GÜNDELİK HAYATIN İÇİNDEN
Şebnem Özbay

Şebnem Özbay

GÜNDELİK HAYATIN İÇİNDEN

18 Aralık 2015 - 11:59

Apartmandan çıkmış kapının önünde bekleyen arabaya doğru yürüyorlar...Beş tane kadın...Yüzlerinde bugünü de geçirdik çok şükür ifadesi...Hemen hepsinin elinde bir poşet..."Ev ayakkabısı" torbası...Kabul günlerine giderken götürülen...Dışarıda kullanılmayan, kullanılsa bile altı temizlenip tekrar ev ayakkabısı haline dönüştürülen...

Ev sahibesi balkondan bakıyor, hepsi el sallıyor, teşekkür ediyor...Onları yolculayan hanımsa; "Yine bekleriz, ayaklarınıza sağlık..."vs. bilindik uğurlama cümleleri sarf ediyor... Yüzünde bir rahatlama ifadesi...Tatlı bir yorgunluk ve sırasını savmış olmanın verdiği bir yükten kurtulmuşluk hali...

Yanlarından yürüyüp geçiyordum...Geçerken de alıp veriyordum...Akşamüstü saatlerinde her yürüyüş esnasında dikkat ederim bu hanımlara...İmrenirim de bazen...Uzun yıllardan beri "Ev Hanımı" olmama rağmen; altın, para toplama olmadı sırayla biri birini ağırlama sistemi dahil olmadı yaşamıma...

Arabaya binmek üzere olan hanımlardan biri laf etti hemen..."O kurabiye neydi öyle, taş gibi..." öteki de "Pastası da güzel olmamıştı"...Ev sahibi duymuyor tabii konuşulanları...İçimden diyorum ki; "Bari arabaya binene kadar sabretseniz!..."

Bize özgü mü acaba böyle davranmak?...Niye kusur aramak ve bulmak zorundayız sanki?...Neden madalyonun iki yüzü de aynı değil...İş hayatı da böyle...İnsanlar memnuniyetsiz birbirinden ve bir o kadar da samimiyete, ilgiye muhtaç aslında...

İnsanlar insanlar içinde insana hasret yaşıyorlar...O hasret duyduğumuz insan işte böyle davranmayan insan...Olgun, hoşgörülü, arkadan konuşmayan, yaptıklarının ve söylediklerinin arkasında duran insan...

O hasret duyduğumuz insan kadar olamasak ta çaba göstermeliyiz...İç huzuru ve denge arıyorsak başka çaremiz yok...Tahammülü ve yeri değilse susmayı öğrenmeliyiz...

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 

 

 

 

 

Bu yazı 10445 defa okunmuştur .

Son Yazılar