Türkiye Geçmişi ile Yüzleşmeli
Hüseyin Önkol

Hüseyin Önkol

Türkiye Geçmişi ile Yüzleşmeli

05 Mart 2013 - 11:30

Büyük devletlerin geçmişleri karanlık ve hüsranlarla doludur.

Türkiye de büyük bir devlet yapısına sahip olduğundan dolayı, geçmişten günümüze kadar siyasi, birçok olaya şahitlik yapmıştır. Gelecek Türkiye’yi sağlam yapıya oluşturmak için, geçmişte yaşanmış olumsuzlukların tekrarlanmaması için olumlu veya olumsuz bütünüyle yüzleşmek ve büyüklerimizin nerede hata yaptıklarını tespit edip aynı hataya düşmemek için gün yüzüne çıkarılmalıdır… Menderes ve Arkadaşları Menderes'in 1957 seçimleri öncesinde bazı bakanlarıyla beraber Said Nursî'yi ziyarete gitmesi gibi olaylar, bazı çevreler tarafından irticayı hortlatmakla ve oy avcılığıyla suçlandı 27 Mayıs darbesini yapan cuntacıların özel olarak kurdukları mahkeme olan Yüksek Adalet Divanı,       9 ay 27 gün süren yargılama süreci sonunda 14 kişinin idamına, 31 kişinin de ömür boyu hapse mahkûm edilmesine karar verdi. Deniz Gezmiş ve Arkadaşları 1965'ten sonra, Türkiye'de gelişen gençlik hareketinin en önemli önderlerinden ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)'nun kurucu ve yöneticilerinden Deniz Gezmiş, İlk kez 31 Ağustos 1966'da Ankara'dan İstanbul'a yürüyen Çorum Belediyesi temizlik işçilerinin Taksim Anıtı'na çelenk koymaları sırasında işçileri destekleyen ve Türk-İş yöneticilerini protesto eden gösteri sırasında gözaltına alındı Birçok eylem yapan Deniz Gezmiş, 16 Temmuz 1971 günü Altındağ Veteriner Okulu binasında Tuğgeneral Ali Elverdi başkanlığında Baki Tuğ savcılığında Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 no'lu Mahkemesi'nde başladı ve 9 Ekim 1971 günü bitti. Deniz ve arkadaşları 16 Temmuz 1971'de başlayan THKO-1 Davası'nda TCK'nin 146.maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, 9 Ekim 1971'de 146/1 maddesi uyarınca idam cezasına çarptırıldı Abdullah Öcalan ve Kürt Sorunu 1978 yıllında, Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde parti kurularak adına PKK ismi verilir. 1980’lı yıllarında güvenlik güçleri ile girdiği silahlı çatışma, PKK’nin ilk silahlı eylemi olarak tarihe geçmiştir PKK’nin kurulma amacı: Kürtlerin bölgede dönemin yöneticileri tarafından şiddet, baskı, hak ve hukukları, insan hakları ihlallerine uğraması temelinde kurulduğu açıklanmakta. Şiddet, baskı, insan hakları gibi ihlallerin sonucunda kurulan PKK’yı bir nevi devlet kendi eliyle kurduğu görünmekte.     Askeri Darbe ve Cuntalar 27 Mayıs Darbesi 27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşmiş ilk askerî darbe. Ayrıca 27 Mayıs Askerî Müdahalesi ya da 27 Mayıs İhtilâlı olarak da anılır. 12 Mart Muhtırası,  12 Mart 1971 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri komutanı Faruk Gürler, Deniz Kuvvetleri komutanı Celal Eyiceoğlu ve Hava Kuvvetleri komutanı Muhsin Batur’un imzasıyla Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a bir muhtıra vererek hükümetin istifaya zorlandığı askeri müdahaledir. 12 Eylül 1980 Darbesi Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesidir Bu müdahale ile Süleyman Demirel’in Başbakan'ı olduğu hükümet görevden alındı, Türkiye Büyük Millet Meclisi lağvedildi, 1970 sonrasında değiştirilen 1961 Anayasası tamamen rafa kaldırıldı ve Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı bir askerî dönem başladı. Bu dönem yaklaşık dokuz yıl sürdü. 12 Eylül 1980 ardından partiler lağvedildi, parti liderleri önce askerî üslerde gözetim altında tutuldu, ardından yargılandı. 28 Şubat süreci,  28 Şubat 1997’de yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonucu açıklanan kararlarla başlayan ve irticaya karşı olduğu söylenen, ordu dönemin hükümetine yaptıkları kararlar Türkiye siyasi tarihine geçen kararlar ve bu kararların uygulanması sırasında Türkiye'de siyasi, idari, hukuki ve toplumsal alanlarda yaşanan değişimlere neden olan bir süreçtir. Yaşananlar, post-modern darbe olarak da adlandırılmıştır. Dipnot: Bu karar sonucunda AKP’nin doğuşu olmuştu.  Faili Meçhuller ve Ölümler Uğur Mumcu  24 Ocak 1993'te Ankara’da Kendi evinin önünde, arabasına konan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giderek yaşamını yitirdi. Uzmanların hiçbir delil bulamadığı, patlamayla etrafa dağılan ve cımbızla toplanması gereken delillerin ise süpürgeyle süpürüldüğü iddia edilmiştir.  Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü ve İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, "cinayeti çözmenin, devletin namus borcu olduğunu” belirterek adeta namus sözü verdiler (1993). Suikastın failleri yakalanamamıştır   Turgut ÖZAL 8 Cumhurbaşkanı Turgut Özal Kürt sorunu çözüm noktasında yapmış olduğu birtakım çalışma ve projelerin arkasında ani ölümü şüphe uyandırmış ve halende şüpheli ölümüne bir açıklama yapılamamaktadır.  Eşref Bitlis  17 Şubat 1993'te henüz aydınlanamayan nedenlerle uçağının düşmesi sonucu öldü. Daha sonra Rıdvan Özden ve Bahtiyar Aydın gibi Bitlis'in ekibi içinde yer alan bazı yüksek rütbeli askerler görevi başında öldü Gaffar Okan 24 Ocak 2001 günü makamından Valilik Binası'na seyir hâlinde iken, kimliği belirsiz kişilerce pusuya düşürülerek açılan ateş sonucu olay yerinde şehit edildi. Bu cinayeti hâlâ çözülememiş olmakla birlikte, ya Hizbullah ya da başka güçler tarafından işlenildiği iddia edilmektedir. Bütün bunları yaşayan Türkiye’nin de yaşananlarla yüzleşerek gelecek nesillerine daha sağlam bir devlet ünitesi aktarmak ve böylece dünyada büyük bir güç haline gelmesi kesindir.  

Bu yazı 11458 defa okunmuştur .

Son Yazılar