Portfoyler ve cantalar- Evden cikarken sen neleri birakiyorsun?
Nilüfer Bergmann

Nilüfer Bergmann

Portfoyler ve cantalar- Evden cikarken sen neleri birakiyorsun?

10 Nisan 2015 - 14:04 - Güncelleme: 16 Nisan 2015 - 15:50

Guzel bir haftasonu diliyorum sana, her actiginda bu sefer neden bahsetti acaba diyecek kadar alakasiz yazdigimin farkindayim. Spontane gelisen seyleri seviyorum,' hadi kalk' deyince ceketini giyen adamlari, ortada hic bir ozel durum yokken ' bugun de sana ozel giyindim' diyen kadinlari seviyorum. Kapimi caliverip 'ben geldim' diyenleri de. O yuzden yeni basladigim bu kosemde bodoslama daldigimin farkindayim. Elestirilere son derece acigim, hatta belki de el yordamiyla yolumu bulmaktan sizinlerin okumak istediginiz konulara deginmek acisindan elestirileriniz benim icin paha bicilmez.

 

Evden cikarken sen neleri birakiyorsun?

Çantamda mikrop öldürücü losyon, ya lazım olursa diye toka, cuzdan, parlatici ve bir kaç ağrıkesiciden ibaret makyaj çantası, evimin anahtarı, güneşgözlüğüm, keyifli bir muhabbet ortami olurda ya içersem diye yıllardır tiryakisi olamadığım sigara ve kucuk bir ihtimalle çakmağım, kitabim ve telefonum var.

Elinde portföy taşıyanlara gıpta ile bakmisimdir hep. O minicik deri bazen de kumas parcasina nasıl oluyorda bunca şey sigdiriyorlar? Sen de sormaz mısın kendine? Gerçi erkeklerin tasidiklarini sadece ceplerine sigdirip çıkmaları da ayri bir gunun yazisi olabilir.
 
Kırmızı halıda yürüyen ünlülerin eminim bir bavul da alo dedikleri an yanlarında biten yardımcıları taşıyordur da bize noluyor? Benim çanta taşıyıcım yok senin de olmadigini dusunuyorum. Icine bir ruju zor sigdirip cüzdan bile koyamadigin portföyler niye? Telefonunu dahi elinde tasimak zorunda kaldiklarina ne demeli? Daha dışarıda kalan bir dolu ihtiyacimla adeta hayatımin yarısını evde bırakıp çıkar gibi hissederim ben, o yüzdendirki mutlaka arabama o herseyim olan çantayı da her ihtimale karşıkoyasim vardır cogu zaman.

Portföyler, sanki tanımadıklarımıza gösterdiğimiz bakımlı, başarılı, egolarından arınmış,durust, affedici, anlayisli sevecen bir kadin gibi essizken; evde bıraktığımız ici dolu kocaman çantalarımızsa yalnızca yakinlarimiza ve bizi sevenlere gösterdiğimiz nazlı, hırçın, arsız, kırılgan, acıları, hayal kırıklıkları, heyecanlari ve ihtirasları olan diğer yüzümüz gibi...
 
Hangimiz onemli bir yanimizi evde bırakmiyoruzki?

Bu durumda kendini en iyi kamufle eden biz kadınlar mı yoksa ceplerinin dikislerini dahi sokmeyen her daim mağrur görünebilen erkekler mi?

evde birakmam ben. Çantamda mikrop öldürücü losyon, ya lazım olursa diye toka, cuzdan, parlatici ve bir kaç ağrıkesiciden ibaret makyaj çantası, evimin anahtarı, güneşgözlüğüm, keyifli bir muhabbet ortami olurda ya içersem diye yıllardır tiryakisi olamadığım sigara ve kucuk bir ihtimalle çakmağım, kitabim ve telefonum vardir.

Elinde portföy taşıyanlara gıpta ile bakmisimdir hep. O minicik deri bazen de kumas parcasina nasıl oluyorda bunca şey sigdiriyorlar? Sen de sormaz mısın kendine? Gerçi erkeklerin tasidiklarini sadece ceplerine sigdirip çıkmaları da ayri bir gunun yazisi olabilir.
 
Kırmızı halıda yürüyen ünlülerin eminim bir bavul da alo dedikleri an yanlarında biten yardımcıları taşıyordur da bize noluyor? Benim çanta taşıyıcım yok senin de olmadigini dusunuyorum. Icine bir ruju zor sigdirip cüzdan bile koyamadigin portföyler niye? Telefonunu dahi elinde tasimak zorunda kalanlara ne demeli? Daha dışarıda kalan bir dolu ihtiyacimla adeta hayatımin yarısını evde bırakıp çıkar gibi hissederim ben, o yüzdendirki mutlaka arabama o herseyim olan çantayı da her ihtimale karşı koyasim vardır cogu zaman.

Portföyler, sanki tanımadıklarımıza gösterdiğimiz bakımlı, başarılı, egolarından arınmış,durust, affedici, anlayisli sevecen bir kadin gibi essizken; evde bıraktığımız ici dolu kocaman çantalarımızsa yalnızca yakinlarimiza ve bizi sevenlere gösterdiğimiz nazlı, hırçın, arsız, kırılgan, acıları, hayal kırıklıkları, heyecanlari ve ihtirasları olan diğer yüzümüz gibi...
 
Hangimiz onemli bir yanimizi evde bırakmiyoruzki?

Bu durumda kendini en iyi kamufle eden biz kadınlar mı yoksa ceplerinin dikislerini dahi sokmeyen her daim mağrur görünebilen erkekler mi?
Siz yine de pembe gozluklerinizi yaninizdan ayirmayin
Pembe dizilerde hayat pembe gozluklerle yasanir, asiklar cok asik (kor), kotuler cok kotu (seytan), iyiler cok iyi (melek) zengin cok zengin fakir cok fakir... orta halli bir olay, orta halli bir ask, hem iyi hem kotu bir karekter yoktur ama gercek hayatta oyle degildir. Hepimizin içinde bir güzellik bir iyi niyet vardır ama istersek çok kötü de olabilir şeytanı dahi aratmayabiliriz, deli gibi aşık olup sonra gider bir başkasına da ilgi duyabiliriz, ya da yanımızdan geçen adamın gözlerine, kızın bacaklarına bakabiliriz... çünkü hayat gerçektir.. taktıgımız gözlükler ya numaralı ya da koyu renk camlıdır. pembe gözlük pratikte kimsenin işine yaramaz....
 
 
Sevgimle,
 
 

Bu yazı 10066 defa okunmuştur .

Son Yazılar