Şanlıurfalılar Siyasette Doğruyu Yapabildiler mi?
Sedat Atilla

Sedat Atilla

Şanlıurfalılar Siyasette Doğruyu Yapabildiler mi?

02 Mart 2011 - 09:45

Siyasi alanda Şanlıurfa’ya hep yanlış yapılıyor diye yıllardır bağırıp çağırıyor kendimizi heder ediyoruz. Sonuçlar ve kişiler itibariyle bakarsanız gerçekten de böyle bir tablo var ortada. Partilerin yıllardır Şanlıurfa için asıl doğruları bir türlü tahakkuk ettiremediğini ve ortaya uygun kişilerle uygun sonuçları çıkaramadıkları doğrudur.

Peki, bunun asıl sebebi partiler midir? Partilerin liderleri midir?

Veya genel merkezler Şanlıurfa’yı neden bir türlü doğru okuyamıyorlar?

Bütün bu olup bitenlerde bizim hiç mi suçumuz, kabahatimiz veya eksikliğimiz yok. Biz Şanlıurfa ve Şanlıurfalılar olarak tertemiz, sütten çıkmış ak kaşık olarak ortada duruyoruz da Ankara’dakiler mi bizi göremiyor ve anlayamıyorlar?

Aslında partiler ve genel merkezler çoğu zaman Şanlıurfa için doğruları yaptılar. Şanlıurfa’yı anladılar ve desteklediler. Öyle olmasa Şanlıurfa’dan Necmettin Cevheri gibi, Cenap Gülpınar gibi, Vedat Melik gibi, Faruk Bayrak gibi daha birçok isim, halkın aradığı, istediği ve takdir ettiği isimler olarak siyasette ön plana çıkamaz ve Şanlıurfa’nın temiz siyasi yüzü olamazlardı.

Öyle iddia edildiği gibi Parti Genel Merkezleri Şanlıurfa teşkilatlarını da feodal yapıya, aşiretçilik yapanlara teslim etmediler. Hani zaman zaman Şanlıurfa’da “İşte siyasette şehir çocuğu yok! Şanlıurfalı yok!” diye konuşuluyor ya. Bu da tam olarak doğru değil. Tek parti döneminin CHP’si tamamen Şanlıurfa eşrafının elindeydi. Daha sonra Demokrat parti yine Şanlıurfa eşrafı tarafından yönetildi. Adalet Partisi ve DYP Necmettin Cevheri tarafından, Hatipoğlu ve Saraç tarafından yönetildi yıllarca Şanlıurfa’da. ANAP Kurulduğunda İl Başkanı Mahmut Hacibanoğlu, merkez ilçe başkanı da Celal Köseoğlu idi. Refah Partisini hep Kemal Kayacan, Mehmet Kayacan yönetti. Daha sonra Şevki Hafız geldi. Bunların hepsi şehirli, eşraf ve merkezin insanları değil miydi?

AK Parti de yıllarca şehirlilerin elindeydi aslında. Kurucu İl Başkanı Müfit Yetkin’di. Daha sonra gelen Abdülkadir Kol, Cuma Ağaç, Osman Eren, Mehmet Ekinci ve Ahmet Düşünür de hep şehirli sayılacak insanlardı. CHP’de de MHP’de de bu aslında hiç değişmedi. Şanlıurfa teşkilatları hep şehir çocuğu, şehirli dediğimiz, şehir kültürünü özümsemiş isimler tarafından yönetildi.

Gördüğünüz gibi siyasette Şanlıurfa’ya asıl yanlışlığı partiler ve genel merkezler yapmamış. Ne yapmışsak biz kendi kendimize yapmışız. Biz kendi içimizde birbirimize karşı dürüst olamamış, hep kendi ayağımıza kurşun sıkmış, birbirimizi kötülemiş ve başarılı olamamak için elimizden geleni yapmışız. Sonra da ortaya çıkıp “köylüyü, aşiretleri, feodal yapıyı suçlamışız!” Ne yapsın yani adamlar? Siyaset yapmasınlar mı? Ortaya çıkmasınlar mı? Aşiretlerini yok mu saysınlar? Kendi memleketlerinin ve ellerine geçen fırsatların kıymetini bilmeyen sözüm ona şehir çocuklarına mı teslim etsinler siyaseti.

Bütün bunları anlamak için 2009 mahalli seçimlerine bakmak yetmez mi? Eğrilen ve bozulan siyasi çizgiyi doğrultmak için halkımızın 2009’da verdiği ders şehirliye de, köylüye de, partilere de, yerel teşkilatlara da, genel merkezlere de yetmez mi?

Partilere doğruyu yaptıracak olan da yine bizleriz. Bizim tutumlarımızdır. Biz kendi içimizde ve birbirimize karşı doğru olursak, dürüst olmayı becerebilirsek, şehirli köylü demeden düzgün insanları ön plana çıkarıp destekleyebilirsek liderler de, genel merkezler de bunu görür ve gereğini yapar.

Şehirli dediklerimizin Şanlıurfa siyasetine ne kazandırıp ne kaybettirdiklerine bakalım, doğruları daha çabuk görür ve anlarız. Eğer partilere ve genel merkezlere şehrimiz adına doğruları yaptırmak istiyorsak önce biz doğru ve dürüst olalım. Objektif ve adaletli davranalım. Her önümüze gelene mavi boncuk dağıtmaktan vazgeçelim. Bizi temsil etmeyi kim hak ediyorsa onları destekleyelim. Kim bu şehre karşı, ve Şanlıurfalılara karşı dürüst olabilmişse onu öne çıkaralım.

 

Bu yazı 6767 defa okunmuştur .

Son Yazılar