Vazgeçemem Türk kahvesinden...
Şebnem Özbay

Şebnem Özbay

Vazgeçemem Türk kahvesinden...

28 Ekim 2015 - 16:07

0lmazsa olmaz… Beş-altı fincan sade kahveyi içmemişsem o gün huzursuz olurum... Mis kokulu Türk 
kahvem, pencere kenarı koltuğum, sevdiğim bir kitap... Bu ritüeli yaşamadığım zaman eksik hissederim kendimi... ilk kahve pişirdiğimde yaşım sekizdi...0rta boy bakır cezveyi ocağa koyup, büyük bir heyecanla 
kabarıp köpüklenmesini beklemiştim...Fincanlara doldururken yarısını döktüğümü hatırlıyorum... Yuvarlak yine bakır tepsiye iki fincan kahveyi itinayla yerleştirmiş, mutfaktan içeri taşımıştım... Küçük adımlar, aman dikkat 
dökmeyeyim derken; kalan yarım fincanın yansı da taşırken gitmişti.Yine de annem ve babam beğenmişti o ilk kahveyi... "Aferin kızımıza" demişlerdi...Kaç fincan kahve taşıdım şu yaşıma kadar? Kaç kişiye?...Kaçını ikram ederken heyecan duydum, üzüntü, neşe, bıkkınlık ya da kızgınlık? Pek çok huyumla benzediğim babama da tam üç sefer, beş kişilik kahve yapınca; "Yahu ölsem kalk bir kahve yap, öyle cenaze namazını kılalım diyeceksiniz… "diye sitemde bulunmuştum... 

Gençlik yıllarımda bizim yöre insaninin geleneğidir bu evin kahve, çay servisinde bulunan genç kızına "Ağ bahtlara düşesen" derler... Yani bahtın ak olsun, güzel olsun...Aman ne duydum bu dileği...Her seferinde "Aminnnnn" 
derdim de annem; "Teşekkür et yeterli ne o öyle evlenmeye meraklıymışsın gibi...".sitem ederdi... Bu sabah kahvemi içerken; "Ağ bahtlara düşesen" diye genç kızlara dua eden, güzel temennide bulunan o kadınlara seslendim içimden; "Hey hanımlar sizin bu temenniniz pek işe yaramıyor; siz de biliyorsunuz da ağız alışkanlığından söylüyorsunuz kızlara...Hadi değiştirelim bu dileği var mısınız?...Bundan böyle elinden kahve içtiğiniz kıza sadece -aklın bol olsun- deseniz daha iyi olmaz mı?" Aklı bol olanın, bahtı da daha güzel olmaz mı? 
Ne dersiniz? 

 

Bu yazı 11469 defa okunmuştur .

Son Yazılar