Şanlıurfa Sevgimiz
Sedat Atilla

Sedat Atilla

Şanlıurfa Sevgimiz

03 Şubat 2008 - 00:16

Hepimiz memleketimizi çok seviyoruz. En azından çok sevdiğimizi söylüyoruz her fırsatta. Doğrudur, gerçekten de Şanlıurfa’yı sevgimiz belki bütün sevgilerin üzerindedir. En azından sözde böyledir.

  Biz kimsenin memleket sevgisini sınayacak da değiliz. Ya da kimsenin memleketini sevme sözüne bir diyeceğimiz de olmaz. Burada esas olan memleket sevgimizi nasıl gösterdiğimizdir.

  Hepimiz Şanlıurfa sevgimizi başka başka şekillerde ortaya koyuyor ve ifade ediyoruz. Zaten Şanlıurfa ile ilgili her gelişme de bu sevgiyi ifade biçiminin şekillenmesinde yatıyor.
 

Daha doğrusu memleket sevgimiz memleketimize nasıl yansıyor, önemli olan burasıdır. Zaten sevgiler nasıl ifade edilirse edilsin önemli olan samimiyetidir, sonuçlarıdır, yansımalarıdır. Yani o sevgi o memlekete neler getirmiş, neler kazandırmış, geleceğini nasıl etkilemiş bu önemlidir.

  Şanlıurfalılar yıllarca sevgilerini, sevdalarını, Şanlıurfa’ya olan bağlılıklarını sözde, şarkıda, türküde, gazelde, hoyratta çok güzel dile getirdiler. Gerçekten de, Şanlıurfa insanın aşık olacağı kadar güzel bir şehirdir. Dağı, taşı, kurdu, kuşu, havası, tarihi, kültürü, insanı oldukça özel özellikler taşır bu kutsal memleketin.

  Suyu ile, tarımı ile, doğası ile, ekonomisi ile, turizmi ile de çok özel bir şehirdir Şanlıurfa. Yetiştirdiği insanları da hep ünlüdür memleketimizin.

  Bütün bunlara kimsenin itiraz ettiği yoktur zaten. Her ne kadar biz memleketimizi sadece sıra gecelerine mahkum etsek de, Şanlıurfa bu mahkumiyete sığmayacak kadar büyüktür.

  Böyle bir özel ve büyük şehrin sevgisi de büyük olmalıdır. Bu nedenle, türküler, hoyratlar güzel anlatır Şanlıurfa’yı ve memleket sevgisini. Biz de hepsini büyük bir zevkle dinleriz, eşlik ederiz.

  Benim bütün bunların dışında vurgulamak istediğim husus, Şanlıurfa’ya olan sevgimizin bu kente neler kazandırdığıdır. Şanlıurfa hepimize “Urfalı olmak gibi” çok özel bir unvan kazandırmıştır. Peki biz sevdiğimizi söylediğimiz bu şehire neler kazandırıyoruz?

  Şanlıurfa’yı canından çok sevdiğini söyleyenler ellerini taşın altına koymak söz konusu olduğunda, yani sevgileri sınandığında bu imtihanı verebilmişler mi, verebiliyorlar mı? Yoksa bir çoğumuz bu sınavda sınıfta mı kaldık?

  Urfalıların bir sözü var bilirsiniz; “kuru kuruya kurbaniy olım!” (Kuru kuruya kurbanın olayım). Yani açıkçası bizim bir çoğumuzun Şanlıurfa sevgisi bu sözle ifade ediliyor. Söylüyoruz ama yapmıyoruz. Yapmayınca da şehrimize bir şeyler kazandırmıyoruz.

  Urfalıyım diye böbürlenerek kendine toplumda, siyasette, ekonomide, sanatta yer bulananlara sormak lazım: Bu şehir için acaba neler yaptınız? Yaptıklarınız sevginiz kadar mı? Sevginizi ifade ediş biçiminiz mi abartılı, yoksa sevginizde samimi değil misiniz?

  Şöyle bir soru ile bitirmek istiyorum:

  Memleket sevgisi ile övünen insan sayısının bu kadar çok olduğu bir şehir hala ne diye dövünmektedir acaba?

Bu yazı 1368 defa okunmuştur .

Son Yazılar