İşid Musulu Ele geçirdi, Şimdi Ne Olacak
Melike Al

Melike Al

İşid Musulu Ele geçirdi, Şimdi Ne Olacak

16 Haziran 2014 - 17:45

IŞİD Musul’u ele geçirdi ve  üzerinden tam bir hafta geçti. Bu süre içinde örgüt tarafından esir alınan İnsanlar hala rehin. IŞİD, bölgede kontrol ettiği alanları genişletirken, 16 maddelik kendi“şeriat” kurallarını ilan etti.    IŞİD'in yayımladığı manifestonun önemli maddeleri şunlar:   Kadınlar zorunlu olmadıkça evlerinden ayrılamayacak. Evden çıkanlar ise, İslami kurallara göre giyinmek zorunda. Hırsızlar şeriat kurallarına göre cezalandırılır. Bu kural özellikle, kamuya ait para ve mallara el koyunlar için geçerli. Savaştan elde edilen ganimetin kullanılma biçimi ve dağıtılmasında sadece "Müslümanların Imam"ı yetkilidir. IŞİD'e göre, "Müslümanların Imamı" Ebu Bekir Bağdadi'dir. Tüm Müslümanlar 5 vakit namazını, namaz saatlerinde camilerde kılar. Musul ve çevresindeki aşiret liderlerinin, düşman ve hainlerle işbirliği içerisinde olması kesinlikle yasaktır. "Dinsiz kurumlar" adına şimdiye kadar görev yapmış polis, asker ve taraftarlar tövbe etmeliler. Tövbe etmeyenler idamla cezalandırılır. Alkol, sigara ve uyuşturucu yasaktır IŞİD organizasyonu dışındaki tüm toplantı ve gösteriler yasaktır. İŞİD militanları dışında silah taşımak da yasaklar arasında. Kentte ölüler anısına yapılan tüm türbeler, anıtlar ve mozoleler yıkılmalıdır.   Karşı karşıya olduğumuz durumu şöyle analiz edebiliriz IŞİD’in Musul’u ele geçirmesi ve Bağdat’a doğru ilerlemesinin ülke, bölge, uluslararası sistem açısından ortaya çıkardığı söyleniyor. peki Işid nasıl var oldu?   Örgüt 2004 yılında “Tevhid ve Cihat” adıyla Ebu Musa Zerkavi tarafından Irak’ta kuruldu. Sonrasında Usame Bin Ladin liderliğindeki El Kaide’ye katıldı. El Kaide’ye katıldıktan sonra adını “Mezopotamya’da El Kaide” olarak değiştirdi. İlk liderleri  2006’da yayınlanan bir videoda Zerkavi, “Mücahitler Şurası Konseyi”ni kurduklarını açıkladı. Irak’taki Zerkavi, 7 Haziran 2006’da ABD güçlerince düzenlenen bir operasyonda öldürüldü. Yerine Ebu Hamza el Muhacir geçti. 2006 yılının sonlarında El Kaide’ye yakın Ebu Ömer el Bağdadi ise liderliğini yaptığı “Irak İslam Devleti”ni kurduklarını açıkladı. bu gün ırakta  hüküm süren IŞİD, Suriye’de Batı ve Türkiye’nin desteklediği Özgür Suriye Ordusu  dışında Esad’a karşı desteklenen iki radikal İslamcı gruptan biri , Türkiye uzayan savaşta Batı’nın verdiği desteği sembolik düzeye indirse de, bu gruplara her türlü desteğe devam etti.   Diğer yandan, AK Parti hükümetinin Suriye politikası, Suriyelilerin demokratik bir sistem içinde özgür olmalarından çok “Esad/rejim gitmeli”noktasına kilitlendiği için, başarısız olmuştur. Çünkü AK Parti için Esad’ın gitmesi, hayalini kurdukları bölgesel liderlik için önemli bir zıplama taşı olacaktı. 2011 yılına kadar aktif olarak sürdürülen “komşularla sıfır sorun”politikası komşularla iyi ilişkiler dışında “ortak bölgesel politikaların” yolunu açtı.  İçerde demokratikleşme ve normalleşmeyle uyumlu ve Dışarda dünyada yaşanan büyük değişime uyumlu idi.   AK Parti hem içerde hem de dışarıda üst üste binen değişim dalgalarıyla bölgesel hiyerarşide yükselmeye başladı.   Ancak AK Parti hükümeti, elde ettiği bu başarıyı Arap Uyanışı’nın verdiği coşku ile kendi gücünü olduğundan daha büyük gördü ve takip eden dönemde büyük bir savrulma yaşadı.   Kabul edelim ki, hükümet bu açıdan kendilerine yönelik eleştirileri“karşıtlık” algıladığı için içerden en küçük bir öz eleştiri de duyamıyoruz. Bu öz eleştiriyi, “surda açılacak bir delik” olarak algıladıklarından olmalı   2011 yılına kadar Türkiye'nin yanında olan küresel denklem artık yok. Türkiye bölgesel ve küresel oyundan düşerken son dönemde İran giderek yükseliyor.   Sonuç olarak, Irak’ta Maliki’nin izlediği mezhepçi siyaset IŞİD’ı daha da güçlendirdi ve bugünlere getirdi.

 

Bu yazı 2736 defa okunmuştur .

Son Yazılar