Şanlıurfa Ankara’da Ne Kadar Güçlü?
Sedat Atilla

Sedat Atilla

Şanlıurfa Ankara’da Ne Kadar Güçlü?

16 Ocak 2012 - 11:24

2011 Genel seçimleri sırasında Şanlıurfa’nın siyasi eksikliklerinin ve yetersizliklerinin sona ereceği konusunda hepimizde olumlu bir intiba oluşmuştu. AK Parti’nin seçim çalışmalarını yürüten Seçim Koordinasyon Merkezi de bütün propagandayı bu ana fikir etrafında yoğunlaştırmış ve başarılı da olmuştu. Ne de olsa listenin başında fiilen bakan olan ve seçim sonrasında da bakan olacağı neredeyse kesin olan bir isim vardı.

Eski siyasi çekişmelerin, kişisel ve çıkara dayalı davranışların artık sona ereceği, daha güçlü ve etkili bir siyasi yapının ortaya çıkacağı sanılıyordu. Şanlıurfalılar geçmişteki siyasi yapıdan çok şikâyetçi idi. Milletvekillerinin bir çoğunun köklü sorunları çözmekte yetersiz kaldıklarını, Şanlıurfa’nın Ankara’da güçsüz ve çaresiz olduğunu, AK Parti iktidarının Türkiye genelinde ve diğer illerde sağladığı etkiyi, başarıyı icraat anlamında Şanlıurfa’da elde edemediğini hepimiz biliyor ve söylüyorduk.

İşte sırf bu endişe ve ümitsizliklerle geldiğimiz 2011 seçimlerinde o zamanın Devlet Bakanı Faruk Çelik’in AK Parti listesinin başına konulması hepimiz için yeni bir umut ve heyecan yaratmıştı. AK Parti iktidarı sürerken yenilenen milletvekili listemiz umudumuzu artırmış, kazanan milletvekillerimizin geçmişteki hataları tekrarlamayacaklarına kendimizi inandırmıştık.

Seçimlerin üzerinden tam 7 ay geçti. Bu 7 aylık sürede o umudumuz ve heyecanımız adına neler yaşadık? Umduğumuz gelişmeleri gördük mü? Milletvekillerimizin performansları Şanlıurfalıları tatmin etti mi? O özlediğimiz ve ısrarla altı çizilen birlik tablosu tam olarak sağlandı mı? Şanlıurfa’nın sorunları çözüm yoluna girdi mi? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik Bursa’nın ve Bursalıların, Bursa’daki Artvinlilerin Bakanlığını bırakıp tam olarak Şanlıurfa’nın, Şanlıurfalıların Bakanı olabildi mi? Milletvekillerimiz ve yerel siyasi yapımız kendisine bu konuda yeteri kadar yardımcı olabiliyor mu?

Bütün bu soruların hepsine gönül rahatlığı ile EVET demek ne yazık ki mümkün değil? Keşke deseydik, diyebilseydik. Geçen zamana, verilen sözlere, AK Parti’nin Şanlıurfa’da ortaya koyduğu tabloya bakacak olursak; tamamen olumsuz ve karamsar olmasak bile, en azından seçim sırasında yükseğe konulan çıtanın boyuna uygun gelişmelere ulaşılamadığı çok açıktır.

Mesela çok basit ve açık bir örnekle bu görüşümü size ispatlamak isterim:

Seçimlerden önce Şanlıurfa’nın Ankara’da iki etkili bürokratı vardı. Birisi Tarım Bakanlığı’nda Müsteşar Yardımcısı olan Ferhat Şelli. Diğeri de Sağlık Bakanlığında Daire Başkanı olan Osman Güzelgöz. Bu isimlerin yanında yine Şanlıurfalı olan birkaç bürokratı sayabiliriz: Milli Eğitim Bakanlığı’nda da iki Genel Müdür vardı Şanlıurfalı olan; Hasan Kaplan ve M. Emin Gürkan. Tarım Bakanlığı’nda Daire Başkanı olan Habip Çadırdı. Belki birkaç isim daha sayabiliriz.

Peki, şimdi tablo nedir ve durum nasıldır sizce? Bugün bürokrasi açısından Ankara’da daha mı güçlüyüz? Yoksa var olan gücümüzü de yitirdik mi? Sadece bu tablo bile başarısız ve yetersiz olunduğunu çok net biçimde ortaya koyuyor.

Yukarıda saydığım isimlerden sadece Ferhat Şelli ancak Müsteşar Yardımcılığını koruyabildi. Onu da hak ettiği halde Müsteşar yapmadılar. Diğer isimlerin hepsi eski yerlerinde değil. M. Emin Gürkan ve Hasan Kaplan yeni Milli Eğitim Bakanı tarafından gerekçesiz olarak görevlerinden alındılar. Şanlıurfa’nın Bakanı Faruk Çelik ve milletvekillerimizin sesi çıkmadı. Şanlıurfalı olarak hepimizin gururu olan ve en başarılı bürokrat olan görülen Osman Güzelgöz aktif daire başkanlığı görevinden Bakan Müşavirliğine çekildi. Hiç birimizin gıkı bile çıkmadı. Sağlık Bakanlığının yeni yapılanmasında Sağlık Bakanı birçok kişiye yeni görevler, genel müdürlükler, kurum başkanlıkları, müsteşar yardımcılıkları verdi. Osman Güzelgöz’e nedense hiçbir görev layık görülmedi. Milletvekillerimiz ve Sayın Faruk Çelik Bakanımız bu duruma da seyirci kaldılar.

Örnekleri daha da çoğaltabilirim. Ama bu kadarla yetineyim.

Biz şu anda Ankara’da 2011 seçimlerinden daha güçlü değiliz. Hatta eski gücümüzü bile yitirmiş durumdayız.

Haberiniz olsun istedim…

Bu yazı 9873 defa okunmuştur .

Son Yazılar