Beklenmeyen Paket
Melike Al

Melike Al

Beklenmeyen Paket

01 Ekim 2013 - 14:02

Ve sonundabeklenen paket açıldı  içindekiler halkın bir kısmını memnun etti. Bir kısmını ise üzdü,  sevinen kesim peketten memnun du, üzülen kesim ise beklentisının olmaması nedeniyle hayal kırıklığına uğradı.

Paket elbette olumludur, ancak asıl hedef kitlesinin taleplerini karşılamaktan çok ama çok uzak

 

Yerleşim yerlerinin ismini iade etmek elbetteki önemlidir, ama o yerleşim yerlerinin yönetim biçiminin merkezi olmasında ısrar etmek, merkeziyetçi zihniyetin devam etmesinin göstergesidir.

 

Paketin bu haliyle bile varlığı aslında Türkiye’de toplumsal muhalefetin gücünün bir göstergesidir. AK Parti, Gezi ile yükselen toplumsal talebin karşısında duramamış, pısırık da olsa bir paket açma ihtiyacı hissetmiştir.

Bu güç, kendi başına paketin varlığından daha önemlidir, çünkü Türkiye Islahat Fermanı’ndan bu yana ilk kez, dış dünyanın açık baskısı olmadan bir reform hareketine imza atılmıştır.

 

Paketin önemli eksiklerinden biri, bir takviminin olmamasıdır. 2023 hedeflerini detaylarıyla anlatan Başbakan Erdoğan, paketin hayata geçiş süreci konusunda kesin bir hedef çizmekten kaçınmıştır. Bu da paketin hayata geçmesi konusunda atılması gereken yasal adımların zamanlaması konusunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır.

 

Paket, Alevi ve Kürtlerin temel taleplerini karşılamaktan çok uzak olduğu için, gerilimi düşürmek ve toplumsal barışı sağlamaktan uzaktır. Ameliyat gereken hastaya yara bandı yapıştırılmıştır ve bu bandın işe yarama ihtimali maalesef çok düşüktür.

Burada sıkıntı, Erdoğan’ın ‘‘tam demokrasi Türkiye’ye lüks’’ diyen askerin çizgisine yaklaşmış olmasından kaynaklanmaktadır.

 

Erdoğan, ülkeyi tam demokratikleştirecek adımları atmaktan uzak olduğunu konuşmasının başında açıklamıştı. Bunun uzun bir süreç olduğunu, sabır gerektirdiğini ifade etmişti.

 

Yani, Doğu Avrupa ülkelerinin başardığını başarmaya henüz ehil değiliz anlamına geliyor bu ki, toplumun demokratik gelişmişliğini küçümseme sonucuna varıyor: "Toplum gelişince, tam demokrat olacağız" yöntemi bu.

 

Ne kadar demokratlaşacağız, hangi alanlarda demokratlaşacağız, liderin, önderin takdirine bağlı. O Yerel Yönetimler Avrupa Şartı’nı toplum açısından tehlikeli görüyorsa, onu yok sayıyoruz.

 

Zaten paketin hazırlanışı sırasında toplumun farklı kesimlerinden tek bir görüş alınmaması, eksik ve yetersiz olduğu bilinen pakete yönelecek eleştirilerin önünün ‘‘Bunlar hep böyle’’ denilerek baştan kesilmesi, bu anlayışın sonucu.

 

CHP ve BDP bir araya gelip gerçek bir demokrasi paketi sunamazsa, konuşup tartışacağımız tek paket de bu.

Türkiye’nin en büyük açmazı da bu, tek tip paketlere hedef olması, özgürlük açısından alternatiflerle karşılaşmaması.

Sandık kumarhane gibidir, orada hep kasa kazanır. Seçimde ise kısıtlı da olsa özgürlüğü savunan kazanır.

Bu yazı 3596 defa okunmuştur .

Son Yazılar