

Sarayönü caddesinde bulunan şimdi Vodafone mağazası olan o yıllarda Yapı Kredi Bankası olarak hizmet veren bankaya bomba konuldu. Bir Güvenlik Görevlisi hayatını kaybetti, eşi subay olan bir kadın banka çalışanı ağır yaralandı.

O zamanlar ünlü Şahin Tepesi (Şimdi Akabe TOKİ yokuşunda giderken solda kalıyor. Eyyübiye Belediyesine verildiğini öğrendim.) 20 kişilik PKKlı grup tarafından basıldı. 2’si PTT çalışanı 3 kişi öldürüldü.

Bu olaylar Şanlıurfa için bir milat oldu.

Dönemin Valisi Ziyaeddin Akbulut ve Jandarma Komutanı Albay Saral Saral, köy köy dolaşarak, korucuları korudu destekledi.

Derin günler başlamış oldu.

PKK’ya yönelik operasyonlar başladı. Asker bazı bölgelerden çekildi.

Daha önce husumetli olan ailelerin bir kısmı PKK’ya diğer taraf ise devlet güçlerine sırtını yasladı.

Aynı şeyleri bugünlerde yaşıyoruz.

Yıllardır hızla nüfusu artan, hızla ekonomik olarak gelişen Şanlıurfa 1 haftada 2 olayla sarsıldı.

Önce Suruç’ta ki derin bombalama olayı,

Ardından Ceylanpınar’da PKK “Ben yaptım” dese de, halen kimin yaptığı muamma 2 Polisin şehit edilmesi.

Eski Polis müdürlerinden birinin sözü aklımdan hiç çıkmaz.

Şanlıurfa’da fidye için bir doktor kaçırılmıştı.

Dönemin Emniyet Müdürü daha önemli işler var onlarla ilgilenelim, diyerek kaçırılma olayının basit bir olay olarak görüp ilgili kısma havale ederken, Emniyet Müdür Yardımcısı “Sayın Müdürüm Şanlıurfa’da bu tür olaylar olmaz, eğer burada bu olaya devlet olarak kararlılıkla el koymazsak, bu tür olayların önünü alamayız.” deyip olayla bizzat kendisi ilgilenince, işin ucu Siverek’ten çıkmıştı.

Urfa’da son kaçırılma olayı bu değildi ama Urfa’yı Allah koruyor ya, başka bir fidyeci grup, Cami duvarına işedi ve bir milletvekilinin torununu kaçırdı.

O olay bitirdi fidyecileri…

Sonuca gelmek istiyorum ama hafızalarımızdaki olayları da yazmadan geçemiyorum.

Şanlıurfa bir çok yönden önemli bir şehir.

Her defasında huzur kenti olarak bildiğimiz, her yerde öyle anılan Şanlıurfa basit kısır çekişmelere kurban verilmemeli.

Şanlıurfa Emniyet Müdürü Eyüp Pınarbaşı başta olmak üzere, Şanlıurfa’daki diğer Güvenlik ve İstihbarat birimlerine önemli görevler düşüyor.

Şanlıurfa kamu harcamalarının 1. Sırasında lüks cipler, 2 öncü 2 artçı korumalar yerine MOBESE sisteminin güçlenmesi gerekiyor.

Kısır çekişmelerden çok, artık önümüze bakmalıyız.

İstihbarat birimlerinin güçlendirilmesi ekipmanların teknolojik olarak yenilenmesi çok önemli.

Yoksa “Bu olayda Paralelcilerin parmağı var” tarzı söylemler, ah vah lar bu kente fayda vermez.

Sen yine kendi içinde Paralel yapıya yönelik operasyonlarını yap.

Ama Urfa’nın güvenliğini sağla. Urfa’da bu tür olaylar başka grupların çıkmasına vesiledir.

Mafya çıkar,

Ağalık çıkar,

Çıkarda çıkar…

Urfa’nın imajını yerle bir etmeye kimsenin hakkı yok.

Helikopterde poz vermekle bu kentin güvenliği sağlanmaz.

Nufüsu bir anda 600 bin artan Şanlıurfa’da daha çok Polis, daha çok Jandarma, daha çok istihbarat elemanı gerekiyor.

Çünkü Şanlıurfa’da Ruslar, İngilizler, Almanlar, Fransızlar, İsveçliler, Amerikalılar kamp kurmuş, sizden daha iyi istihbarata sahipler.

Ancak 3. Dünya ülkelerindeki Polis Müdürleri korumalarına dahi son model cipler vererek kentte gezerler.

Aslında gerçekte olmayan “Güçlüyüz” imajını göstermek için.

Ama Büyük devletlerde istihbarat birimleri çok güçlüdür.

O zamanda Emniyet Müdürü bisikletle işe gider, yaya olarak kentte gezer.

Korumaları vardır fakat başkan Obama’nın korumalarına benzemez. Sadece kendisi tanır.

Urfa’ya gelen müdürler, Valiler, Komutanlar başarılıysa, Köşk gibi makamlarda oturmaz.

Halkın içine inerler…

Sokakta küçük bir çocukla veya yaşlı bir amcayla tırnaklı ekmeğini paylaşır.

Sonra daha iyi görevlere atanır.

Ama başarısızsa…

En son görev yeri olarak Şanlıurfa kalır.

Urfa’nın bir sözü var,

Urfa’ya gelen ağlar, giden ağlar.

Ya Urfa’da ne işim var diyenler,

Giderken

Urfa’nın kıymetini bilemedik.

Derler mi?

Derler Derler…

 



Bu yazı 19403 defa okunmuştur.

YORUMLAR
4 Yorum

Azat
02-08-2015 17:38:36
kimin umrunda.. bizim halkımızı kandırmak basit. sıra geceleri. ciğer kebap.. bi de siyasal islamcıların Allah, maaşallah demeleri.. başka bi şey yok. ideali olmayan bir kent bu urfa yaaaa...
Acı gerçek
30-07-2015 12:32:39
Bu ülke sadece urfadan ibaret değil aynı bölgede bulunan il ve ilçelerde olaylar cigrindan çıkmış siz urfayi korumak gerek diyorsunuz bana değmeyin yıkan bin yaşasın öylemi? Rant uğruna çıkartılan bu savarsata kı ateş size sicramasinda varsın ülke girsin öylemi yazık..
Acı gerçek
30-07-2015 12:30:34
Bu ülke sadece irfan ibaret değil aynı bölgede bulunan il ve ilçelerde olaylar cigrindan çıkmış siz urfayi korumak gerek diyorsunuz bana değmeyin yıkan bin yaşasın öylemi? Rant uğruna çıkartılan bu savarsa takı ateş size sicramasinda varsın ülke girsin öylemi yazık..
Adem yolcu
29-07-2015 13:44:42
Memleketin ciddi sorunları var onlara yoğunlaşmalıyız belediyeler Ufuk açmalı sosyal yardım derneği değil

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI