AK Parti’nin Alternatifsizliği ve Şanlıurfa’daki...
Sedat Atilla

Sedat Atilla

AK Parti’nin Alternatifsizliği ve Şanlıurfa’daki Durumu

10 Şubat 2011 - 09:35

AK Parti yine alternatifsiz ve çok güçlü bir biçimde seçimlere hazırlanıyor. Genel Merkez rahatlıkla % 50’nin üzerinde oy beklediğini açıklayabiliyor. Beklenti çok yüksek. Aslında böyle düşünmekte haklılar. Çünkü alternatifleri yok. CHP ve MHP çözüm üreten partiler değil, sorun üreten partiler konumundalar. BDP ise kendini aşıp merkeze gelemediği için alternatif olmaktan uzak.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın karizması, icraatları, muhalefetle adeta oyun oynaması, Türkiye’yi ve Ortadoğuyu’da aşıp Dünya çapında bir lider olma yolundaki adımları rakiplerini şaşkına çevirmiş durumda. Ekonomik başarıları ile krizi teğet geçiren Başbakan, Dış Politikada da yıllar yapılamayanı yapmakta ve söylenemeyenleri söyleyebilme cesareti göstermektedir.

Bu güç ve etkiyi yaşayan, tabanına ve seçmenine de yaşatan AK Parti bir dönem daha Tayyip Bey’in etkisini, karizmasını, halk sevgisini, halkın ona olan teveccühünü kullanacak ve iktidara gelecek gibi görünüyor. Peki bu AK Parti yerelde, taşrada doğruları ne kadar hâkim kılabiliyor ve teşkilatlanmasını her zaman ideal bir biçimde yapabiliyor mu?

Şanlıurfa’dan bakınca bu hiçte böyle görünmüyor. AK Parti Şanlıurfa’da bir türlü iki yakasını bir araya getiremiyor. Halkın beklentilerini doğru okuyamıyor ve tabanının Tayyip Bey’e olan sevgisinin getirisini, mirasını yemeye devam ediyor.

Şanlıurfa’da AK Parti’nin aldığı oylar ve kazandığı seçimler, il başkanlarının, ilçe başkanlarının, milletvekillerinin esiri değil. Çünkü ilçeler ve il teşkilatı sürekli çekişme halinde. Bunun en bariz örneği son dönemde yaşananlar.

Yönetime daha yeni seçilmiş olan bir ekipten milletvekili aday adayı olabilmek için çeşitli isimler istifa etti. İstifa edenler arasında çiçeği burnunda İl Başkanı Ahmet Düşünür’de vardı. Yeni seçilecek il başkanı için teşkilat mensupları arasında temayül yoklaması yapıldı. Yani her teşkilat mensubunun eğilimi soruldu.

Bu eğilimlere göre Müslüm İncebıyık, Yusuf Eğilmez ve Ömer Faruk Toptan’ın isimleri ön plana çıktı. Yani daha yeni seçilmiş olan ve henüz bir genel seçim atlatmadığı için rüştünü ispatlayamamış olan yönetim il başkanı seçimi için 3’e bölündü. Hızlı kulisler yapıldı. Konunda kazanan Yusuf Eğilmez oldu. Ama bu arada anlaşıldı ki, Yusuf Eğilmez zaten önceden belirlenmiş ve seçimi Genel Merkez’de kazanmış. Teşkilat üyelerinin gazını almak üzere Şanlıurfa’ya gelen teşkilat başkan yardımcıları şekil şartlarını yerine getirmiş, sonra da bildiklerini okumuşlar.

Buna benzer olay ve gelişmeler daha önceleri de yaşandı. Hep yukarıda işler pişirildi ve Şanlıurfa’nın önüne “yeseniz de bu! Yemeseniz de!” diye konuldu. Şanlıurfalılar da bunu yediler! Bunun istisnası 2009 mahalli seçimleridir. O seçimlerde de yine oldu bittiler yaşandı biliyorsunuz. Şanlıurfalıların önüne Şanlıurfa’yı bir türlü tanıyamamış olanların organizesi ile bir şeyler konuldu. Alın bunu yiyin dediler. Ama Şanlıurfalılar Tayyip Bey’e olan muhteşem sevgilerine rağmen bu yemeğe reddetti.

Şimdi 2011 seçimleri için de böyle bir durum söz konusu. Genel Merkezde birileri tarafından yönlendirilen ve Şanlıurfa adına verdikleri kararlarda hep keyfi davrananlar 12 Haziran için de kendi keyiflerine göre davranıp yemek istemediğimiz, midemize, aklımıza, ruhumuza ters gelen bir yemek önümüze koyarlarsa biz Şanlıurfalılar olarak bunu reddeder yine yemeyiz. Hatta o yemeğe kendilerine acı acı yedirir bir ders daha veririz.

Şanlıurfa ile adeta dalga geçenler hak ettikleri dersi kendi teşkilatlarından belki alamazlar. Ancak demokrasiyi, hukuku, özgürlükleri ve hakkı bu zatlardan çok daha iyi hazmetmiş olan Şanlıurfalılar halka rağmen siyaset yapılamayacağını bir kere daha gösterirler.

AK Parti’nin alternatifsizliği buna engel olamaz! Bunu böyle bilin.

Bu yazı 14235 defa okunmuştur .

Son Yazılar