Geçmeyen Ne Kaldı ki..
Melike Al

Melike Al

Geçmeyen Ne Kaldı ki..

19 Kasım 2013 - 22:21

Geçmeyen ne vardı ki ömürden. Yıllar bile geçiverdi çoktan, arkalarına bile bakmadan.
Sonra nice mutluluklar, nice hüzünler, adı hüzünle anılan sevgiler geçti.
Umutlar geçti, hayaller geçti; suya düşürerek kendilerini.
Gözler geçti şöyle bir bakıp yüzümüze, yüzler geçti birdenbire akıp gönlümüze.
Mevsimler geçti, çiçekler bıraktılar ellerimize solup geçmek üzere.
Irmaklar geçti geçtiğimiz köprülerin içinden, suların ardı sıra rüzgarlar geçti çözerek saçlarımızı.
Sonra çözülmüş sırlarıyla saçlarımızdan, dalgalar geçti.
Hırçın denizler gibiydik o vakit. Coştuk, sularımızda kendimizi boğarak, deli zamanları geçitlerde bırakarak durulduk.
Geçti sonra içimizi köpük köpük yapan kavgalar. Dindi bir gün en azgın fırtınalar.
Ve gemilere el sallarken rüzgarda savrulup yiten, gemiciler geçti içimizden. Bir zamanlar dümenlerde sevda eğiren, yürekleriyle ilmek ilmek umut işleyen denizciler, şimdi ayrılığın sarhoşluğuyla kendilerinden geçiyorlardı.
Yalan söylüyorlardı. Ve kara deliklerden kaçar gibi içimizden geçiyorlardı.
Hayli geçkindi bu yüzden yaşlarımız en gencecik zamanımızda. Başından ömür geçmiş her insan gibi gözlerimizin önünden geçince bir film şeridi, baş roldeki kahramana bakıp aynada, kendimizi yediremiyorduk toprağa.
Geçiyordu vakit; teklemeden, dinlemeden. Farketmek yerine geçiştiriyorduk ve bahanelerimiz kendimiz bile geçerli bulmuyorduk.
İş işten geçiyordu yavaş yavaş. Geceleri uyuyor, gündüzleri uyanmıyor, saate bakıyor ama yelkovanın yürüdüğünü görmüyorduk.
Nazımızdan geçilmez sanıp, birdenbire yaşlanıyorduk. 
Bir masallık ömrümüz vardı yani. Anlata anlata bitiremiyorduk.
Mutluluğa geç kalıyor, acıyı aşk sanıyor, ve geldiğimiz gibi, geçiyorduk.
Denizcilerle beraber, denizlerde ölüyorduk. 

Bu yazı 541 defa okunmuştur .

Son Yazılar