Şanlıurfa’yı sevmek sözle olmuyor!
Sedat Atilla

Sedat Atilla

Şanlıurfa’yı sevmek sözle olmuyor!

14 Temmuz 2008 - 09:53

Kime sorarsanız Şanlıurfa’yı seviyor. Kime sorsanız bu memleketi en çok kendisi seviyor. Ama kime bu memleket için ne yaptın diye sorsanız söyleyebilecek çok şeyi olmuyor nedense!. Lafla peynir gemisi yürümediği gibi Şanlıurfa’yı sevmek de lafla, sözle, söylemekle olmuyor.

 

Şanlıurfa’yı sevmek bu konuda elini taşın altına ne kadar koyduğunla ilgili bir anlamda. Ne kadar gayret gösterdiğin, çözüme ne kadar katkıda bulunduğunla ilgili bence. Aksi halde çözümün değil sorunun parçası olup çıkıyorsun.

 

Şanlıurfa nedense en çok siyasilerimiz seviyor. Yine nedense Şanlıurfa için en az çözümü siyasilerimiz üretiyor. Mesela birçok dönemdir Şanlıurfa için Şanlıurfalı olmayanlar daha çok gayret gösteriyor. Belki görev bilinci ile ve yine görevleri gereği bunu yapıyorlar ama yine de memleketimiz için iyi şeyler yapıyorlar. Mesela son dönemlerin birçok valisini ve şu andaki valimizi bu kategori içerisinde değerlendirebiliriz.

 

Zaten Şanlıurfa’ya gelen valiler ve bazı bürokratlar kadar biz de, her birimiz en az onlar kadar gayret göstermiş olsaydık inanın bu memleket çok daha ilerilerde olurdu. Bunu bizden hiç kimse gayret göstermiyor anlamında söylemiyorum. Elbette bizden de önemli gayretler ortaya koyanlar var.

 

Bu dönemin belediye başkanı da bunlardan birisi. Canını dişine takmış başkan, bir yandan belediyeyi toparlamaya çalışıyor, diğer yandan da belediyecilik hizmetleri anlamında ortaya güzel hizmetler koyma gayretinde. Ancak kendisi ile ilgili bizzat kendi partisinin yönetiminin ve vekillerinin neler yaptıklarını biliyorsunuz.

 

Benim üzerinde durmak istediğim asıl husus memleket sevgimizin gerçekliği ile ilgili. Şanlıurfa her bakımdan sevgiyi, ilgiyi, değer verilmeyi, korunmayı, kalkınmayı, geleceğe daha emin adımlarla yürümeyi hak eden unsurlara sahip tarihin, kültürün, ekonominin ve geleceğin en önemli şehirlerinden birisi.

 

Böyle bir şehirde doğmak, büyümek, yaşamak, çalışmak hepimize bazı sorumluluklar yüklüyor. Hepimizin en azından bu sorumlulukları yerine getirmemiz gerek.

Medyası ile, sivil toplum ve meslek kuruluşları ile, siyasileri ile, bürokratları ile, esnafı ve memuru ile, zengini ve toprak sahibi ile, bütün imkan sahipleri ile bu şehir için önemli ve dişe dokunur işler başarmak zorundayız.

 

Memleketimiz için ortaya koyacağımız gayret bu memleketin geleceğini yakından ilgilendirmektedir. Böylece sevgimizin de sahte değil, gerçek bir sevgi olduğunu göstermiş oluruz.

 

Rahmetli bir büyüğümüzün söylediği gibi “Urfa, verin yiyeyim, örtün yartayım, bekleyin ölmeyeyim!” mantığı ile memleket sevmek olmaz. Kısır çekişmelerle, siyasi ikbal hesapları ile, bananecilikle, kıskançlık ve hasetlikle, tembellikle sevginin gereğini yerine getirmek mümkün değildir.

 

Şanlıurfa her şeye değer bir şehirdir ve yine her şeye rağmen sevilmelidir. Bu sevgi de ortaya konulacak gayretlerle, çabalarla, samimi adımlarla gösterilmelidir.

 

Yine Şanlıurfalının dediği gibi “Kuru kuru kurbaniy (kurbanın) olım (olayım)” yaklaşımı ile bu memleketi sevmek mümkün değildir. Çünkü Ziya Paşa’nın dediği gibi “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!”

Bu yazı 5419 defa okunmuştur .

Son Yazılar