Şanlıurfa siyaseti aklanmalı...!
Nedim Atilla

Nedim Atilla

Şanlıurfa siyaseti aklanmalı...!

10 Haziran 2014 - 00:30

Şanlıurfa, yine gündemi yoğun, yine çok hareketli…

 

Memleketimizin gündemindeki güncel gelişmelere birlikte göz atalım.

 

Topçu meydanı.

 

Hepimizin malumu. Çok tartışılıyor bu ara. Tartışılma nedeni, isminin değiştirilmesi. Birçok Urfalı topçu meydanının adının değiştirilmesine razı değil. Bu değişim giderek toplumu kutuplaştırıyor, gerginleştiriyor. Büyük projelerin yapımlarının konuşulacağı, tartışılacağı yerde, böyle bir tartışmaya ve kutuplaşmaya meydan vermeye ne gerek vardı ? Madem Urfalılar istemiyor, geri adım atılması halkın sesine kulak verilmesi gerekmezmiydi ? Deniliyor ki 100’den fazla STK’da imza attı meydanın adının değiştirilmesi için. Bu STK’lar kimlerdir ? İsimleri tek tek açıklanmalı. Buradan Rabia ismine karşı olduğum anlaşılmasın. Bu isme karşı değilim. Bu ismin anlamını sonuna kadar destekliyorum, önemsiyorum. Eminim ki birçok Urfalıda benim gibi düşünüyordur. Bu isim değişikliği Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın gönlünü feth etmek için yapıldıysa yanlış. Başbakan’ın gönlü ancak yapılan hizmetlerle fethedilir, isim değişiklikleriyle değil…!

 

Büyükşehir'deki atamalar.

 

Büyükşehirdeki atamalar hala çok konuşuluyor, tartışılıyor. Birçok atama yanlış görülüyor, tepki çekiyor. Tabi ki içlerinde toplumun her kesiminin üzerinde mütabık kaldığı kişilerde var. Bu konuda elbette ki herkesi memnun etmek mümkün değil. Birçok atamanın seçim sonrası vefa borcu olduğu konuşuluyor. Asıl tepkilerde bu yönde, çünkü Şanlıurfa’nın vefa borcuyla yapılacak atamalarla kaybedecek tek bir dakikası yok. Şanlıurfa’nın menfaatleri tüm şahısların nefislerinin, egolarının üzerindedir.

 

Güvenç için erken hüküm veriliyor.

 

Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Celalettin Güvenç’in çalışma performansı hakkında erken hüküm veriliyor. Sayın Başkan henüz Valilikten Belediye Başkanlığına geçiş süresini tamamlamış değil. Zor ve büyük bir sorumluluk altında. Profesyonel bir ekiple çalışmıyor. Belediye’yi Büyükşehir Belediyesi’ne uyarlamak kolay bir işte değil. Birkaç ayda mucize beklememek lazım. Başkan Güvenç’in en büyük sıkıntısının iş başvurularının sayılarının çokluğu olur diye düşünmüştüm fakat durum öyle değilmiş. Aldığım bilgiye göre Başkan Güvenç, park otomat görevinde çalışacak işçi bulmakta zorlanıyormuş. Belediye’ye gelen birçok kişi bu görevi reddedip danışman ya da daha üst bir birimde görev almak istiyormuş. Buradan bir kez daha anlıyoruz ki Şanlıurfa’da işsizlik yok, iş beğenmemezlik var. Ne diyelim, Allah yardımcısı olsun.

 

Kayıp kaymakamlar aranıyor.

 

Haliliye, Eyyübiye, Karaköprü. Üç yeni, çiçeği burnunda ilçemiz. Bu ilçelerin üç yeni kaymakamı var. Bu kaymakamları gören, bilen, duyan, tanıyan var mı ? Bu kaymakamlar ne yaparlar ? Şanlıurfa’nın merkez ilçelerinin sorunlarıyla ilgilenirler mi ? Sorunların çözümü için çaba sarf ederler mi ? Bilmiyoruz. Belki çok çalışıyorlardır. Ama halkı bilgilendirme noktasında sıkıntılarının olduğu açık. Resmi erkandan bahsetmişken, Vali İzzettin Küçük Şanlıurfa’ya çabuk adapte oldu. Vatandaşlarla beklenenden daha çabuk kaynaştı. Kısa sürede kendini sevdirdi. Kentin kanayan yarası olmaya başlayan uyuşturucu sorununa göreve başlar başlamaz el attı. Konu ile ilgili eylem planı hazırlattı ve uygulamaya koydu. Sadece uyuşturucu değil, birçok alandaki sorunlara neşter atmak için çaba sarf ediyor. Ama Sayın Valimizin en büyük şansızlığı performansına uyum sağlayamayan ya da halkı bilgilendiremeyen kaymakamları olsa gerek. Bu arada Şanlıurfa’nın Büyükşehir olması ile birlikte Valiliğin yetkisi, etkisi azaldı gibi gözüküyor, ama işin aslı öyle değil. Valilik Büyükşehir’e sadece işlerin yüzde 20’ye yakınını devir etmiş. Devletin en üst makamı ve adresi hala Şanlıurfa Valiliği'dir.

 

Milletvekilleri de sessiz.

 

Milletvekillerimizde bir hayli sessizler. Birçoğu seçimden sonra sessizliğe büründüler. Kaymakamlar gibi onlarda kayıplar aslında. Tabi 2011'den bu yana bir fiil varlık gösteren, kentin en ucra köşesinin sorunlarıyla ilgilenen Doç. Dr. Zeynep Karahan Uslu'yu sessiz olan milletvekillerinden ayırmak gerek. Sayın Karahan Uslu şimdiye dek çalışma azminden hiç birşey kaybetmedi. Milletvekilliğinin hiç bir döneminde sessizliğe, neme lazımcılığa bürünmedi. Kendisini yakından tanıyor, çalışmalarını takip ediyorum. Kentin sorunlarıyla yakından ilgileniyor. Kendisine iletilen tüm sorunlara, bıkmadan, usanmadan çözüm arıyor, olumlu ya da olumsuz tek tek dönüş yapıyor. Siyasetin halkta karşılık bulabildiğini gösteriyor. Partili, partisiz ayrım yapmıyor. Ayrıca Şanlıurfa nüfusunun yarısını oluşturan kadınlarımızın tek temsilcisi olabilme sorumluluğunu da fazlasıyla yerine getiriyor. Bir değil, birkaç milletvekilinin gösterebileceği performansı tek başına sergiliyor. Sayın Karahan Uslu ayrıca AK Parti'nin en önemli ve etkin kadın milletvekili. AR-GE Başkan Yardımcılığı, MKYK üyeliği gibi önemli görevleri var. Sayın Karahan Uslu, Nimet Baş'ın pasifize, Fatma Şahin'in de Büyükşehir Belediye Başkanı olmasının ardından bilgisi ve tecrübesi ile AK Parti'nin kadın vizyonunu tek başına ayakta tutan ismidir. Ayrıca Şanlıurfa siyasetinin ülke genelinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'ten sonraki en önemli aktörü, temsilcisidir. Sayın Karahan Uslu'nun bu hizmet gayretinin yanında başka işlerle uğraşan milletvekillerimizde var. Mesela Ankara'nın sağlam kaynaklarından aldığım bilgilere göre bir milletvekilimiz memleketinin sorunlarıyla uğraşacağı yerde, yerini sağlamlaştırmak için atamalarla uğraşıyor, kendi kadrosunu oluşturup, güç elde etmeye çalışıyormuş. Buradan bir genelleme yaparak, kalbi Şanlıurfa diye atmayan, hizmetten başka gayeleri olan milletvekillerine, belediye başkanlarına, bürokratlara sesleniyorum: 1 milyon 700 bin insanın vebali, günahı sizin boynunuzda. Bu vebalin altından iki dünyada da kalkamazsınız.

 

Şanlıurfa siyaseti aklanmalı.

 

Yine gündemin en yoğun olduğu alanlardan biri 'Yerel Siyaset'. Kongreler yaklaşıkça oynanan ayak oyunları, siyasilerin birbirlerine attıkları iftirala ve birbirlerinin kuyusunu kazanlar. Yani kısacası her türlü yakışıksız ve etik olmayan davranışlar. Siyasetin kazanı fokur fokur kaynıyor. Kentimizde siyasetin zemini çok kirli. Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuna ve misyonuna uygun bir yönetim anlayışı ortada yok ama bu vizyonu, bu misyonu geliştirecek, değiştirecek birisi var. Oda Sayın Kasım Gülpınar’dır. Sayın Gülpınar’ın elini masaya vurma zamanı, kirli siyaseti temize çıkarma vakti gelmiştir. Bu isim neden Sayın Gülpınar'dır ? Çünkü Sayın Gülpınar Şanlıurfa siyasetinin vicdanıdır. En yürekli, cesaretli siyasetçisidir. Makam ve mevki için kimsenin önünde eğilip bükülmeyen, özelliklede gençlerin rol modelidir. AK Parti’nin yüz akıdır. Sayın Gülpınar kendisine verilen her görevi layıkıyla yerine getirmiştir. Bunun en iyi örneği de kazanılmasına en zor gözüyle bakılan ilçelerden biri olan Siverek'teki seçim zaferidir. Sayın Gülpınar, kendi partisindeki, yani içlerindeki İrlandalıların engellemelerine, fitne, fesatlarına rağmen Siverek’teki seçimlerinden alnının akıyla çıkmıştır. Bu başarıyı önce iman gücü, sonrada ayrım yapmadan yaptığı hizmetleriyle elde etmiştir. Bu yüzden Sayın Gülpınar’a Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yetki verilmelidir. Şanlıurfa siyasetinin Gülpınar’ın adaletine ihtiyacı var.

 

 

Bu yazı 9550 defa okunmuştur .

Son Yazılar