Savaşma Seviş
Melike Al

Melike Al

Savaşma Seviş

11 Kasım 2013 - 13:15

bir ahlak terbiyesidir gidiyor  ahlakçımızda başbakanın ta kendisi  neymiş  yurtlarda kızlı erkekli kalınması ahlaki açıcan doğru değilmiş, sığ kafa yapısına bağlı olarak  söylenen bu söz  türkiyenin yüzde ellisini delirtmeye yetti de arttı yarı yarıya bir taplumla karşı karşıyayız ki buda az değil
 Konu heyecanlı ya... ağzı olan konuşuyor, AKP’den yükselen ve Tayyip Bey’i doğrulamaya çalışan seslerden en çok duyduğumuz, okuduğumuz şu: “Bu ülkenin yüzde 90’ı muhafazakâr değerlere sahiptir. Hiçbir aile kızlı erkekli yaşamı kabullenmez.” toplumun inandırıldığı bu klişede muhafazakârlık bir kez daha kadın ve cinsellik üzerinden tarif ediliyor. kadının  namusu yine dillerde hemde  erkeklerin ağzında sakız olmuş durumda
 genel ahlak denilen şey, özünde erkek iktidarının özel ahlaksızlığından ibarettir ve asıl kadınları vurur. Ahlakı kadından ve cinsellik saplantısından kurtarmadıkça toplumun gerçekten ahlaklı olması mümkün değildir. Çocukların ırzına geçmekten enseste, namus cinayetlerinden kişi haysiyetine saldırılara kadar bütün ahlaksızlıklar genel ahlak yalanına sığınılarak icra edilmektedir. kadının bacak arası  AKP hükümeti başa geldiğinden beridir  almış başını gidiyor ve bu güne kadar hiç bu kadar  namus adı altında bir saplantı halini alan konu olmamıştı
Muhafazakârlığın ve otoriterliğin her türü   gençlik düşmanıdır. Gençler potansiyel suçludur, ahlaksızlığa eğilimlidirler, teröre yatkındırlar, dizginlenmeli, zaptı rapt altına alınmalıdırlar. Tayyip Bey’e ve yandaşlarına haksızlık etmeyelim; darbe dönemlerinde, 12 Mart’ın, 12 Eylül’ün, 28 Şubat’ın muktedirleri de gençliği hizaya getirmekte, gençlerin kaldığı evleri basmakta, kızlı erkekli yaşamlara müdahalede, bekâret kontrollerinde, halkı gençliğe karşı tahrik etmekte Müslüman muhafazakârlardan geri kalmazlardı.

Başbakan’ın muhafazakâr ahlak anlayışının veciz bir dışavurumu olan son tartışma, gençlik korkusu ve gençlik düşmanlığının yeni salvosu oldu. Daha çok genç kızlar, genç kadınlar üzerinden yürüse de, anında devreye giren o çok bildik terörist ithamı ile pekiştirildi. “Fuhuş”, “zina”, “terör örgütlerinin kullandığı ajanlar” gibi sözcükler genç öğrenci kızlara vicdansızca yapıştırıldı.   bir çok kesimlere potansiyel fahişeler, gayrimeşru hayat yaşayan unsurlar, terör örgütlerinin ağına düşmüş terörist militanlar olarak gösterildi. “Nerede, hangi hanede, hangi mekânda kızlı erkekli gençlik grubu görürsen, aman ha! orada bir kötülük olabilir”i vaaz eden kadim devlet zihniyeti, bu defa Müslüman muhafazakâr sosla servise kondu.
 Bir bakıma iyi de oldu; en azından Tayyip Bey muhafazakârlığının özü ortaya çıktı. Genel ahlak riyakârlığını, özel yaşamın mutlak dokunulmazlığı kavramını, kadın düşmanlığını bir kere daha tartışma fırsatı bulduk. Ve muhafazakârlığın ayıplı saydığı o sözcük: SEVİŞME sözcüğü hak ettiği doğallığı, yaygınlığı ve saygınlığı kazanmaya başladı.

Aşk insanın kendisini aşmasını, yücelmesini sağlayan en güzel, en yaratıcı duygudur. 68’i önceleyen barışçı gençlik ve özgürlük hareketinin en güzel sloganlarından biri: “Savaşma, seviş” idi. Tam da bu sloganı hayata geçirmenin zamanı işte.
 

şimdi  sevişmenin tam zamanı yapmadıysanız  bundan sonra yapın  nasılsa  adınız çıktı  dokuza inmaz sekize
benden söylemesi  mademki  kızlarımız yurtlarda erkeklerle sevişiyor  diyorlar, mademki namus kavramı bacak arasında sayılıyor;  sokaklarda el ele  dolaşın gençler.  Fırsat buldukça sevişin  bırakın yurtlarda kardeş kardeş yaşamayı   sevgili olun, dost kalmayın  nasılsa aynı çatı altındasınız   yobazlara göre sizler potansiyel  fahişe siniz;    onların derdi yapamamak, Siz yapın onlarda konuşsun.  Bu arada sanmayın onlar yapmıyorlar  onlarınki gizli sizinki aşikar olsun Aşk güzel şeydir Aşk yaşamın anlamıdır , Aşk hayattır, Sevgidir, özlemdir,Aşk hayatın ta kendisidir. Aşık olun sevin ve sevilin gençler

Bu yazı 24 defa okunmuştur .

Son Yazılar